• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Nisan 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Karanlıkta şarkı söylemek – Necati Sönmez

6 Aralık 2019 Cuma - 23:00
Kategori: Manşet, Yazarlar

“Arkadaşlar! Dışarıda bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?”

Yılmaz Güney, 12 Mart’ın alacakaranlığında Selimiye Cezaevi’nden böyle sesleniyordu. Mahpushane duvarlarının berisinden uzatıp önümüze koyduğu bu çıplak, jilet gibi keskin soruyu, Güney’den bize kalan en değerli şeyler arasında sayabiliriz. Hayat onu dayattığında, yanıtından kaçamayacağımız temel sorulardan biridir çünkü: Işıklar kesildiği zaman ne yapacağız?

Karanlıkta ne yaptığımız önemlidir; ne olduğumuzun, ne olacağımızın cevabıdır. Bana karanlıkta ne yaptığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim! Üstelik karanlık aniden çöktüğünde sessizlik de çöker, korku egemen olur, herkes köşesine çekilir. Böyle bir zamanda sesimiz daha az duyulur, yaptıklarımız görünmez olur. Ama böyle zamanlarda sessizliği delmek karanlığı da delmek demektir ve bunun gerçekleşmesi havanın durumuna, şansa veya kadere değil, ne yaptığımıza bağlıdır. Aynı şekilde, bunun tersinin olması da ne yapmadığımıza bağlıdır. En karanlık zamanlardan birinde yaşamış olan Bertolt Brecht’in dediği gibi:

“Demeyecekler:

Karanlıktı o sıralarda günler, geceler

Ama diyecekler:

Bu ülkenin şairleri neden sessizdiler?”

Elbette burada kastedilen, yerkürenin güneşe sırtını dönmüş kısmına hakim gecenin -ki gündüzün kardeşidir- karanlığı değil. Aşıkların koynuna atlamayı arzuladığı karanlık da değil. Işığın kesilmesiyle oluşan yapay, kasvetli ve köreltici karanlıktan bahsediyor Güney de, Brecht de. İki ‘kara’ arasındaki büyük farkı en iyi bilenlerden biri yine bir mahpus, çeyrek asırdır dört duvar arasında tutulan şair İlhan Sami Çomak olsa gerek. Kendisini konu alan “Gönderen: İlhan Sami Çomak” adlı belgeselde, içerideyken sahici karanlığı ne kadar özlediğinden bahsediyordu. Onca yıldır kapatıldığı ışıksızlığın içinde, günbatımından sonra çöken gerçek karanlığa susamışlığını anlatıyordu şair sözcükleriyle.

Gecenin doğal karanlığı ne kadar ferah ve sağaltıcı ise, baskının, zulmün, cehaletin zifirî karanlığı o denli boğucu ve zehirli. Buna karşı en güçlü panzehir ise, herkesin kendi ışığına ve karanlığına sahip çıkması, birbirinden ateş alarak mumları çoğaltması. Şu aralar iyice koyulaşan, sadece dışımızdaki her şeyi değil soluduğumuz havayı ve dolayısıyla içimizi de çürüten meşum karanlığı yırtıp aydınlığa çıkmanın başka yolu yok gibi görünüyor.

Bu, kendi ruhumuzu sağaltmanın ve diri tutmanın da yegane yoludur. Ortaçağ’ın kara ölüm olarak adlandırılan veba salgını gibi, çağımızın insanı da berbat bir salgınla karşı karşıya: Sosyal ölüm. Üstelik o çağdaki gibi bölgesel değil, bu seferki küresel bir salgın. Ondan korunmanın sihirli bir formülü henüz bulunmuş değil, ama salgınlar karşısında eskisi kadar çaresiz de değiliz. En azından sunaklarda kurban kesmenin, adakların, tanrılara yakarmanın işe yaramadığını tarih öğretmiştir bize.

Ne diyordu Victor Hugo, karanlığın ve ışığın romanı olarak tarif edilebilecek “Sefiller” adlı muhteşem eserinde: “Beslenemeyen mideler gibi, beslenemeyen zihinlere de acıyalım. Açlıktan can çekişen bir bedenden daha da içler acısı bir şey varsa, o da aydınlık açlığından ölen bir ruhtur.”

O halde karanlığın ve sessizliğin ölümcül virüsüne karşı alınacak ilk tedbirlerden biri, zihinlerimizi beslemektir; aydınlığa (mücadeleye, direnişe, sesini çıkarmaya) aç kalmamaktır.

Bu istikametteki pusulamız da, yine Brecht’in dizeleri olacaktır:

 “-Karanlık dönemlerde peki,

Şarkı da söylenecek mi?

-Elbette şarkılar da söylenecek

Belgeleyen karanlık dönemleri.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Sürgün bir şairin şiirleri

Sonraki Haber

‘Dilimize sahip çıkacağız’

Sonraki Haber

Kadın düşmanı politikaların ulaştığı boyut: IŞİD’vari cinayetler

SON HABERLER

DEM Parti heyeti Fransa’da diplomatik temaslarda bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

AKP’nin Şemzînan ilçe başkanlığı usulsüzlük sebebiyle feshedildi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

Halfeti Belediyesi eski kayyımının yolsuzlukları ifadelerle ortaya çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

Amed Tiyatro Festivali 7’nci gününde: ‘The Artist’ oyunu yoğun ilgi gördü

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

ODTÜ öğrencileri tecavüz failinin beraat etmesini protesto etti

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

İzmir’de gözaltına alınan üniversite öğrencileri serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

Madencilerin direnişi sonuç verdi: Ücret ve tazminatlar ödenecek

Yazar: Yeni Yaşam
28 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır