Sulak alanları besleyen akarsular üzerinde inşa edilen HES ve barajlar, sulak alanlara bırakılan kirlilik, sanayileşme, şehirleşme, tarım politikaları, orantısız balıkçılık, tarım için kurutulan sulak alanlar gibi nedenler kuşların yaşam alanlarını yok ederken, kuşların geleceği ellerinden alınmaktadır
Dünya da hızla yok oluşa sürüklenen ‘Sulak Alanlar Günü’ her yıl 2 Şubat’ta kutlanıyor! 1971 yılında İran’da Hazar denizi sahilinde bulunan Ramsar şehrinde dünya da sulak alanları korumak iddiasıyla Ramsar sözleşmesi imzalanmış ve ardından 1997 yılından sonra 2 Şubat tarihi ‘Dünya Sulak Alanlar Günü’ olarak ‘kutlanmaya’ başlamıştı. Tüm dünya da ve Türkiye’de sulak alanların yok olma süreci ise hızla devam ediyor. Türkiye’de her şeyde olduğu gibi sulak alan günü resmi kurumlarca kutlanırken abartılı ve gerçek olmayan açıklamalar yapılmakta.
14 alanda Ramsar sözleşmesi
Türkiye, Ramsar Sözleşmesi’ne 17 Mayıs 1994’te resmen taraf olurken, bugüne kadar Sultan Sazlığı, Seyfe Gölü, Burdur Gölü, Manyas Gölü, Göksu Deltası, Akyatan Lagünü, Kızılırmak Deltası, Uluabat Gölü, Gediz Deltası, Yumurtalık Lagünü, Meke Gölü, Kızören Obruğu, Kuyucuk Gölü ve Nemrut Gölü (Kalderası) olmak üzere 14 sulak alan sözleşme listesinde yer aldı. Ramsar sözleşmesiyle korunduğu iddia edilen tüm bu alanlarda sular her geçen gün azalmaya başlayıp kirlenirken, Meke Gölü ise tamamen kurudu. 1994 yılından bu yana birçok sulak alan kaybedildi veya büyük zarar gördü. Ramsar Sözleşmesi kriterlerine göre Türkiye’de 200’e yakın alan uluslararası öneme sahip sulak alan olarak tespit edilmiş. Ancak Sözleşme kapsamında sadece 14 sulak alan alınırken, buna gerekçe olarak bakanlığın kapasite eksikliği gösterilmişti.
Kuşlar ve sulak alanlar
Sulak alanların en iyi bilinen işlevlerinden biri, kuşlara yaşam alanı sağlamasıdır. İnsanlar, kuşlar ve sulak alanlar arasındaki bağ binlerce yıldır bilinmektedir. Tarih öncesi insanlar mağara duvarlarına kuşların ve sulak alanların resimlerini çizdiler ve kayalara kazıdılar. Sulak alanlar önemli kuş yaşam alanlarıdır ve kuşlar bu alanları üremek, yuva yapmak ve yavru yetiştirmek için kullanır. Kuşlar ayrıca sulak alanları içme suyu kaynağı ve beslenme, dinlenme, barınak ve sosyal etkileşimler için kullanırlar. Kuşlar için sulak alanlar onların varlığının garantisidir.
Türkiye 497 türün göç yolu
Türkiye’de şimdiye kadar yapılan çalışmalarda 497 tür göçmen kuş tespit edilmiştir. Kuş türlerinin en çok yaşadığı sulak alanlardan birisi Mersin Silifke’deki Göksu Deltasıdır. Tespit edilebilen 497 türün 350’den fazlasını Göksu Deltası’nda gözlenmiştir. Bir diğer önemli deltalardan biriside Kızılırmak Deltası’dır ve burada gözlenen kuş türü sayısı ise 340 olarak belirlenmiştir. Her iki alanda, nehirlerin ağzında oluşmuş bol miktarda canlı barındıran birer yaşayan ekosistemlerdir. Bu nedenle sulak alanlar muhakkak korunması ve tarıma, yapılaşmaya, ekoturizme ve diğer faaliyetlere açılmaması gereken alanlardır.
Hatay sulak alan havaalanı oldu
Sulak alanları besleyen akarsular üzerinde inşa edilen HES ve barajlar, sulak alanlara bırakılan kirlilik, sanayileşme, şehirleşme, tarım politikaları, orantısız balıkçılık, tarım için kurutulan sulak alanlar gibi nedenler kuşların yaşam alanlarını yok ederken, kuşların geleceği ellerinden alınmaktadır. Tüm bu kötülükler kesintisiz sürerken, yine yaşam alanlarına yönelik ortaya konan ekolojik yıkıma bağlı gelişen küresel iklim değişimleri kuşlar için büyük bir soykırımsal tehdide yol açmaktadır. Hatay, kuş göç yollarının en önemli alanlarından biriyken, çok değerli sulak alanın kurutularak havalimanı yapılmış olması kötülüklerin taammüden ve planlı olarak ortaya konduğunu göstermektedir.
EKOLOJİ SERVİSİ









