• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Ekim 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Deniz’de poyraz esiyor…’

24 Haziran 2021 Perşembe - 13:19
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

“Tanrı’nın verdiği harfler onlardan uykularından alınıyor. Sayıların harflerden oluştuğu ona unutturuluyor. Çocuk için artık 7 7’dir, Bahçelievler değil… 17 17’dir, Erdal EREN değil… 33 33’tür, Dersim’e TUNÇ bir Elin sıktığı kurşun değil… 1 1’dir, Mayıs’larda birdirbir oynanan alanlar değil!” Niyazi Zorlu (Hergele Aşıklar)

Sayıların, harflerin anlamının yitirildiği, topluma yönelik katliamların, mücadele günlerinin, anmaların, bayramların yaşandığı zamanı matematiksel bir rakam olarak ele alındığı bir anlayışı ifade eder girişteki paragraf. İktidarcı anlayış bu zihniyetle beraber demokrasi mücadelesi veren canları bir sürü gibi görür, sayısal bir kütle olarak kabul eder. Artık rakamlar iktidarın hükmettiği, denetim altına aldığı bir yaşamı ifade eder. Toplumun mücadele ederek var ettiği değerleri, birikimi, maddi manevi, kültürel yaşamı sadece sayısal değerlerle ifade etmek, toplumu kitle ya da yığın haline getirmek deryayı bardağa sığdırmaktır.

Hakikat ve özgürlük arayışında tarihe iz bırakan bazı günler, yaşanmışlıklar, ölümler vardır. Bazı tarihler takvim yaprağında okunup atılacaklar listesinde yer almaz. Kitap ya da defter arasına konulur, okundukça kıymeti artar, insanın gönül sarayında mekan tutar ya da gelecek kuşaklara tarihi bir miras olarak bırakılır.

17 Haziran artık 17 rakamı değildir. Artık ne Deniz bir su birikintisidir ne de poyraz bir hava akıntısıdır. Artık “Deniz Poyraz esiyor yelkenleri şişirenler alabora olacak” denilen demi devrandayız. 17 Haziran’da anaların, cümle canın, yerin göğün, havadaki kuşun, yerdeki karıncanın, deryadaki baliğin “Artık yeter” dediği gündür. Havarların arş-ı âlaya ulaştığı, masum u pak olan Deniz canımızın toprak anaya mihman olduğu gündür.

17 Haziran doğarken masum u pak olan birisinin nasıl bir katile dönüştürüldüğünü, hangi tedrisattan geçtiğinin, daha neler yapabileceklerini hatırlayacağımız gündür. Öldürme yetkisinin Nahak zihniyetler tarafından meşrulaştırıldığı gündür. Bir kimliğin inşasında, “kutsal bir dava” uğrunda “ötekinin öldürülmesinin normalizasyonu” senaryosunun çekimlerinin yapıldığı gündür. Rıza toplumu sürekleri yıllardır bu oyunu biliyor. Senaryo aynı senaryo, yönetmen aynı yönetmen sadece dönemsel aktörler değişmiştir.

Varlığını güçlü olduğuna inandıkları bir organizasyona teslim eden, özgür iradeli olamayan, biat eden kişiler; toplumu, kimliği, dini, milli değerleri koruma adına çok rahatlıkla “öteki olarak” öğretilen bir topluluğun bireylerini öldürürler. Bu topraklar bu tür ölümleri hep yaşadı, hâlâ yaşıyor. Her dönem de “çıbanbaşı” olarak görülen Kürtler, Aleviler, demokratik siyaset mücadelesi verenlerin hedef alınması bir tesadüf müdür?

Hakikate yabancılaşan insan ya da toplum; görmeyen, dokunmayan, duymayan bir durumdadır. Zaman yaşananları görmek, duymak, bilince çıkarmak; dertlere derman olmak zamanıdır. Bu yaşananlar demokratik siyaseti merkeze alanlara tarihsel sorumluluklar yüklemektedir. Deniz Poyraz canımızın katledilmesine yüzeysel yaklaşmak, derinlikli kavrayamamak, “yalnız kurt” şeklinde tanımlamak, dolaylı da olsa yaşatılan zulme ortak olmaktır. Doğa bir denge halinde, ölüm ve doğum arasında diyalektik bir ilişki kurmuştur. Her varlığa bu hakikati ile bu hakkı tanımıştır. Zamanlı ölüm, hayırlı ölüm, eceliyle ölmek doğanın ölçüsü doğrultusunda gerçekleşen ölüm şeklidir, Deniz Poyraz eceliyle ölmedi. Yaşamları eşit olmayanların ölümleri de eşit değildir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hesabını hep birlikte soralım

Sonraki Haber

Nefret şiddet doğurur

Sonraki Haber

Nefret şiddet doğurur

SON HABERLER

Kayyım yönetimindeki Colemêrg Belediyesi 40 milyon TL tazminat ödeyecek

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

Arzoxlî Mahallesinde GES nöbeti 6’ncı gününde

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

Kültürpark Platformu: 90 yıldır halka ait olan arazi ranta kurban ediliyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

Dêrxas’ta arazi kavgası: Polis, kardeşini ve yeğenini katletti

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

İran’da ajanlık dayatılan Rojan İbrahimî intihara sürüklendi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için anma

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

Nijerya’da silahlı saldırı: 62 kişi yaşamını yitirdi, 52 kişi yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır