• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Psikolojik savaşın sinsi ninnisi: ‘beklentiyle’ beşiği sallamak – Veysi Sarısözen

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Ağustos 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

KCK Yürütme Konseyi üyesi Duran Kalkan’ı dinledim. Dinledikten sonra aşağıdaki yazıyı yazdım.

Konuşursanız, Türkiye’de herkes “barış” istiyor. Kemalist ulusalcıya soruyorsun, cevap hazır: “Yurtta barış, Dünya’da barış”… İslamcı da, faşist de artık milletin diline pelesenk olan tekerlemeyle konuşuyor: “Ayyynen öyle…” “Ayyyynen öyle” de, neden barış olmuyor

Çünkü bu iki akım “barış” dedikten sonra başlıyor şiir okumaya: “”Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh; Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh.”

Barış der demez, Abdülkadir Molla’nın 150 yıl önce verdiği “savaşa hazırol” komutuyla kolları sıvıyorlar. Barışa bir kuruş harcamıyor, silaha milyarları yatırıyorlar. Kürt halkının saflarında da barış sözü muhtelif tonlarda dile geliyor.

Güney’deki kimi tırşıkçılar “PKK bitsin, barış gelsin” diye tempo tutuyor. PKK bir türlü bitmeyince barış da gelmiyor

Bunlara bir de “beklenti içinde bekleyen” hayali küçük Aliler ekleniyor. Bu sonuncular şu günlerde “beklentinin” şahını yastıklarının altına koymuşlar, “barış” rüyaları görmek için istihareye yatıyor. Rüyalarında PKK Önderi Öcalan Erdoğan’a “bir hafta içinde savaşı bitiririm” diyor. Erdoğan sevinçle koltuğundan fırlayıp, “Allah razı olsun, ben 17 yıldır bir türlü bitiremedim, bitirecek halim takatim de yok, bari sen bitir” diye bağırıyor. “Beklenti” içinde mışıl mışıl uyuyan rahatına düşkün adam esneyerek yatağından doğruluyor, “hanım, bir haftadan geriye kaç gün kald?” diye soruyor. “Zıkkımın pekini iç herif, diye gürlüyor kadın, bir haftadır zil zurna sarhoş yataktan kalkmadın”…

“Barışçılığın” Kürdistan evlerindeki bu en cıvık tipi, “bekleyen derviş muradına erermiş” gibi lafları beklentisine meze yapmakta. PKK Önderi’nin avukatlarıyla yaptığı her görüşmeden “az sonra barış” beklentisi içinde olanlar psikolojik savaşın kurbanlarıdır. Oysa İmralı’da her avukat görüşmesi, orada bir esaret durumunun varlığını bize hatırlatıyor. Öcalan’ın avukatları aracılığı ile aktardığı her görüş ise, “barışı” değil, İmralı’da “barış için verdiği savaşı” kamuoyuna duyuruyor.

“Bir hafta içinde barışı durdururum” sözleri, Kürt tarafının “barışa hazır” olduğunu bininci defadır tekrar etmekten ve barışa hazır olmayanın devlet iktidarı olduğunu bininci defadır vurgulamaktan başka anlama gelmiyor. “Devlet barışa hazır olsaydı, ben savaşı bir hafta içinde durdururdum” sözleri İmralı’da verilen mücadelenin çarpıcı bir ifadesidir.

Evladı TSK’de olan Türk annesi ve evladı HPG’de olan Kürt annesi “savaşın bir hafta içinde Öcalan tarafından bitirileceğini” duyduklarında, aradan geçen haftalar boyunca iktidara “İmralı’da rehin tutulan insan savaşı bir haftada bitiririm diyorken, siz Saray’larda oturanlar savaşı neden bitirmiyorsunuz” diye soruyorlar.

İşte bu soru “beklenti” balonunu patlatıyor. Çünkü savaşın devam edip etmemesi, belli ki İmralı’ya ve Kandil’e değil, Ankara’ya bağlı. İmralı’dan her gün “barışa bir haftada ulaşma” imkanı Ankara’nın önüne konsa bile, Ankara savaşı bitirme iradesi göstermedikçe savaş bitmeyecektir.

Kürt tarafının siyasi merkezi “barışa hazırız” dediği halde, Türk tarafının siyasi merkezi “savaşa hazırız” dediği müddetce, söz Ankara’daki Genelkurmay ile Kandil’deki karargahtadır. Çünkü savaşı sahada onlar sevk ve idare ediyorlar.

İmralı bu durumda devre dışı mıdır? Değildir. Hiçbir siyasi niteliği olmayan avukat görüşlerinde bile İmralı “eğer devlette barış iradesi olsaydı, ben savaşı bir hafta içinde sona erdirirdim” diyerek, kimin barıştan yana, kimin savaştan yana olduğunu halka anlatıyor.

Ama İmralı’nın asıl işlevi, tecridin kalktığı, Öcalan’ın çalışma şartlarının özgürleştiği ve savaşın, diyelim ki bir ateşkesle sona erdiği koşullarda ortaya çıkacak. Öcalan barışla birlikte başlayacak olan “müzakere”lerde “baş müzakereci” olarak çözüm sürecini “sevk ve idare” edecek.

Şu anda ise ortada müzakereden eser bile yok. Öcalan’ın rolünü oynayabilmesi silahların susmasına ve demokratik bir ortamda müzakere şartlarının oluşmasına bağlı.

Bu nasıl sağlanır?

Her avukat görüşmesinden mucize bekleyen “beklenti” bağımlısının uyanmasıyla, barış ve demokrasi için kolları sıvamasıyla, iktidar güçlerini barışa ve demokrasiye zorlamasıyla sağlanır.

Bir hafta” içinde “barış beklentisi” yerine, “Öcalan bir hafta içinde savaşı sona erdiririm diyor, iktidar ne diyor?” sorusunu sormak ve iktidarı “bir hafta içinde savaşı sonlandırmaya” mecbur etmek….

İmralı işte halka bu istikameti gösteriyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Türko, demokrato, vallahi bravo’

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Trump geçtiğimiz gün neredeyse bütün dünyayı savaşa davet etti. Öyle kalp simgeli, çiçekli, böcekli bir düğün davetiyesiyle değil. Ültimatomla; “ben...

Newroz meydanlarında dalgalanan PKK bayrakları

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Dikkat edilirse, kutlamaların olduğu her yerde PKK bayrakları dalgalanmaktadır. Gençler başta olmak üzere kadınlar en fazla da PKK bayrağını kaldırmakta,...

Cübbelerimizle yürüdük: Umut hakkı için

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

'Umut hakkı' talebi yalnızca mahpusların meselesi değildir. Bu talep, hukukun insan onuruna dayalı olup olmayacağı sorusuyla ilgilidir Devran Devrim 27...

Newroz halkı Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

2026 Newrozu’nu Ortadoğu ve dünyadaki sarsıcı siyasi ve askeri gelişmelerle karşılıyoruz. Reel sosyalizmin dağılması ve soğuk savaşın son bulması sürecinde...

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

‘Hristiyanlık denilen bu soyun, dünyanın dört bir yanında boyundurukları altına alabildikleri halklara karşı gösterdikleri vahşet ve zulmün bir benzerine, hiçbir...

Yapay zekânın finans ve enerji sektörleri üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Yapay zekayı incelediğimiz bu yazı dizisinde sırasıyla; yapay zekanın yeni fakat öncekilerden çok daha yıkıcı etkilere sahip olma potansiyeline sahip...

Sonraki Haber

Bindik bir alamete…

SON HABERLER

Newroz pîroz be

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

İran krizinin aşılması için toplumsal hafıza: Med–Pers Konfederasyonu  

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Rojdar’ın hayali bir bisiklet bir de Efrîn

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

DYO, Mêrdîn’de GES kuracak. Peki neden?

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

‘Türko, demokrato, vallahi bravo’

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

‘Özerklik Şartı süreç için bir imkândır’

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Newroz meydanlarında dalgalanan PKK bayrakları

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır