Mêrdîn’in Kerboran ilçesinde 7 Ekim 2014’te Kobanê protestoları sırasında DAİŞ yanlıları tarafından katledilen Bilal Gezer ve Sinan Toprak davasının ikinci duruşması görüldü. Savcının tutuklama talebine rağmen mahkeme, sanıkların tutuklanmasını reddetti
Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya; Dargeçit Müftülüğü bünyesinde imam olarak görev yapan ve aynı zamanda Ravza-Der Başkanı olan Kadri Şengül, oğlu Musab Şengül, dönemin HÜDAPAR Belediye Başkan adayı Abdurrahman Sayhan, HÜDAPAR üyesi Reşit Vural ve Ziya Sayhan katıldı. Sanıklar “kasten öldürme” ve “kasten yaralama” suçlamalarıyla yargılanıyor.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Süleyman Karanfil, üzerinde ele geçirilen ruhsatsız silahı sanık Abdurrahman Sayhan’a ait dükkandan aldığını ifade etti. Sanıkların yöneltilen soruların büyük çoğunluğunu “hatırlamıyorum” diyerek yanıtlaması dikkat çekti.
Maktul ailelerinin avukatları, 12 yıl boyunca gizli yürütülen soruşturmaya ilişkin ciddi usul ihlallerine dikkat çekti. Avukatlar; sanıkların telefonlarına el konulmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunun henüz dosyaya sunulmadığını, iş yeri güvenlik kamerası görüntülerinin silindiğini ve bir sanığın Afganistan’a gidişine ilişkin soruları yanıtlamak yerine susma hakkını kullandığını vurguladı. Aileler adına konuşan avukatlar, MİT’ten istihbarat raporu talep edilmesini de mahkemeden istedi.
‘Oğlum toprakta katilleri dışarda’
Bilal Gezer’in babası Yusuf Gezer, sanıkların tutuklanmadan serbest dolaştığını belirterek olayın ardından HÜDAPAR tarafından Êlih’te bir ay boyunca korunduklarını öne sürdü. Sinan Toprak’ın babası Tefik Toprak ise “Oğlumu Reşit Vural vurdu, elini kaldırıp silahsızım dedi ama yine de vuruldu. 12 yıldır oğlum mezarda, katiller dışarıda” diyerek isyan etti. Duruşma sırasında Sinan Toprak’ın annesi Kadriye Toprak, tanık kürsüsünde bayıldı; mahkeme kısa süreliğine ara verildi.
Dosya savcısının tutuklama yönündeki mütalaasına karşın mahkeme heyeti, gerekçe göstermeksizin tutuklama taleplerini reddetti. Adli Tıp Kurumu raporunun tamamlanması ve görüntü iyileştirme işlemlerinin beklenmesine karar verilen davada bir sonraki duruşma tarihi 8 Haziran 2026 olarak belirlendi.
Soruşturmanın 12 yıl boyunca gizli yürütüldüğü dava, Aralık 2025’te tamamlanan iddianameyle Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul görmüştü. Dosyada 5 sanık tutuksuz olarak yargılanmaya devam ediyor.
Kaynak: MA









