• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

İktidar bloklarının hegemonya mücadelesi

24 Kasım 2022 Perşembe - 00:00
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

Kapitalist uygarlık güçleri kendilerini örgütlerken “kesintisiz, ebedi ve ezeli” algısı oluştururken, zulme karşı direnmiş, alternatif modelleri geliştirmiş, özgürlükçü / komünal güçleri çeşitli zor ve ideolojik aygıtlarla tarihin dışına bırakmaya çalışır ya da kontrol ve denetim altına alarak görünmez kılar, pasifleştirir.

Komünal güçlere ait tüm tarihsel değerleri, kavram ve kuramları, tarihsel bulguları, toplumsal hafızayı yok etmeyi, içini boşaltmayı, tahrif etmeyi ihmal etmez. Kendisine karşı olan kültürel direniş damarının tarihsel mirasını, kültürünü ve ahlaki politik muhtevasını yok etmeye çalışır, belleklerden siler, içini boşaltır, yeni biçim verir, özünden uzaklaştırır, yeni kuşaklara aktarılmasını engeller, özgürlükçü /komünal değerlerini yok ederek toplum savunmasız bırakılır. Toplumun savunmasız kalması kadavra haline gelmesi demektir. Aleviliğin torba yasa ile Kültür Bakanlığı’na bağlanmasını bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

Bütün hegemonik güçler hegemonya savaşlarına girdiklerinde, ister içte ister dışta, çeşitli söylem ve uygulamalarla, ideolojik saiklerle kendilerine meşruiyet sağlamak için rızaya dayandırmak isterler. “Sınır güvenliği, terör olayları, insani yardım, halkların özgürlüğü, vatanı koruma, kimyasal silahlar… iç ve dış tehdit..vb”. Bu söylemlerle toplumun bir kısmında rızalık imal edilir.

Hiyerarşik devletçi güçler toplum üzerinde “belirsizlik” ilkesini devamlı dolaşımda tutar, psikolojik bir baskı ve manipüle aracı olarak ele alırlar. Yapısal krizden, kaos aralığından kaynaklı olarak meydana gelen belirsizliği “kader” olarak kabul etmek yapısal krize, yönetememeye toplumu razı etmek, rızalık üretmektir. Özellikle AKP -MHP koalisyonu döneminde yapısal krizden kaynaklı yönetememe durumu “kader” olarak belirtilerek, dini duygular kullanılarak var olan duruma rızalık imal edildi. Asgari ücretin düşük olması, enflasyonun yüksek olması, açlık.. vs durumların Diyanet İşleri Başkanlığı ağzından “kader” olarak tanımlanması krizin derinliğine ve bir sistem oluşturmaya örnektir.

Yapısal kriz derinleştikçe sistem varlığını korumak için sürekli kaos, bilinmezlik, belirsizlik söylemlerini dillendirerek toplumda pasifizmi, moralsizliği, depolitisazyonu derinleştirmek istenmektedir. Toplumun kendi yaşamı ile ilgili söz, karar, yetki sahibi olamaması, yarının neler getireceğini öngörememesi toplumda kaygıyı arttırır. Bireyin tüketildiği, hiçleştirildiği kaygılı bir yaşam anlayışı örgütlü mücadeleye engel bir yaşamdır.

Cumhuriyet modernitesinin egemenleri sistem krizini hiçbir zaman yapısal olarak ele almadılar. Her krizi kendini yeniden üretmek, sermayelerini katlamak ve güçlendirmek için fırsata çevirmek istediler. Hatta sistem karşıtı güçleri öz ve biçim değiştirerek kendine göre biçimlendirme konusunda tecrübe sahibidirler. “Devlet için Komünizm lazımsa biz getiririz” diyen bir devlet aklı kendi Alevisini, Kürdünü, solcusunu, Müslümanını, sendikacısını…. imal etti.

Cumhuriyet modernitesinde, potansiyel olarak sistem karşıtı dinamikleri taşıyan kesimler, iktidar bloklarının hegemonya mücadeleleri arasında ikilemde kalmış, kendilerine üçüncü bir yol oluşturmak yerine var olan blokların gölgelerinde pasif kalmıştır. Demokrat Parti, Adalet Partisi ikili blok çeşitli değişimlerle, farklı isimlerle bugüne devriye olmuştur. Günümüzde ise toplum “Millet İttifakı ile Cumhur İttifakı” ikilemine mecbur edilmek isteniyor.

An itibariyle her iki blokun söz sahiplerinin birbirleri aleyhine sürekli ithamlarda bulunmalarının nedeni, etki alanlarını büyütmek istemelerinden kaynaklıdır. Birbirlerine olmadık ithamlarda bulunur, birbirlerinin tabanlarına yönelir, birbirlerini tehdit etseler de söz konusu resmi ideoloji olunca sürekli ittifak halindedirler. Yaşanan durum iktidar bloklarının hegemonya mücadelesidir. Söz konusu Kürtler, Aleviler, sol sosyalist kesimler, kadınlar, emek, barış ve demokrasi mücadelesi veren güçlerin talepleri olunca ittifak halinde olurlar, tek başlarına hareket etmezler. Hem rekabet hem ilişki çıkarları gereğidir.

Ne “Millet” ne de “Cumhur” ittifakı sistemin sorunlarının çözümü konusunda yakın gelecekte alternatif olmaktan uzaktırlar. Geriye Türkiye’nin demokrasi güçlerinin ittifakı kalmaktadır. İktidar bloklarının önündeki en büyük engel Kürtlerin demokratik siyaset anlayışıdır.

Türkiye Cumhuriyeti yüzyılın en büyük bunalımını yaşıyor. İktidarın savaş politikaları bu bunalımı unutturmaya, milliyetçilik dalgasını yaymaya yönelik, ya da seçim yatırımı olarak tanımlamak stratejik düşünmemektir. Rojava’ya yönelik sefer aynı zamanda bölgede Türk kemeri oluşturma siyasetinin altyapısını oluşturmaktır. Başta demokrasi güçleri olmak üzere, Aleviler ve muhalefet amasız, fakatsız savaş karşıtı duruşlarını en yüksek sesle dile getirmeliler.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

30 yıllık işkence sürüyor

Sonraki Haber

Bir işçinin sıradan ölümü

Sonraki Haber

Bir işçinin sıradan ölümü

SON HABERLER

Almanya ve İsviçre’den bir heyet, insani yardım takibi için Rojava’ya gidiyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Aldar Xelîl: DSG–Şam anlaşması direnişin sonucu, mücadele bitmedi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Amed Kent Koruma Platformu: Kobanê’ye giden TIR’lara engeli derhal durdurun

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Silêmanî’de on binler Rojava için yürüdü: Gelê Kurd yek e

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Kobanê kuşatması: Miştenûr Hastanesi hizmet veremez hale geliyor

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

İlham Ahmed anlaşmanın detaylarını anlattı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

Germiyan halkı Rojava için alanlara çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır