• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Cesur ol, itaat etme

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir önceki yazıda “Feminist Teori” kitabının tanıtımı mahiyetinde, feminist kuramın tarihsel gelişim seyrini yazmıştım. Bu yazıda ise kadın özgürlük mücadelesinin temel konularını, güncel tartışmalar ışığında ele almak istiyorum. Zira kadın hakları açısından son zamanlarda alarm zilleri çalmaya başladı. Bir taraftan “İstanbul Sözleşmesi” olarak bilinen Avrupa Konseyi Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi Sözleşmesi’nden Türkiye’nin çekilmesi gerektiği ileri sürülüyor. Öte yandan “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramı tartışmaya açılıyor, resmi belgelerden bu tanım çıkartılmaya çalışılıyor. Nafaka hakkını geri alma çabaları hız kesmeden devam ediyor. Ve bütün bunlar bir ayda (Haziran) 40 kadının katledildiği bir ülkede yaşanıyor. Açıkçası bu söylem ve çabalar, yeni cinayetlere davetiyedir. Bunlar kadınların özgürlük mücadelesine yönelik ideolojik saldırılardır. Kadınlar olarak, erkek egemen ideolojinin kodlarını çözmeden, bu saldırılara güçlü yanıt veremeyiz.

Erkek egemen ideolojinin en temel dayanağı “özel alan”, “kamusal alan” ayrımıdır. Bu ayırım, kadınları ikincil konumda tutmanın en kullanışlı mekanizması olarak, binlerce yıldan beri sorun üretmeye devam ediyor. Uzun yıllardan beri verilen mücadeleye rağmen, bir türlü “özel alan / ev” kadınlar için “güvenli” hale gelmedi; “eşitlikçi” bir zemine kavuşmadı. Hala kadın cinayetlerinin failleri, büyük çoğunlukla “özel alanda” kadına en yakın alan olan erkekler arasından çıkıyor. “İtaat et, rahat et” yaklaşımının dışına çıkan kadınlar “özel alan” denilen yer ve ilişki ağları içerisinde her türlü ayrımcılığa, şiddete ve sömürüye maruz kalıyor. Bir “emir” kipi olan “itaat et” sözünün manası, erkeğe-otoriteye “boyun eğ” demektir. Ki bu emir evdeki işleri erkeğin beğenisine / önceliğine göre yapmaktan tutalım, giyindiğin kıyafete, evden çıkıp çıkmayacağına, cinsel şiddete ses çıkarmamaya, hatta yaşam hakkına müdahaleye kadar varabilir. “İtaat” erkek egemen otoriter düzenin kilit sözcüğüdür. Kadın haklarına yönelik som müdahaleler, erkek otoritesini / egemenliğini koruma çabalarıdır.

Aslında “özel alan” hep kadınla özdeş görülür ama aslında “özel alan” erkeğe aittir. Kadın oraya, erkeğe hizmet etmek için kapatılmıştır. Kadınlar artık bu sorunlu alanı ve ilişki biçimini sorguluyor. “Kutsal devlet” tabusu gibi “kutsal aile” tabusu da yıkılmıştır. “Eşitlik, özgürlük ve demokratik işleyiş” artık hem bireysel ilişkilerin, hem de toplumsal / kamusal düzenin temel ilkeleri olarak genel kabul görmüştür; meşrudur. Günümüzde “otoriteyi, baskıyı, şiddeti, ötekileştirmeyi, sömürüyü” savunmak ise meşru değildir. Tabi konunun bir diğer yanı da kamusal alanda yaşadığımız paradokstur. Kadınlar “özel alan” cenderesinden kurtulup, kamusal alana çıkmak için büyük bir mücadele veriyor. Haklı olarak, ekonomik bağımsızlık ve siyasal katılım, kadınların öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Erkek egemenliği ise kamusal alanda kurduğu egemenliği sürdürmek için, kadınları kamusal alandan uzak tutmaya çalışıyor. Son saldırıların bir boyutu da bununla ilgilidir.

Ancak mevcut kamusal alana çıkmak da kadınların sorunlarını yeterince çözmüyor. Ücretli bir işte çalışan kadınlar, evdeki “görevlerinden” bir türlü kurtulamıyor. Bir yandan çalışma hayatındaki cinsiyet ayrımcılığı; bir yandan kapitalist sömürü çarkının ürettiği yoksulluk nedeniyle kentler, evle iş arasında pestili çıkmış kadınlarla dolup taşıyor. Mevcut ekonomik sistemin kamusallığı, eşitlik ve özgürlük hayallerimizden çok uzak. Siyasal alanda da kadınları bitmez tükenmez bir mücadele bekliyor. Demokrasi, erkek egemen hiyerarşi tarafından rehin alınmış durumda. Yönetim, bir güç dengeleri sanatına dönüşmüş; güçsüzlere yönetimde yer yok. Hiyerarşinin en alt basamağına itilen kadınlar için siyasal katılım, ne yazık ki hala “oy verme” ve “kısmen temsil edilme” ile sınırlı. Siyasi partiler, bu yönetim anlayışının, yeniden üretim mekanizması gibi çalışıyor. Hiyerarşi ve egemenlik ilişkilerini köklü olarak sorgulamayan siyasal yapılarda kadınlar ancak “ikincil” konumlarını kabullenerek var olabiliyor. Siyasal alanda erkek egemenliğinin bu kadar güçlü olması, kamu otoritesi aracılığı ile “özel alana” çekidüzen verme çabalarını boşa çıkartıyor. Demokratik yönü güçlü ülkelerde, yasa gücü / kamu otoritesi ile kadının “özel alan”daki hakları kısmen güvenceye alınıyor. Bizdeki gibi “aile içinde olur böyle şeyler” diyerek, aile içi şiddeti uzlaşma yoluyla çözmeye çalışan, “kadın nafaka alamayacağını bilirse boşanmaktan vazgeçip, evdeki şiddete katlanır” diye düşünen ülkelerdeki “kamu otoritesi” maalesef, erkek egemenliğini-otoritesini korumaya yarıyor. Kadının itildiği ikincil konumu “yaradılışa” bağlamaya çalışan dini yorumlar da erkek egemen zihniyetin en önemli sermayesi olarak hala kullanılıyor. Kölelik karşıtı hareketin, siyahi kadın öncülerinden Maria Stewart, 1832’de konuşma yaparken “İncil’e göre kadının kamu önünde konuşma yapması yasak” denilerek kürsüden inmeye zorlandı. “Kadınsam ne olmuş?” diyerek sözlerine devam eden Maria, manifesto niteliğinde bir konuşma yaparak tarihe geçti. Maria’nın cesaretine hala ihtiyacımız var. En başta da inançlı kadınların bu cesareti göstereceğine inanıyorum.

Açıkçası iş başa düşüyor. Kadın hak ve özgürlükleri konusunda bilinç yükseltmek, farkındalık yaratmak, kadın kurum ve örgütlerini güçlendirmek tek çıkar yolumuz. Özgürlükçü ve demokratik bir gelecek için mücadele ederken, bir yandan da güne-ana yanıt olarak yarını bugünden inşa etmek gerekir. Unutmayalım ki bu ideolojik saldırılara, ancak kadın kurtuluş ideolojisini toplumsallaştırarak karşı koyabiliriz. Ve bunun koşulları her zamankinden daha çok.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

DEM Parti MYK’den karar: ‘Çerçeve yasa’ yarın imzalanacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

DEM Parti MYK toplantısında, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanacak 'çerçeve yasa' teklifine Eş Genel Başkanlar, İmralı Heyeti üyeleri,...

Ruken Cemal: YPJ’ye yönelik teklif var ancak kesin karar verilmedi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

YPJ Basın Sözcüsü Ruken Cemal, YPJ'nin özerk bir ‘terörle mücadele gücü’ olarak Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesine dahil edilmesine yönelik bir...

‘Çerçeve yasa’ yarın Meclis’e sunulacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, ‘çerçeve yasa’ taslağını yarın Meclis Başkanlığı'na sunacaklarını belirtti. Teklifin yarın saat 10.30'da Meclis Başkanlığına sunulacağı...

İHD: Marmara cezaevlerinde 3 ayda 355 hak ihlali yaşandı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Marmara Bölgesi’nde bulunan cezaevlerine yönelik 3 aylık hak ihlalleri raporunu açıklayan İHD İstanbul Şubesi, cezaevlerinde işkence, kötü muamele ve onur...

Tuncer Bakırhan: Bu ilk adımı hep birlikte atalım, birlikte yürüyelim

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasaya dair konuşan Tuncer Bakırhan, ‘Sayın Öcalan görüşmede kendisinin de dediği gibi ‘bin kilometrelik yol bir...

İmar kararı iptal edildi: Kayyım kamu binalarını Newala Qesaba’ya taşımayı planlıyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Newala Qesaba’nın imar kararının iptali ardından kayyım bu kez de kamu binalarını bölgeye taşımayı planlıyor Sêrt kent merkeze bağlı Newala...

Sonraki Haber

Tek yanlı operasyon yok

SON HABERLER

Amed’de cami avlusunda intihar girişimi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Bakırhan, Abhazya temsilcileri ile görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

DEM Parti MYK’den karar: ‘Çerçeve yasa’ yarın imzalanacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Mazlum Ebdî, Îlham Ehmed ve Şara bir araya geldi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

DEM Parti’den Şengal için Meclis araştırma önergesi: Türkiye’ye uzanan boyutları araştırılsın

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Dîlok’ta iş cinayeti: Dış cephe işçisi düşerek yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi: Cem Tekinoğlu, Gülistan Doku dosyasına şüpheli sıfatıyla eklensin

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır