Pasûr’da 60 mahalle ve mezrasının su ihtiyacını karşılayan, Kasor havzasına maden arama izni verildi. Amed Barosu, iznin iptali için konuyu yargıya taşıdı
Amed’in Pasûr ilçesi Kuyê Mahallesi’nde bulunan Kasor havzası, maden arama tehdidi ile karşı karşıya. 60 mahalle ve mezranın su ihtiyacını karşılayan bölgede; altın, bakır ve demir madeni araması için Kılıç Kardeşler Madencilik İnşaat Mühendislik ve Proje Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından proje hazırlandı. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu “olumlu” verilen şirketin bölgede maden araması için çalışmaları başlatması beklenirken, Amed Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, mahalle sakinlerinin başvurusu üzerine projenin iptali davası açtıklarını söyledi.
‘DİSKİ’nin tüm su ihtiyacını karşıladığı su havzası’
Pasûr doğasının talancı sistemin hedefinde olduğunu söyleyen Ahmet İnan, “İslamköy Kasor havzası dediğimiz yer; Pasûr, Mûş Çewlig sınırında olan bir bölge. Burası DİSKİ’nin tüm su ihtiyacını karşıladığı su havzası. Pasûr’un 60 tane mahalle ve mezra merkezinin su ihtiyacı bu havzadan karşılanıyor. Zaten DİSKİ’nin burada raporu var. Raporda ‘Burada herhangi bir maden araması yapılmasın, burası benim su havzam diye’ belirtiliyor. DİSKİ bu uyarıyı MAPEG’e (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) yapmasına rağmen MAPEG burada 4’üncü grup maden faaliyetine izin verdi. Kılıç Kardeşler diye bir şirket, orada 4’üncü grup maden faaliyetine başlayacak. ÇED raporu çıktı. Biz hem ÇED raporuna hem ruhsata karşı baro olarak iptal davasını açtık” diye konuştu.
‘En tehlikeli madenciliğe açılması büyük bir sorumsuzluktur’
Bölge halkının maden kararına tepkili olduğunu kaydeden Ahmet İnan, “Oradaki halk da bu projeyi istemiyor. Proje alanı, ‘mera çayır’ vasfında. Aynı zamanda su havzası olmakla beraber köylerin hayvanlarının su ihtiyacını, tarımsal su ihtiyaçlarını karşıladığı bir otlatma alanı. Yerel iradeye danışmadan, oradaki su havzası olma özelliğini gözetmeden böyle bir proje yıkımdır. Biz daha geçen sene Pasûr’da devlet kurumlarıyla, yerel yönetimlerle halkın su üzerinden, su kıtlığı üzerinden bölüşüm paylaşım kavgası yaptığını biliyoruz. Böyle kısıtlı kaynaklar varken bunların hele en tehlikeli madencilik olan 4’üncü grup madenciliğe açılması büyük bir sorumsuzluktur. 4’üncü grup madencilik altın, bakır, gümüş, demir gibi madenlerin çıkarılmasını içeriyor. Doğaya çok büyük zararı olan madenlerdir” ifadelerini kullandı.
‘Paylaşım savaşı var’
Bölge halkının doğa talanı ile karşı karşıya kaldığı uyarısında bulunan Ahmet İnan, “Dava yeni açıldı. Birkaç aya keşif olur. İslamköy, Gavgas, Narlıca tüm çevre köyler örgütleniyor. Halk bir araya geliyor, bu projeyi istemediklerini kurumlara belirtiyorlar. Toplu gösteriler, protestolar da başlayacak. Genel olarak durum orada öyle. Hukuki olarak daha yeni iptal davası açıldı, keşif tarihi verilecek. İdari yargıda iptal davası açıldı. Amed 2’nci İdare Mahkemesi’nde yargılama sürecek” diye belirtti.
Doğanın maden şirketlerinin kar hırsına kurban edildiğini kaydeden Ahmet İnan, “İlçenin büyük bir bölümü Farqîn Barajı altında kalıyor. Kalan her yerde de su havzası mıdır, orman mıdır hiçbir değeri yok, madencilik paylaşımına gidiliyor. Pasûr üzerinde yıkım var. Sadece Pasûr değil, Licê, Farqîn, yani her yer. Şua an büyük bir paylaşım var. Sermayenin, toplumun yaşam alanını, iradesini, kimliğini, kültürünü, geleneklerini yok saydığı büyük bir paylaşım savaşı var” şeklinde konuştu.
Haber: Fethi Balaman \ MA









