Dünyada altın fiyatının uzun vadede artmasının bir diğer nedeni, yatırımcıların portföyünde spekülatif amaçlarla giderek daha fazla altın kullanılmasıdır. Keza altının sadece “güvenli liman” olmaktan çıkıp, yatırım varlığı olarak büyümesindeki önemli bir başka etkin, profesyonel olmayan yatırımcıların altın satın almasını kolaylaştıran altın ETF’lerinin (borsa yatırım fonları) yükselişidir. (1)
Altın, doların yerine “güvenli liman” oluyor!
Altına yönelimdeki asıl etken, kuşkusuz, ABD dolarının giderek “güvenli liman” olma özelliğini kaybetmesidir. Yani küresel finansal piyasalarda, Trump’ın izlediği politikaların ve doların neden olduğu belirsizlikler, altının “güvenli liman” olma rolünü üstlenmesiyle sonuçlanıyor.
Çünkü bir finansal varlık olarak altın, temettü sağlayan hisse senetleri veya kupon ödemesi sunan tahviller gibi gelir sağlamaz. Bu nedenle iyi zamanlarda altın, hisse senetleri ve tahviller lehine terk edilir. Ancak, risk ve belirsizliğin arttığı dönemlerde altının fiziksel olarak varlığı ona değer kazandırır.
Bu durum, finansal kriz (ve ardından gelen devlet borç krizi) sırasında ve Covid-19 döneminin başlangıcında görüldü. Bu dönemde hem hisse senedi fiyatları hem de faiz oranları düşüktü (faiz oranları tarihsel olarak en düşük seviyelerdeydi) ve altın, riskine göre daha yüksek getiri şansı sunduğu için, tercih edilen varlık haline geldi. (2)
Savaşlar, çatışmalar, Trumpçı gümrük vergileri
Altının fiyatındaki hızlı çıkış ve iniş dönemleri genellikle jeopolitik risklerin arttığı dönemlerdir. Şu anda Ukrayna’da sürmekte olan savaş, Filistin’in işgali ve Suriye’deki devam eden çatışmalar ve gerilimler, Venezuela müdahalesi ve Grönland ve İran konusu bu jeopolitik riskleri oluşturuyor.
Ancak altın fiyatını daha da yukarı çeken şeyin, Trump’ın açıkladığı gümrük vergilerinin yarattığı belirsizlikler olduğunu vurgulamak gerekir. Bu sadece uluslararası ticaret ve büyümeyle ilgili değil, aynı zamanda küresel finansal sistem üzerindeki etkileriyle de ilgili bir husustur.
Ciddi ekonomik krizler ve/veya finansal çöküşler
Geçmişte de altın fiyatında (dolar cinsinden ölçüldüğünde) birkaç kez yukarı doğru patlamalar oldu. Yani ulusal ekonomilerde enflasyon hızla yükseliyorsa, finansal bir çöküş riski varsa, kapitalist üretimdeki tüm bu krizler ulusal para biriminin (ve uluslararası bir para birimi olarak doların) değerinin düşmesi anlamına gelir. Böylece altın, ulusal paralara karşı cazip bir alternatife dönüşür.
Nitekim altının tarihsel olarak fiyatına bakıldığında; 1970’lerde küresel ekonominin küçülmeye girmesiyle birlikte petrol fiyatlarındaki şoklara tepki olarak yükseldiği, buna karşılık 1990’ların sonunda borsalar patlama yaşarken ve 2009’dan sonra küresel ekonomi toparlanırken düştüğü görülür.
Ancak altının (başlıca para biçimi ve nihai değer standardı olarak) sonu, 1970’lerde ABD’nin artık doları sabit miktarda altınla değiştirmeme kararıyla geldi. Böylece “altın standardı” sona erdi ve yerini “dolar standardı” aldı.
“Devalüasyon ticareti”
Altın fiyatındaki benzeri görülmemiş artış, “devalüasyon ticareti” olarak adlandırılan durumun bir sonucu da olabilir. Bu ticaret, kamu ve özel finans kurumlarının, özellikle dolar nakit ve dolar borçları olmak üzere, ABD finansal varlıklarını elden çıkarmaları anlamına geliyor. Çünkü finansal yatırımcılar ve spekülatörler, sahip oldukları varlıkların dolar değerinin düşeceğinden (doların daha da değer kaybetmesinden) korkuyorlar ki bunun aşağıda açıklanan bazı haklı nedenleri var (3):
İlk olarak, Trump ABD’de enflasyonun hızla düştüğünü iddia etse de kanıtlar bunun tam tersini gösteriyor. (Enflasyon ulusal para biriminin değerini düşürür).
İkinci olarak, dolar üzerinden elde edilen faiz geliri ile diğer para birimleri (özellikle Euro ve Yen) üzerinden elde edilen faiz geliri arasındaki fark giderek açılıyor. Finansal yatırımcılar, önümüzdeki bir yıl içinde ABD’de faiz oranlarının (ve gelirlerinin) diğer büyük ekonomilere göre daha fazla düşeceğini düşünüyor olabilirler.
Üçüncü olarak, Trump faktörü de doların değerinin son dönemdeki düşüşünde rol oynuyor. Onun öngörülemezliği, diğer ülkelere karşı uyguladığı zorbalık, dolar varlıklarına sahip yabancı yatırımcıları yani ABD’ye yatırım yapan şirketleri, ABD hisse senetleri ve tahvillerine sahip finans kurumlarını ve ABD kısa vadeli varlıklarına (nakit ve hazine bonoları) büyük miktarda sahip diğer merkez bankalarını, diğer para birimlerine veya altına yönelmek zorunda bırakıyor.
Dördüncü olarak, merkez bankası rezervleri ve uluslararası ticaret ve finans işlemlerinde dünyanın en önemli para birimi olan dolar, onlarca yıldır kademeli bir düşüş eğiliminde. Yani diğer merkez bankaları rezerv olarak giderek daha fazla altın tutmaya yöneldiler. Çünkü altını Trumpçı gümrük vergilerine karşı bir koruma önlemi olarak görmeye başladılar. Örneğin artan ABD gümrük vergileriyle karşı karşıya kalan azgelişmiş ekonomilerdeki birçok merkez bankası, doların uluslararası ticarette daha az gerekli hale gelmesiyle, altın rezervlerini artırmaya karar verdi.
Son olarak, ABD’nin endüstriyel gücündeki temel düşüş (özellikle de Çin karşısındaki), onlarca yıldır doların değerini zayıflattı (aslında Trump’ın tersine çevrilmesi gerektiğini düşündüğü şey de bu: endüstriyel hegemonyasını geri kazanarak “Amerika’yı Yeniden Büyük Yapmak/MAGA”.
Altındaki fiyat düşüşlerinin nedenleri?
Peki altın (ve gümüş) fiyatındaki ocak ayı sonunda gerçekleşen keskin düşüşün nedenleri neler olabilir?
Öncelikle, finansal getiri ancak eldeki finansal varlık satıldığında gerçekleşir. Finansal yatırımcılar da en yüksek getiriyi sağlamak için, muhtemelen aşırı yüksek bir piyasada tuttukları değerli metali satarlar. Bu işlemlerle bağlantılı olarak fiyat düşer ve bu satışları daha da artırır. (Fiyat düşerken altın ve gümüş satışlarının azalması arz-talep yasasının altın gibi piyasalarda işlememesidir).
“Stop Loss”
Buna” stop-loss” işlemleri (varlıkların belirli bir fiyatın altına düşmesi durumunda otomatik olarak satılması) ve hedge fonları ve diğer kurumsal traderler tarafından yapılan satışlar da dahil edilebilir. Bu yatırımcılar, büyük kayıpları önlemek için açık pozisyonlarını kapatmak zorundadır. Bu durum da altın (ve gümüş) satışlarını ve beraberinde fiyat düşüşünü getirir. Sonuçta, bu piyasada her zaman düzeltme olur ama altının çıkışına neden olan faktörler varlığını sürdürdükçe altında yükselişin sürmesi beklenmelidir. (4)
Fed Başkanı değişikliği
Bu nedenlere, Trump’ın, Warsh’ı bir sonraki Fed Başkanlığı için seçtiğini açıklaması ilave edilebilir. Çünkü son dönemlerde Walsh faizlerin düşürülmesi gerektiğini savunuyor. Nitekim Warsh’ın adaylığının açıklanmasının ardından dolar güçlendi. Keza fiyat çakılması, bu değerli metallerin fiyatlarının “çok hızlı ve çok fazla yükselmesinden” kaynaklanmış olabilir (aynı hızla düşüş söz konusu olabiliyor).
Ancak altın güvenli liman yatırımı olarak hala uzun vadeli cazibesini koruyor (nitekim düşüşün ardından mütevazı bir toparlanma söz konusu oldu). Ayrıca merkez bankaları ve yatırımcıların bu metale karşı güçlü talebi sürüyor. Dolayısıyla, doğrusal gitmese de uzun vadede altının (ve gümüşün) fiyatının artması beklenebilir. (5)
Türkiye neden altına yöneliyor?
Türkiye’de de altın (ve gümüş) fiyatı son yıllarda çok keskin bir biçimde arttı. Bunun kuşkusuz ilk nedeni, Türkiye’de 2025 yılında, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, külçe altının yüzde 3,75; BİST 100 Endeksinin yüzde 2,81; mevduat faizinin (brüt) yüzde 2,22; Euro’nun yüzde 1,56 ve doların yüzde 0,21 oranlarında yatırımcılarına getiri sağlaması. TÜFE ile indirgendiğinde ise (reel getiri) külçe altın yüzde 3,61; BİST 100 Endeksi yüzde 2,67, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,08; Euro yüzde 1,42 ve dolar yüzde 0,07 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. (6) Yani altın hepsinden daha fazla getiri sağladı.
Bunların dışında ülkeye özgü aşağıda sıralanan başka nedenler de söz konusu:
▪ABD’nin merkezinde yer aldığı jeopolitik gerilimler karşısında doların istikrarsızlaşmasının neden olabileceği “döviz krizlerine düşme kaygısı” ve Rusya’ya bir dönem uygulandığı gibi, uluslararası “finansal ödemelerde ABD kaynaklı engellerle karşılaşma riski”, T.C. Merkez Bankası’nın altın biriktirmesine yol açıyor. Bu da ithal bir meta olan altının fiyatını yükseltiyor.
Nitekim, 30 Ocak 2026 tarihinde döviz varlıkları (bir önceki haftaya göre), yüzde 2,4 azalarak 76,6 milyar dolara gerilerken, altın cinsinden rezerv varlıkları yüzde 3,4 artarak 133,8 milyar dolara yükseldi. (7)

▪ABD dolarının yüzde 57’lik bir pay ile hala dünyanın en büyük rezerv parası olması; buna karşılık avronun payının yüzde 16’da kalması ve Çin yuanının çok daha küçük bir paya sahip olması, “doların hegemonyasına karşı bir güvence olarak” altına yönelime neden oluyor.
▪Endüstriyel altın talebindeki artış (kuyumculuk, elektronik, dişçilik, madalyon ve hatıra para basımı).
▪Servet saklama ve yatırım amaçlı ve spekülasyon amaçlı altın talebi.
▪Yüksek enflasyon ve finansal istikrarsızlıklar nedeniyle yatırımcıların “güvenli liman” arayışı olarak altına yönelmeleri.
▪ Bunlara ilave olarak, altının “kötü günler” için güvence olarak saklanması, kayıt dışılık, düğünlerde takı olarak yaygın biçimde kullanılması da altına yönelimde önemli faktörler arasında sayılabilir.
▪Ayrıca külçe altın konusunda sağlanan vergi istisnaları altına yönelimi teşvik ediyor. Öyle ki külçe altın alım satımında 2014 yılından bu yana KDV istisnası var. Yani KDV (ÖTV de) alınmıyor. (Ancak külçe altın gram altına çevrildiğinde KDV’ye tabi tutuluyor).
Ancak, Türkiye’deki bazı süper zenginlerin külçe altına yönelmelerinin tek nedeni vergi kolaylığı değil zira sermaye sınıfı zaten her türden vergi teşvikinden yararlanıyor.
Bu noktada bir başka etken devreye giriyor: külçe altın, dövizden daha kolay biçimde karayolu (TIR’larla) ya da hava yolu ile (özel jetlerle) yurt dışına götürülebiliyor. Ülkedeki kayıt dışılığın ve kara para aklamadan kaynakla servet birikiminin yüksek düzeylerde olması ve mücevherat ve kuyumculuk sektörünün önde gelen firmalarının siyasal iktidara çok yakın firmalar olması da altıncılık sektörünün teşvik edilmesini sağlıyor.
Devam edecek…
Dip notlar:
- https://theconversation.com/the-rise-and-fall-and-rise-again-of-gold-prices-whats-going-on (3 Şubat 2026).
- https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and-100def36d9ed (18 Ocak 2026).
- https://theconversation.com/the-rise-and-fall-and-rise-again-of-gold-prices-whats-going-on (3 Şubat 2026).
- https://www.forbes.com/sites/conormurray/2026/02/02/gold-and-silver-price-plummets-dont-worry-analysts-heres-why (2 Şubat 2026).
- https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Finansal-Yatirim-Araclarinin-Reel-Getiri-Oranlari-Aralik-2025 (8 Ocak 2026).
- TCMB, Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri (30 Ocak 2026).









