33 yılın ardından tahliye olan Deniz Güzel, cezaevlerinde Barış ve Demokratik Toplum çağrısının gereklerinin yerine getirildiğini belirterek, ‘Barış ve demokrasi için herkes üzerine düşeni yapmalı’ dedi
Bolu F Tipi Yüksek Güvenlik Kapalı Cezaevi’nden 21 Ağustos’ta tahliye edilen Deniz Güzel, 33 yılın ardından özgürlüğüne kavuştu. 1992 yılında Çewlig’te (Bingöl) tutuklanan Deniz Güzel’in tahliyesi iki kez İdare ve Gözlem Kurulu tarafından disiplin cezası ve “pişmanlık” dayatmasını kabul etmediği gerekçesiyle engellendi ve infazını tamamladıktan 3 yıl 4 gün sonra cezaevinden çıktı.
Deniz Güzel’in, ilk ziyaret ettiği yer ise 30 Kasım 1999 tarihinde Bartın Cezaevi’nde “Güneşimizi Karartamazsınız” eylemini gerçekleştiren kardeşi Yavuz Güzel’in Yeniköy Mezarlığı’ndaki kabri oldu.
‘Ölümle burun burunalar’
Bolu Cezaevi’ndeki uygulamaların tecrit boyutunda sürdüğünü belirten Deniz Güzel, şunları belirtti:
“Kitap kısıtlaması, keyfi şekilde aramalar yapılıyor. Arkadaşların kitap çalışmaları oluyor. Yazılı bir şey gördüler mi alıyorlar. Kürtçe kitap ve mektuplara el konuluyor. Bunun gerekçesi olarak da Kürtçe bilmeyen memurların olmayışı öne sürülüyor. Ağırlaştırılmış müebbet alan arkadaşların koşulları daha da ağır. Ağır hasta tutukluların durumu kötü, çoğu ölüm ile burun buruna. Cezaevlerindeki hak ihlallerin son bulması gerekir”
Kardeşinin mezarını ziyaret etti
Tahliye edildikten sonra kardeşi Yavuz Güzel’in mezarını ziyaret eden Deniz Güzel, şunları kaydetti:
“Kardeşim 1999 yılında tutuklandı. Müebbet hapis cezası verildi. 30 Kasım 1999 da ‘Güneşimizi karartamazsınız’ eylemini gerçekleştirdi. 6 Aralık 1999’da hastanede şehit düştü. Cezaevinden çıktığımda mezarını ziyaret edip, direnişini selamlamak istedim. Bugünleri bize yaratanlara selam olsun. Mücadelesini yaşatacağız. Kardeşimin ardından bıraktığı mektuplarda kullandığı şu sözler; ‘Ne mutlu barış ve demokrasiyi içine sindirenlere, ne mutlu değişim, dönüşümü gerçekleştirenlere’ sözleri bugünleri anlatıyor. Kendimizi değiştirip, dönüştürerek özlemini duyduğumuz barışı getireceğiz. Bunun mücadelesini gerçekleştireceğiz. Barışı, demokratik toplumu istemek kadar güzel bir şey yoktur”
‘Çağrının gerekliliğini yerine getiriyoruz’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürece işaret eden Deniz Güzel, şöyle devam etti:
“27 Şubat cezaevinde anlamıyla karşılandı. Anlama süreci fesihle başka bir evreye geçti. 11 Temmuz sonrası sürecin bütünlüğü görüldü. Süreç Önderliğin (Abdullah Öcalan) başlattığı bir süreçtir. Çağrının yaratığı etki oldu. Sürecin bir bütünlüğü görüldü. Sürecin ortaya koyduğu irade bellidir. Halkımız ve cezaevi nettir. Bize düşen anlamaktır. Bu çağrını gerekliliğinin yerine getiriyoruz. Doğru anlam ve doğru pratik ile bu süreci yürütebiliriz. Bu devlet yetkilileri içinde geçerlidir. Herkesin tutumunu belirtmesi gerekiyor. Sürecin bir yürütülüş şekli var. Barış ve demokrasi için herkes üzerine düşeni yapmalı. Komisyon da üstüne düşeni yapmalı ve talepleri iyi anlamalı.”
Son olarak görmek istediği çok yer olduğunu söyleyen Deniz Güzel, “Halkın içinde olmak istiyorum. Halkın olduğu her yer güzel. Daha güzel günlerde onurlu barışın inşa edildiği günlerde hep birlikte gezeriz. Herkesin özgürce yaşadığı bir ortamı inşa edelim” dedi.
Haber: Fethi Balaman / MA