• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Savaşın Ortadoğu cephesi kızışıyor… Murat Çakır

4 Ocak 2020 Cumartesi - 23:00
Kategori: Yazarlar

2019’un son günleri, 2020’nin ilk günlerinde neler olabileceğine işaret ediyordu. 27 Aralık’ta Kerkük’te tırmanmaya başlayan gerginlik 29 Aralık ABD hava saldırısı ve ardından Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği önündeki protestolarla had safhaya gelmiş, Başkan Trump’un misilleme tehdidini savurması ve ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in “önleyici vuruş hazırlığındayız” açıklamasıyla da suların kaynamaya başladığı görülür olmuştu. Nitekim Cuma sabahı Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle süreç yeni bir ivme kazandı.

Aynı gün yapılan yorumlarda öne çıkan ana görüş, “ABD İran’a savaş ilân etti” biçiminde özetlenebilir. Aslına bakılırsa ABD emperyalizminin herhangi bir savaş ilânına ihtiyacı yok. Başta ABD olmak üzere, Batılı ülkelerin BM Şartı’nı ve uluslararası hukuku kaale aldıkları da söylenemez. Kanımızca söz konusu olan, ilân edilmemiş Üçüncü Dünya Paylaşım Savaşı’nın Ortadoğu cephesindeki yeni gerginlik ivmesidir. Süleymani’nin öldürülmesi şüphesiz kanlı misillemeleri tetikleyecek radikal bir hamle olmuştur, ancak nihayetinde bu ve ardından gelecek adımlar sürmekte olan savaşın belirli aşamaları olarak tarihe not düşülecektir. Kaldı ki mesele sadece ABD ve İran arasındaki tekil bir çatışmadan ibaret değildir.

Savaşın Ortadoğu cephesinde bundan sonra neler olabileceğini öngörmek pek kolay değil. Şiddet sarmalının ve kan denizinin büyüyeceğinden şüphe yok. İran’ın, doğrudan veya etkisi altındaki bazı güçler üzerinden “sert” yanıt vereceğinden hareket edilebilir. Peki ama ondan sonra ne olacak?

İran’daki gerici rejimin savunulacak bir yanı yok elbette. Ancak İran devletini de hafife almak yanıltıcıdır. İran’ın bölgedeki etkisi, her ne kadar darbe almış olsa da hiç küçümsenecek düzeyde değil. Sadece Basra Körfezi, Umman Denizi ve Yemen Denizi’ndeki konumlanışını ele aldığımızda, enerji nakliyatına dünya çapında zarar verme potansiyeline sahip olduğunu görürüz. Ayrıca rejimin savaş durumunda toplumsal desteğini ne denli artıracağını da unutmamak gerekiyor.

Diğer yandan İsrail ve Suudi Arabistan egemenlerinin bu gerginlikten fırsat çıkarmaya çalışacaklarından da hareket etmek gerekiyor. Körfez ülkelerinde, Lübnan’da, Irak ve Suriye’de, Yemen’deki etki alanlarını genişletmeye çalışacaklardır, ki bu çabaları da gerginlik ivmesinin artmasına yol açacaktır. Libya tezkeresi bağlamında Libya’da Mısır ve Türkiye’nin karşı karşıya gelme tehlikesinin yanı sıra, yakın komşular olarak Sudan, Cibuti ve Somali’de de kritik eşiğin aşılması söz konusu olabilir. İsrail’in nükleer cephanesi ile İran’ın nükleer enerji çalışmaları yan yana geldiğinde de Ortadoğu’nun dehşet verici bir radyoaktif mezarlığa dönüşme olasılığı artmaktadır. Rusya’nın bölgedeki çıkarlarından henüz söz etmiyoruz bile.

Avrupalı emperyalistler bu nedenle, ABD’ye olan tüm bağlılıklarına rağmen, gerginliğin azaltılması için kollarını sıvadılar. Çünkü Ortadoğu cephesinin kızışması dolaylı olarak Avrupa’yı olumsuz etkileyecek. Ancak AB, Güvenlik Konseyi üyesi Fransa’nın haricinde pek yaptırım gücüne sahip değil. Alman hükümetinin “kontrol altına alınamayacak savaştan çekiniyoruz” demesi, bu nedenle sıradan bir söylem olarak görülmemeli. Çin hükümetinin “barış ve istikrar hemen sağlanmalı” diyerek araya girmiş olması ise, Ortadoğu yangınını söndürmese de gerginliği azaltacak bir rol oynayabilir.

Öyle ya da böyle, dünya kritik bir süreçten geçiyor. Egemenlerden bir şey bekleyecek durumda değiliz. Artık barış istemek ve savaşa karşı olmak da tek başına yeterli değildir – barış uğruna mücadele edilmediği sürece. Çünkü, Karl Liebknecht’in haklı olarak söylediği gibi, “gerçek düşman kendi ülkemizdedir” – her zaman ve her ülkede.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Irak’ta ABD Büyükelçiliği yakınına saldırı

Sonraki Haber

İçeride akrabası olanların dikkatine!

Sonraki Haber

İçeride akrabası olanların dikkatine!

SON HABERLER

Donald Trump: İran’da infazların durdurulduğu bilgisini aldık

Yazar: Aziz Oruç
15 Ocak 2026

Gazeteci Nedim Oruç Şirnex’a götürüldü

Yazar: Aziz Oruç
15 Ocak 2026

Yelda Koçak: Yargılanmaktan bir an olsun utanmadık

Yazar: Heval Elçi
15 Ocak 2026

Çevir kazı yanmasın!

Yazar: Heval Elçi
15 Ocak 2026

Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

Yazar: Heval Elçi
15 Ocak 2026

Medya yalan söylüyor

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
15 Ocak 2026

Şexmeqsûd direnişçilerinin posteri Amed surlarında

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır