• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

TJA: AKP-MHP rejimine itaat etmiyoruz

21 Eylül 2020 Pazartesi - 14:48
Kategori: Kadın, Manşet

Mersin’de “Kendimizi savunuyoruz” kampanyasının startını veren TJA, “Deneyimlerimiz öz savunmamızdır. AKP-MHP rejimine itaat etmiyoruz, her türlü saldırıya karşı kendimizi savunuyoruz” açıklaması yaptı

Özgür Kadın Hareketi (TJA), Mersin’de “Em xwe diparêzin (Kendimizi savunuyoruz)” kampanyasının startını verdi. Kampanya kapsamında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Yenişehir İlçe binasında yapılan açıklamaya, HDP Mersin İl Eşbaşkanı Gülbahar Şöfer, partililer ve çok sayıda kadın katıldı. Açıklamada, “Em xwe diparêzin” ve “Jin jîyane, jiyanê nekûjin” yazılı pankart açıldı.

TJA aktivisti Nur Aytemur, tarihsel olarak uğradıkları saldırılara karşı kendilerini savunarak bugünlere geldiklerini belirterek, “Bizi Kürt kadınlarını ret ve inkar eden ırkçı, cinsiyetçi erkek devlet, son yüzyıldır Kürdü Amed’de, Dersim’de, Koçgirî’de, Agirî’de ve daha bir çok ilde katliamdan geçirdi” dedi.

‘Korkmadık’

Kürt kadınlarının kimliğinden, benliğinden ve dilinden vurulduğunu ifade eden Aytemur, “Son yüzyıldır tanıklık ettiğimiz saldırılara karşı öz savunma ile kendimizi koruduk. Bu direniş karşısında onlarca hükümet geldi geçti, devrildi ve tarihe gömüldü. Devletin karakolları işkencehanelere, tecavüz merkezlerine dönüştü. Kaçırma, faili belli cinayetler, köy yakma, zorla yerinden etme ve sürgün politikası aralıksız devam etti. Devletin anadilimizi yasaklayarak, okula gidenlere işkenceyle Türkçeyi öğreterek, özel yatılı yurtlar kurarak, ‘Kürtlükten kurtarılmalıdırlar sözü’ tek dil politikası ile etkilerini bugüne taşıdı, asimilasyon politikasını kurumsallaştırıldığı ilk alan okullar oldu” diye konuştu.

“Korkmadık, daha çok alanlara akarak kendimizi savunduk” diyen Aytemur, “Erkeğin malı, namus anlayışına karşı ‘tecavüz kültürünü aşalım, demokratik toplumu yaratalım’ kampanyası ile tecavüzün, kadın bedeniyle özdeşleştirilmesine karşı çıktık. Tecavüz bir kültür olarak bedene, toprağa, suya, doğaya, anadile yayılmaktadır diyerek, sokaklara, köylere, mahallelere indik. Bilinçlendikçe örgütlendik, örgütlendikçe öz savunma direnişine ulaştık. Dünyada devletsiz ve erkeksiz kendini savunan kadın özgürlük hareketinden aldığımız güç ve tecrübeyle, eş başkanlık sistemini, kadın kentleri, kadının bağımsız özgün özerk örgütlenmesini dünya kadınlarının ilklerine armağan ettik” ifadelerini kullandı.

‘Kendimizi savunuyoruz’

Gözaltı ve tutuklamaların mücadelelerini engelleyemeyeceğini ifade eden Aytemur, “Yaşamı inşa ediyoruz, deneyimlerimiz öz savunmamızdır, eş başkanlık mor çizgimizdir. Tüm katliamları ve baskıları aşarak bugüne geldiysek, bugün de ‘kendimizi savunuyoruz’ kampanyasıyla, korkmuyoruz erkek egemen zihniyete, devlete, AKP-MHP rejimine itaat etmiyoruz, her türlü saldırıya karşı kendimizi savunuyoruz. Kampanyamızın gerekçesi, Kürdistan ve Türkiye’de erkek egemen devlet, erkek egemen aile ve toplumda bin bir emek ve bedel ile elde ettiğimiz kazanımlarımızı; çalan, gasp ve işgal eden, taciz, tecavüz ile ret ve inkar eden saldırılara karşı, bedenimizi, yaşamımızı, emeğimizi, toprağımızı, suyumuzu, ana dilimizi, özgürlüğümüzü özcesi doğuştan doğamızla var olan tüm haklarımızı savunuyoruz. Kampanyamızla, erkek egemen devletin ve erkeğin cinsel, fiziksel, ruhsal, ekonomik şiddete karşı amansız mücadele etmeyi, rejimin militarizmden öğrendiği ve öğrettiği taciz ve tecavüz kültürünü devreye koyarak kadını erkeğe kırdırtan saldırılara karşı kendimizi savunuyoruz.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Şiban’ın hastane raporunda ‘yüksekten düşme’ yazıyor

Sonraki Haber

‘Çıkış için tecridi kaldır’

Sonraki Haber

‘Çıkış için tecridi kaldır’

SON HABERLER

Rojava’da Baas kurallarıyla bir seçim mizanseni

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Devlet Bahçeli söylediklerini unutuyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Tayyüp Canan: Yaralarla yüzleşmeden geleceği kuramayız

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

AKP-MHP’nin CHP’ye saldırısı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Mayıs 2026

Avusturya’da kadın kampı: Özgürlük önce düşüncede başlar

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mayıs 2026

İranlı eski dövüş şampiyonu Gulamreza Xani Şakarab idam edildi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mayıs 2026

İtalya Konsolosluğu, Hewlêr’de Mazlum Ebdi’yi ağırladı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır