• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Tutkusuz mümkün mü güzelleştirmek dünyayı?

13 Ekim 2020 Salı - 00:05
Kategori: Yazarlar

Bana bu zamanın insanının onu insan olmaya tamamlayan en büyük eksiği nedir diye sorsalar, hiç tereddüt etmeden “tutku” derim. Ve elbette ev, araba, mal, mülk, para, mevki, makam edinmenin cinnet hali olan, savaşların, yıkımların, doğanın tahribinin, tüm canlıların bu uğurda soykırıma uğratıldığı, hâkim kapitalist düzenin tüm insanların önüne bir görev olarak koyduğu hastalıklı talepleri, tutku tabirinin içine dahil etmiyorum. Arapça ihtiras sözcüğü ve ihtiras sahibi olan kimseyi tanımlayan muhteris sözcüğünün Türkçede yaşadığı olumsuz anlam kaymasını da kastetmiyorum. İhtiras sözcüğü Arapçada şiddetli isteme, arzulama anlamlarında kullanılırken Türkçede bu sözcük bir isteği yıkıcı şekilde şiddetle arzulamak gibi olumsuz anlam kazanmıştır. Benim anlatmak, irdelemek istediğim tutku tam da buradaki tutku, yani yıkıcı olmayan tutku. Yıkıcı olmayan, değiştiren dönüştüren, güzelleştiren şiddetli, ısrarlı, sürekliliğini koruyan arzuyu kastediyorum tutku derken.  Günümüz insanının kapitalizme ruhunu teslim edişinin, sahip olma duygusunun boyunduruğundan kendini kurtarmış tutkudan.

Heves sözcüğünü de irdelemeye ihtiyaç var, tutku ve günümüz insanının tutku ile geliştirdiği bağlam içerisinde. Arapça bir sözcük olan “heves” gelip geçici ruh hali, fantezi, boş işlerle oyalanma anlamında kullanılır. Şaşırma kökünden gelir. Türkçede ise heves sözcüğü gelip geçici, anlık, dönemlik istek, arzu anlamında kullanılmaktadır. Güçlü, bilmeye, analiz etmeye dayanmayan, birtakım yönlendirme yahut etkilenmelerin neticesinde duyulan fakat örneğin çok emek vermek gerektiği, başaramayacağı gibi bir engelle karşılaşıldığında vazgeçilen anlık istek duyma halini tarif eder. Ve günümüz insanının davranış ve motivasyonlarını en iyi tanımlayan sözcüklerden biridir heves etmek. Heves, gelip geçici anlık bir istek olduğuna göre onlarca şeye heves edebilirsiniz hayatınız boyunca. Hatta aynı gün içerisinde bile birkaç şeye heves edebilirsiniz. Bir enstrüman çalmak, bir yeni dil öğrenmek, şehirden kaçıp doğada yaşamak, sağlıklı yaşamak için spor yapmaya karar vermek vb. birçok heves günlük yaşamımızı doldurur. Ama bütün isteklerimiz belli bir emek, yoğunlaşma, çaba ve bedel ödemeyi gerektirdiğinden başladığımız bu işlerin pek çoğu girişim aşamasında kalır. Çok şeye heves etmek yine kapitalizmin ruhumuzda yarattığı tahribatın sonucudur. Çok şeye heves etmek, kediniz için biricik olanı bulamama ve ona tutkuyla bağlanamamanın, arzu duyamamanın, bir isteğe yoğunlaşamamanın sığlığıdır.

Bütün bunların sonunda geldiğimiz yer, günümüz insanın yaşadığı dünyayı, şehri, mahalleyi, sokağı, evi, hepsinden önemlisi kendisini değiştirme, dönüştürme, güzelleştirme arzusuzunun, bütün bunlara tutku duymanın yitirilmesidir. Aşk duygusu insanda tutkunun, arzunun en şiddetli boy verdiği, istek duyulan şeye yapılan yolculuğun çok komplike geliştiği, tekamül ettiği tutkulardan biridir. Bütün kültürlerde aşk, bir kutsiyet atfedilmiş, felsefi bir yolculuk olarak yorumlanmış, bir istek uğruna emek vermenin, bedel ödemenin en yoğunlaşmış hali olarak hikâye edilmiş, anlatıya dönüşmüştür. Âşık olmak sahip olmaktan ziyade bir vazgeçme eylemidir. Âşık olduğun, tutku duyduğun şeye doğru bir yolculuğa çıkarken bu yolculuktan alıkoyan tüm varlıklarından, tüm yüklerinden, bu isteğine yoğunlaşmaktan alıkoyan tüm  şeylerden vazgeçmek zorundasın. Sağlam bir ipe sahip olduktan sonra bir kör kuyuya inmek değil, seni alacak bir büyük gemiyi beklemeden kırık dökük bir sandalla okyanusa açılmanın kendisidir tutku. “Mumdan bir gemiyle ateşten bir denizde yol almaktır” diye tanımlar aşkı, Hüsn ü Aşk adlı mesnevisinde Şeyh Galip. Vazgeçmeden hiçbir şeyden her şeye sahip olmak. Yani sürekli biriktirmek. Sürekli sırtına yüklemek. Neyi ne için taşıdığını bilmeden bütün ömrün boyunca yük taşımak, bir tutkuya sahip olamamanın bedelidir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Doğan Güzel EBA’ya ulaşamayan öğrencileri çizdi

Sonraki Haber

Orman mı, maden mi?

Sonraki Haber

Orman mı, maden mi?

SON HABERLER

Ordu’da deniz dolgusuna karşı mücadele sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için yapılan anmalar devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

DEM Parti Amed İl Örgütü Kongresi ertelendi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

Ayşe Tokyaz davasında karar duruşması

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

HPG’li Serhat İmre’nin cenazesi 9 yıl sonra teslim edildi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

YPJ Genel Komutanı Newroz Ehmed ile yaptığımız söyleşi yarın Yeni Yaşam’da

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

Nihat Kazanhan davasında HTS kayıtları istendi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır