Tarihi boyunca hiç sönmeyen, 1990’dan itibaren kitleselleşen ve zamanla milyonları ağırlayan Newroz ateşi, katliamlara, asimilasyona rağmen Kürt halkı tarafından özgürlük şiarıyla hep gürleşti. 90’ların tanıkları, 2022 Nevrozu’na katılım çağrısı yaptı
Ortadoğu coğrafyasında yaşayan halklar için “yeni gün” ya da “yeniden doğuş” anlamına gelen Newroz, her yılın 21 Mart’ında coşkulu bir şekilde kutlanıyor. Milattan Önce 612 yılında ilk ateşi yakıldığı rivayet edilen Newroz kutlamalarının en renkli ve kitlesel yapıldığı yerlerin başında Kürdistan coğrafyası geliyor. Kürtler, kendileri için “Demirci Kawa’nın zalim Asur Kralı Dehak’a karşı örgütlediği ve öncülük ettiği direnişin temsili” anlamına gelen Newroz’u her yıl farklı şiarlarla karşılıyor. Bu şiarların belirlenmesinde, o yılki gelişmelerin yanı sıra Kürtlerin gündemindeki temel konular, talepleri ve geleceğe dair yol haritaları etkili oluyor. Kürtlerin 1990’lı yıllardan bu yana tüm yasak ve engellemelere rağmen ateşinin sönmesine izin vermediği Newroz kutlamalarının son yıllardaki şiarlarında öne çıkan temalar ise “özgürlük” ve “kazanmak” oldu.
1991: Gençler öncülük etti
Newroz kutlamalarının kitleselleştiği yıl 1991 oldu. Cizre, Nusaybin ve Hani gibi ilçelerde onbinlerce kişi alanlarda kutlamalara katıldı. Ancak dönemin iktidarları katliama başvurdu. Polis, birçok kentte göstericilere ateş açtı ve Newroz günü 31 kişi yaşamını yitirdi. Gençlerin öncülük ettiği 91 Newrozu, kutlamalarda açılan “Bijî Newroz” ve “Serhildan jiyan e” pankartıyla hafızalara kazındı.
1992: Tarihi bir direniş
1992 yılında yapılan kutlamalar tarihe damgasını vurdu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’in Newroz bayramını isteyen herkesin özgürce kutlayacağını açıklamasının akabinde sokağa çıkan binlerce kişiye ateş açıldı ve zırhlı araçlar üstlerine sürüldü. İnsanların yerlerde sürüklenerek gözaltına alındığına dair görüntülerle hafızalara kazının bu kutlamalar sırasında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 94 kişi yaşamını yitirdi. 21 Mart akşamı Şırnak merkezde başlayan bombalama, 3 gün sürdü. Gazetecilerin kaldığı otel dahi kurşunlandı, polisin açtığı ateş sonucu Sabah gazetesi muhabiri İzzet Kezer hayatını kaybetti. 5 yaşındaki Hatice Katar ve 9 yaşındaki Mehdi Güngen, “PKK’li oldukları” gerekçesiyle katledildi. Newroz’dan 5 gün sonra 12 bin asker ve bin 500 polisle devlet tek tek ev araması yaptı. Olağanüstü Hal (OHAL) yasakları gerekçelerine rağmen Cizre’de yapılan kutlamaya katılan binlerce kişiye saldılar düzenlendi, çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Cizre ve Şırnak’taki katliamların protesto edildiği Nusaybin’de ise yine saldırı sonucu katliam gerçekleştirildi.
1993: Öcalan’ın çözüm çabası
Newroz’dan bir gün önce 20 Mart 1993 tarihinde PKK Lideri Abdullah Öcalan, çözüm arayışları kapsamında ateşkes ilan etti. Böylelikle 93 yılında barış umudu güçlendi ve Halkın Emek Partisi’nin (HEP) öncülüğünde Newroz kutlamaları yapıldı.
1994: Direniş farklı boyut kazandı
1994 yılı kutlamaları da bir önceki kutlamalar gibi günler öncesinden mahalle aralarında başladı. Baskı ve saldırılara rağmen Kürtler direnişi kuşanarak alanlara aktı ve 94 kutlamalarının öncülüğünü çocuklar yaptı. Çocuklar mahalle aralarında ateşler yakarak, halay çekti. Kürtler iktidarların kendilerine yönelik baskılarını protesto etmek amacıyla Newroz günleri, işyerlerini de kapatarak direnişe farklı boyut kazandırdı. O dönemde Diyarbakır’ın Bağlar, Şehitlik ve Melikahmet semtlerindeki işyerleri 21 Mart günü öğle saatlerine kadar kapalı kaldı. İstanbul’un İncirli, Merter ve Sarıgazi semtlerinde gösteriler yapıldı. Demokrasi Partisi (DEP) ise çeşitli illerde kapalı salon toplantıları düzenledi.
1995: HADEP’in öncülüğü asimilasyona cevap
Bu dönem Newroz kutlamaları sakin geçti. Kürtler bir kez daha Newroz ateşini harladı. Devlet ise farklı bir politika izlemeye başladı. Daha önceki yılların aksine bu kez ”Nevruz Bayramı” adı altında resmi toplantılar düzenledi. Toplantılara Azerbaycan, Kırgızistan ve Türkmenistan ülkelerden gelen heyetler katıldı. HADEP de bölge kentleri dışında 21 Mart günü Mersin, İstanbul ve Ankara’da izinli toplantılar düzenledi. HADEP’in öncülüğünde gerçekleşen Newroz kutlamalarında Kürt halkı, “Nevruz” adı altında başlatılan asimilasyon politikasına kitlesel cevap vereceğini gösterdi.
1996: 21 Mart Newroz ‘Nevruz’ değil
Dönemin iktidar partilerinin “Nevruzlaştırma” politikaları 1996 yılında da devam etti. Bu kapsamda üniversite rektörlüklerine “Nevruz’a hazırlanın” genelgeleri gönderildi. Ancak Kürt gençleri ve dostları Türkiye’nin merkezi kampüslerinde “Biji Newroz” sloganını yükseltti. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Mesut Yılmaz’ın, katıldığı kutlamalar düzenlendi ve Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, tüm askeri birliklere gönderdiği mesajla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ‘Nevruz’unu kutladı. Dönem içinde yayınlanan bir genelgeyle 17-24 Mart günleri “Nevruz Haftası” olarak ilan edildi. “Newruzlaştırma” adı altında yapılan etkinlikler toplumun ilgisini çekmedi.
1997: Onbinler kutladı
Kutlamaları ilgi görmeyin iktidar, 1995 yılında yine baskı politikalarını devreye soktu ve HADEP öncülüğünde yapılmak istenen tüm etkinlikler yasaklandı. Diyarbakır başta olmak üzere birçok Kürt kentinde on binler tarafından karşılanan Newroz, yakılan ateşlerle kutlandı. Dağkapı’da bin kişinin katılımıyla filizlenen Newroz kutlamaları, 1997 yılında onbinleri buldu.
1998: Newroz ortaklaştı
1998 Newrozu, Kürt kentlerinde coşkuyla kutlandı. Sol ve sosyalist güçler de Kürt halkıyla dayanışma içinde İstanbul’da Newroz’u kutlama kararı aldı. HADEP, Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Sosyalist İşçi Partisi (SİP) ve Emek Partisi’nin (EMEP) ortak programıyla Zeytinburnu Kazlıçeşme’de binlerin katılımıyla Newroz kutlandı. Newroz’a yurt dışından da büyük ilgi oldu. Ancak yurtdışından gelen heyetler, sınır dışı edilerek haklarında dava açıldı. Diyarbakır başta olmak üzere birçok kentte yapılan kutlamalara polis saldırısı sonucu 20 kişi yaralandı. HADEP ilçe örgütleri, Gündem Gazetesi, birçok basın-yayın organına baskın düzenlendi.
1999: Komployakarşı serhildan…
1999 Newrozu, Öcalan’a dönük 9 Ekim 1998’de uluslararası güçlerin ortaklığıyla startı verilen komplo damgasını vurdu. Yasaklı olan Newroz kutlamalarında alanlara çıkan kitleler, komployu protesto etti. Esnaflar protesto amacıyla kepenkleri kapattı. Binlerce kişi kutlamalarda komploya, “Bijî Serok Apo” sloganıyla yanıt verdi. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre, bu Newroz’da 8 bin 174 kişi gözaltına alındı.
2000: Tek taraflı ateşkes
1999 Eylül ayında Öcalan’ın çözüm arayışlarının devam etmesi sebebiyle bir kez daha PKK tek taraflı ateşkes ilan etti. 2000 yılı Newrozu da 93’de olduğu gibi ateşkes sürecinde kutlandı. Newroz kutlamalarına resmi izin çıktı. Diyarbakır, Batman, Van, Hakkari ve Siirt’te erken başlayan kutlamalara yüzbinler katıldı. Kutlamaların yasak olduğu Urfa’da ise, gençler tüm baskılara rağmen sokak aralarında Newroz ateşi yaktı.
2001: Kutlamalar şölene dönüştü
Newroz kutlamaları bu yıllarda her geçen gün daha da kitleselleşti. Öyle ki 2001 Newrozu’nda kutlamalara milyonlarca kişi katıldı. Politik mesajların verildiği ve şölene dönüşen kutlamalarda, “Ne inkar ne ayrılık, demokratik cumhuriyet” şiarı öne çıktı. Milyonlar, barış talepleriyle, görkemli bir şekilde Newroz’u karşıladı.
2002: Öcalan’a özgürlük talebi
2002 Newrozu, yasakların gölgesinde geçti. Türkiye’nin AB süreci, Irak işgali ve kapatılması gündemde olan HADEP’in yöneticilerinin kutlama öncesi gözaltına alınması dönemin önemli gelişmeleri arasında yer aldı. Yasaklara rağmen Diyarbakır, Batman, Van ve Hakkari başta olmak üzere birçok il ve ilçede yapılan kutlamalara milyonlarca insan katılarak, PKK Lideri Öcalan için özgürlük talep etti. Ankara, İzmir, Kayseri ve Adana’da ise, “Yaşasın halkların özgür, eşit, gönüllü birliği” şiarıyla tüm halklar Newroz ateşinin etrafında birleşti. Bu kutlamalarda döviz ve pankartlarda geçen “Newroz” ifadesindeki “W” harfi gerekçesiyle birçok kişi hakkında soruşturma açıldı.
2003: Sanatçılar Diyarbakır’da
Bu yılda kutlamalar için izin çıktı. Newroz’da Irak’ın işgaline ve Kürt sorununda çatışmasızlık durumuna dikkat çekildi ve alanda buluşan milyonlar, “Savaşa hayır” mesajını yükseltti. Görkemli kutlamalara sahne olan Diyarbakır’da sanatçı Kazım Koyuncu, Ferhat Tunç, Reşo, Agirê Jiyan ve Teoman sahne aldı.
2004: Şırnak’ta milyonlar ewroz’u kutladı
28 Mart yerel seçimleri havasının hakim olduğu 2004’de uzun yıllardır Newroz’u yasaklar ve katliamlarla karşılayan Şırnak’a da ilk kez resmi izin çıktı. Tüm bölge kentlerinde milyonlar, meydanları sarı, kırmızı, yeşile boyandı.
2005: Demokratik Konfederalizm ilanı
“Savaşa geçit vermeyeceğiz” şiarıyla başlatılan dönemin Newroz’unda Öcalan’ın ulus-devlet anlayışına alternatif olarak ortaya koyduğu Demokratik Konfederalizm’in ilanı yapıldı. Diyarbakır başta olmak tüm bölge kentlerinde milyonlar, bu şiar etrafında bir araya geldi. Mersin Newrozu’nda yapılan bayrak provokasyonu ise Türkiye’nin uzun süre gündeminde kaldı.
2006: Öcalan siyasi irademizdir
Yasaklara rağmen 2006 kutlamalarına milyonlarca kişi katıldı. Birçok kentte halkın kutlamak istediği Newroz’a saldırılar gerçekleşse de halk kutlamalarını gerçekleştirdi. Kimi kutlamalar mitinge dönüştü. Kutlamalarda “Öcalan’ı siyasal irade olarak kabul ediyor musunuz” sorusuna hep bir ağızdan “Evet” yanıtı verildi.
2007: Sağlığı sağlığımızdır
2007’de kutlamalara katılan milyonlar, İmralı’da ağır tecrit altında tutulan Öcalan’ın yaşadığı sağlık sorunları ve zehirlenmeye karşı “Sağlığı sağlığımızdır” sloganında birleşti.
2008: Tecride tepki arttı
Kürt halkı, bu yıl da Öcalan üzerindeki tecride karşı alanlara aktı. Milyonlar “Êdî bes e (Artık yeter)” şiarıyla İmralı Cezaevi’nin kapatılmasını ve Öcalan’ın serbest bırakılarak Kürt sorununun çözümünde muhatap alınması çağrısında bulundu. Polis saldırısı sonucu Van’da Ramazan Dal ve Zeki Erinç, Yüksekova’da ise 20 yaşındaki İkbal Yaşar yaşamını yitirdi.
2009: Diyarbakır tarihe sahne oldu
Yerel seçimlere denk gelen 2009 Newrozu, birçok kentte yoğun katılımla kutlandı. Newroz’un en kitlesel geçtiği Diyarbakır’da tarihi bir ana sahne olan milyonlar, Öcalan’ın 90’lı yıllara ait Newroz değerlendirmesinin yer aldığı videoyu dev sinevizyonda izledi.
2010: Özgür Önderlik
Kürt halkı 2010 Newrozu’nda Öcalan’a özgürlük istedi. “Özgür Önderlik, Özgür kimlik, Demokratik Özerklik” şiarıyla 108 ayrı merkezde kutlanan Newroz’da, Öcalan’ın geçmiş dönemlere ait Newroz değerlendirmesi de meydanlara dinletildi.
2011: 130 merkezde Newroz
Her sene özgürlüğü isteyen Kürt halkı, 2011 yılı Newroz’unda da “Onurlu bir yaşam için ya özgürlük ya özgürlük” şiarıyla 130 merkezde baharı karşıladı. Bu Newroz’da da muhatabın Öcalan olduğuna işaret edildi.
2012: Halk barikatları yıktı
2012’de neredeyse bütün kentlerde Newroz kutlamaları yasaklandı. Ancak milyonlarca kişi alanlara çıktı ve kurulan barikatları yıktı. Diyarbakır’da alanlara çıkan yüzbinlerce kişi, yol üstündeki tüm polis barikatlarını kaldırarak Newroz Parkı’na ulaştı. İstanbul’da da on binlerce kişi Kazlıçeşme Meydanı’na doğru yürüdü. Polisin saldırısı sonucu BDP Arnavutköy ilçe yöneticisi Hacı Zengin yaşamını yitirdi.
2013: Diyarbakır Öcalan’ın barış ve çözüm çağrısı sahiplendi
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) organizatörlüğünde “Öcalan’a özgürlük, Kürtlere statü” şiarıyla kutlamalar yapıldı. “Çözüm süreci” döneminin ilk yılına denk gelen Newroz birçok kentte milyonlarca kişinin katılımıyla kutlandı. Öcalan’ın Diyarbakır’da okunan mektubu kutlamalara damga vurdu. 2 milyonu aşkın kişinin katılımıyla en kitlesel kutlama olarak tarihe geçen 2013 Diyarbakır Newrozu’nda, Öcalan’ın barış ve çözüm çağrısı sahiplenildi.
2014: Öcalan’dan ikinci mektup
“Özgür Önderlik, Özgür Kürdistan” şiarıyla kutlanan 2014 Newrozu’nda, halklar çözüm ve barış umuduyla alanlara aktı. Bu dönemki kutlamalarda da ilk kez KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın görüntülü mesajı Diyarbakır’da milyonlara izletildi. Öcalan’ın çözüme yönelik perspektiflerinin yer aldığı ikinci Newroz mektubu yine Diyarbakır’da okundu.
2015: 25 farklı ülkeden katılımcı
2015 yılındaki Newroz kutlamaları “Artık yeter, Önder Apo’ya özgürlük” şiarıyla karşılandı. Bütün kutlamalarda Öcalan’ın devasa posterleri dikkati çekti. Tarihi Diyarbakır Newrozu’na ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu 25 farklı ülkeden 437 konuk katıldı. PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah da katılımcılar arasında yer aldı.
2016: Direnerek kazanacağız
2016 Newrozu, baskılar ne kadar büyük ya da geniş olursa olsun Kürt halkının Newroz’u her zaman sahipleneceğinin bir kanıtı oldu. 28 Şubat Dolmabahçe Mutabakatı’nın dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan tarafından reddedilmesi sonrası 5 Nisan 2015’de Öcalan’a dönük tecrit ağırlaştırıldı. 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’nin iktidardan düşmesi sürecinde, 24 Temmuz 2015’de Kandil’e hava saldırı düzenlendi. Böylece “çözüm” adı altında yürütülen süreç iktidar tarafından sonlandırıldı. Ardından IŞİD’in bombalı saldırıları ve Kürt kentlerinde çatışmalar başladı. Böylesi bir süreçte Newroz kutlaması yapıldı. Bu yılki kutlamalarda Öcalan’ın önceki Newroz’da gönderdiği mesajlar okundu. Newroz, ayrıca özyönetim direnişleri sürecine denk geldi. Bu yüzden sloganı da “Direnerek kazanacağız” şeklinde belirlendi.
2017: Kemal Kurkut
DTK, KJA, DBP ve HDP tarafından “Mutlaka Kazanacağız” şiarıyla organize edilen 2017 Newrozu, OHAL’e rağmen tüm kentlerde kutlandı. Anayasa değişikliği için başlatılan referandum kampanyası ile Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları altında girilen Newroz’da, milyonlarca kişi hükümete müzakere masasına dönülmesi çağrısı yaptı. Bir kez daha tarihi bir güne ev sahipliği yapan Diyarbakır Newroz’unun sabahında üniversite öğrencisi Kemal Kurkut “canlı bomba” olduğu gerekçesiyle katledildi. dihaber’in ortaya çıkardığı fotoğraflar, Valiliğin yalan söylediğini ispatladı. Kemal Kurkut 2017 Newroz’unun simgesi oldu.
2018: Ulusal Birlik çağrısı
2018 Newrozu’nun şiarı, “Newroz direniştir, faşizme karşı halkların baharıdır” ve “Faşizm kaybedecek, halklar kazanacak” olarak belirlendi. Türkiye’nin Efrîn’e yönelik müdahalesine alanda tepki gösteren milyonlar, Ulusal Birlik çağrısında bulundu.
2019: Tecridi kıracağız
“Mutlaka kazanacağız, tecridi kıracağız” şiarıyla gerçekleştirilen 2019 Newrozu’nda tecrit politikalarına karşı cezaevlerinde başlatılan süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemlerine dikkat çekildi.
2020: Her yerde Newroz
2020 yılında, her yıl milyonları ağırlayana alanlar boş kaldı. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle açık alanda kitlesel kutlamalar yapılamadı. “Demokrasi, adalet ve özgürlük için” şiarıyla karşılanan bu yılki Newroz, “Her yerde Newroz” denilerek, evler, mahalleler ve sokaklarda kutlandı.
2021: 61 merkezde kutlandı
“Newroz ateşiyle direnelim, özgürleşelim” şiarıyla karşılanan 2021 Newrozu, 30’u il 61 merkezde coşkulu bir biçimde kutlandı. Newroz’da tecride, kadın kırımına, irade gaspına ve HDP’nin kapatılma davasına dikkat çekildi. Kürt Dil Platformu ve Kürt Dil Ağı’nın Kürtçenin resmi ve eğitim dili olması talebiyle başlattığı imza kampanyası kapsamında imzalar toplandı.
2022: Şimdi kazanma zamanı
Bu yılın Newroz şiarı da belli oldu. “Dem dema serkeftinê ye (Şimdi kazanma zamanı)” şiarıyla 29’u il 72 merkezde kutlama gerçekleştirilecek. Temel gündem yine “Öcalan’a özgürlük” talebi olacak. Newroz’un ilk ateşi Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde yakılacak. 19 Mart’ta kitlesel kutlamalarla başlayacak programın finali yine Diyarbakır’da yapılacak. Bu yıl Ortadoğu ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden 200 kişi, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra Federe Kürdistan Bölgesi, Kuzey ve Doğu Suriye ile Rojhilat’tan çok sayıda kişi, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri de kutlamalara davet edilecek.
Nusaybin’in 1992 Newroz tanıkları…
Nusaybin, bu yıl “Dem dema serkeftinê ye (Şimdi kazanma zamanı)” şiarıyla düzenlenecek olan Newroz’a hazırlanırken, 1992’daki katliam protestosunda yaralılar ile tanıklar o günleri anlatarak, Newroz kutlamalarına katılım çağrısında bulundu. 1992’de henüz 17 yaşında iken panzerin bacağının üzerinden geçmesi sonucu sakat kalan Bahattin Yüce, halen yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yürümekte güçlük çekiyor. Bugünkü hükümet konağının yerinin, o dönem Newroz alanı olduğunu ifade eden Yüce, kalabalığın yönünü oraya çevirdiğini, ancak panzerlerin önlerini kestiğini söyledi. Bir polisin o an “Vur emri” verildiğini söylediğini ve dağılmalarını istediğini ifade eden Yüce, buna rağmen kalabalığın direndiğini dile getirerek, “Bir gence ateş açıldı. Buna rağmen insanlar kaçmadı” dedi.
Hastane bahçesinden ateş ediyorlardı
Katliamda panzer tarafından ezilerek, öldürülen ilk kişinin panzerin önünde duran Ayla Er olduğunu ifade eden Yüce, Ayla Er’in ezilmesinden sonra kimsenin kimseyi göremediğini söyledi. Açılan ateş ve panzerlerin ezmesi sonucu yaşamını yitirenler ve yaralananları gördüğünü ifade eden Yüce, “6 ay boyunca psikolojik olarak uyuyamadım” dedi. Bacağının panzerin altında kaldığını belirten Yüce, “4 saat boyunca kimseyi bırakmadılar. Ne ambulans ne de başka bir şey. Çok fazla yaralı vardı. Dereye girenler oldu, bazıları derede gitti. Bunları gördüm. Komşum vardı Abdullah Afşin. Yaralıydı. Onu kaldırmak istedim. Kardeşi Ramazan da gelmişti. Kendisini ağabeyinin cenazesinin üzerine kapatmıştı. Panzer gelince kendimizi köprünün altına attık. Bir anne bacağımı sardı. Kimseyi bırakmadılar. Devlet Hastanesi’nin bahçesinden ateş ediyorlardı. Sonra gözümü hastanede açtım” ifadelerini kullandı.
2022 Newroz’u halkımızın başarısı
Bu yıl gerçekleştirilecek Newroz kutlamalarına ilişkin Yüce, Kürt halkının Nusaybin’de, Botan’da, Serhat’ta ve her yerde kutlamalara katılmasını beklediğini dile getirerek, “Bu bizim hakkımız. Yasak da değil. Yasak olsa bile herkes kendi gücü oranında Newroz’u kutlarsa, çok mutlu olacağız. 2022 Newroz’u halkımızın başarısı olacak, özgür olacağız, inşallah” şeklinde konuştu.
Baş eğmeden gelin Newroz’u kutlayalım
1992 Newrozu’nun tanıklarından Nezir Saraç, halkın Cizre ve Şırnak’ta yaşanan katliama cevap vermek için sokağa çıktığını belirterek, polis amirinin halka “Bizim Kürt sorunumuz yoktur, PKK davamız var. Herkes evine gitsin” anonsu yaptığını söyledi. Halkın buna karşı yürümeye başladığını ve panzerler tarafından köprüde sıkıştırıldıklarını dile getiren Saraç, ateş açılması ve panzerlerin halkı ezmeye başlaması ile birlikte ölümler ve yaralamaların olduğunu kaydetti. Yaşananları vahşet olarak değerlendiren Saraç, insanların Şırnak ve Cizre’de yaşananlara cevap vermek istediğini belirterek, “İçişleri Bakanı, Nusaybinlilere teşekkür etmişti. Newroz’u sakin kutladıkları için ama Cizre ve Şırnak’ta katliam yaşanmıştı. İnsanlar kendilerini ‘ihanet’ etmiş olarak gördü. Buna cevap vermek, katliama razı olmadıklarını göstermek istediler. 18 kişi şehit düştü” dedi.
Saraç, 2022 Newrozu için halka, “Baş eğmeden gelin Newroz’u kutlayalım” çağrısında bulundu.
Suya atlayarak kurtulmuştu
Newroz tanıklarından Mukadder Kurt, olayların başlaması ile birlikte oğlunu aramaya başladığını belirterek, “Katliam olduğunda oğlum köprünün üzerindeydi. Suya atlayarak kurtulmuştu. Komşumuz onu sudan çıkarmıştı. Sırılsıklam olmuştu. Komşumuz üzerini değiştirip eve göndermişti. Öncesinde bana da gel demişti” diye anlattı. Olayların yaşandığı alanda tanıklıklarını “Ferman yaşanmıştı” diye anlatan Kurt, “Şehit düşenler, yaralananlar, suda gidenler… Fermandı. O gün bitsin, geri gelmesin diye dua ediyorduk” dedi. Kurt, 2022 Newrozu’nun coşkulu geçmesi için halka katılım çağrısı yaptı.
Bu yıl Newrozu 1992 ve 1993 ruhu ile kutlayalım
Tanıklardan Latif Uğur ise, 1992 Newrozu’na dair tanıklığını, “Halkın, tankı ve topu yoktu, sadece parmakları vardı. Zafer işareti yaptılar. İnsanlar sloganları ile mesaj verdiler” diyerek anlattı. 2022 Newrozu’na katılım çağrısında bulunan Uğur, “Bu yılki Newroz’u, 1992 ve 1993 ruhu ile kutlayalım” dedi.
Kaynak: MA