Önder Öcalan, bölgesel ve küresel güçlerin, bölge halklarının geleceği üzerinde yeniden dizayn konseptlerine; kirli, karanlık, yıkıcı projelerine ve hegemonya savaşlarına karşı bir karşı alternatif geliştirdi
Seydi Fırat
Newroz tarihsel olarak özgürlüğün, direnişin ve umudun sembolü olarak kutlana geldi. Newroz, Ortadoğu’nun kadim özgürlük damarıdır. Çağdaş Kawaların; Mazlum Doğan’ın karanlığa karşı yaktığı meşaledir. Newroz, Rahşan’da somutlaşan Kürt kadının özgürlük ruhudur. Newroz, “Yeke Yeke Yeke Gelê Kurd Yeke” şiarıyla haykıran milyonların birleşik sesidir. Newroz, acıya, zulme ve haksızlığı karşı ilmek ilmek örülen Kürt halkının tarih hafızası ve bilincidir. Karanlığa karşı aydınlığa akıştır. Akışa odaklanmak akışa katılmak ,akışı büyütmek gerek…
Newroz bahardır; baharı selamlamak, şehitleri selamlamak Önder Apo’yu selamlamaktır. Ünlü Kürt dengbêj Hesen Zîrek o muhteşem sesiyle, “Em roj salî teza ye Newroz hate we ,Cejnekî konê Kurdê xosî hate we.” diyor. Ez ji dibêjim Newroz xosî be gelê Kurd û Rehberê Gelê Kurd ra.
Bu yıl ki Newroz kutlamaları ABD ve İsrail’in, 28 Şubat’ta İran ile başlayan savaşının oluşturduğu endişe ve belirsizlik atmosferi içinde gerçekleşiyor.
28 Şubat’ta başlayan savaş, Ortadoğu’da Üçüncü Dünya Savaşı’nın en tehlikeli ve en yıkıcı etabı olarak uygulamaya konuldu. Ve savaş tüm yıkıcılığı ile sürüyor. Önder Öcalan, bölgesel ve küresel güçlerin, bölge halklarının geleceği üzerinde yeniden dizayn konseptlerine; kirli, karanlık, yıkıcı projelerine ve hegemonya savaşlarına karşı bir karşı alternatif geliştirdi. Önder Öcalan’nın 27 Şubat 2025’te sunduğu “Barış ve Demokratik Toplum” stratejisi ve deklarasyonu temel bir çözüm ve alternatiftir.
Kürt halkına Kürt Özgürlük Hareketi’ne Kürdistan’ın siyasal toplumsal dinamiklerine, bölge halklarına ve bölgenin jeopolitik ortamına; başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerine sunulan deklarasyonun; yol gösterici karakteri, geçen zamanda daha da belirgin bir biçimde kendini göstermiş oldu. Sayın Öcalan’nın geliştirdiği Barış ve Demokratik Toplum tutumunu ve fikriyatını büyük bir duyarlılıkla sahiplenmek elzemdir. Hele Kürtler açısında tarih bir sorumluluktur. Çünkü Sykes-Picot ve Lozan antlaşmalarıyla Ortadoğu’da sürdürüle gelen dizaynda en büyük yıkıma Kürt halkı ve Kürdistan maruz kaldı. Kürt halkı ve Kürdistan tam bir soykırım dizaynına tabi tutuldu. Kürt halkı tarihsel bir süreklilik içinde ve büyük bir mücadele ve büyük bedeller temelinde soykırım dizaynını yarabildi. Söz konusu dizayn henüz tümden bertaraf edilmiş değil.
6 Ocak’ta Şêxmeqsûd’da devreye konulan; Rojava’ya yönelen saldırı ve katliam uygulamaları küresel ve bölgesel güçlerin ortak uyumuyla devreye konuldu. Yine Şengal’e yönelik kirli söylem ve planlar, Başurê Kürdistan’a yönelik son günlerde saldırı ve tehditler yoğunluk kazanmış durumda. Rojhilat Kürdistanı da kritik bir konjonktürden geçiyor. Peş peşe tehdit ve saldırılara maruz kalıyor. Rojhilat halkının özgürlük talepleri büyük bir yoğunluk içinde bazı güç odakları tarafından ha bire kriminalize ediliyor. Her türlü kirli, yıkıcı saldırılara ve manipülasyona rağmen Rojhilat Kürdistanı büyük kazanacaktır. İran halklarına da büyük kazandıracaktır.
Tehdit ve saldırıları boşa çıkarmak, Kürtlerin kazanımlarını koruyup geliştirmek, siyasal ve toplumsal iradeyi güçlendirme tutumuyla mücadele etmek olmazsa olmazdır. Newroz aynı zamanda Kürtlerin siyasal ve toplumsal iradesinin ve varlığının ifadesidir. Bu iradenin yaşanan gelişmeler ve milyonların buluşması temelinde ortaya konulması tarihin ve dönemin ruhunun bir gereğidir.








