• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Ağustos 2025 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ayşe Düzkan

türkler meselesi

5 Haziran 2023 Pazartesi - 00:00
Kategori: Ayşe Düzkan, Yazarlar
hazır mıyız arkadaşlar

çoğumuz gibi benim de kafam seçim sonuçlarıyla ilgili düşüncelerle dolu. ama bu konuda söylemek istediklerimi basılı medyanın sınırları içinde yani şu köşeye sığdıracak şekilde aktarmam güç. diğer yandan, yine çoğumuz, bulunduğumuz noktayı, başarısız demeye dilimiz varmasa da olumsuz olarak tanımlıyoruz ve bunda çok fazla etmen var, sorgulanması gereken çok fazla nokta var, en azından bana öyle görünüyor. bunlardan birine değinmek istiyorum.

kürt özgürlük hareketi, birçok ulusal kurtuluş hareketi gibi, bağımsızlık için ve sömürgeciliğe karşı mücadele hedefiyle yola koyuldu. zaman içinde bağımsızlık talebinin yerini özerklik aldı ama benim de benimsediğim sömürgecilik tespiti haklı olarak yerinde duruyor, bugün daha güçlü bir biçimde dillendirildiğini görmek çok güzel.

sömürgecilik egemen devlet eliyle yürütülür, bunun çeşitli veçhelerinden, özellikle kaynaklara el konulmasından, egemen/ezen ulusun burjuvazisi yararlanır, ezilen ulusun burjuvazisinin işbirliği de söz konusu olur. sömürgeciliğin gerektirdiği savaş endüstrisini -ki sadece silah değil tekstilden gıdaya pek çok sektörü kapsar- sömürgeci yönetimlerin görevlilerini unutmamak gerek tabii; onlar açısından da büyük çıkar ve ayrıcalıklar söz konusu.

ya egemen devletin halkı, emekçiler? örneğin 19. yüzyılda, britanya, dünyanın her yerinde kanlı yönetimlerle sömürgeciliğini sürdürürken, londra’da ikamet eden işçi sınıfı hangi koşullarda çalışıp yaşıyordu? sömürge halklarının gördüğü baskıya maruz kalmıyorlardı, evet fakat bu “avantaj” onları sömürgeci pratiklerin ortağı yapar mı? o çağın iletişim imkânları göz önüne alındığında, bir kısmının o pratiklerden bihaber olduğunu tahmin etmek güç değil, “üzerinde güneş batmayan imparatorluk”un tebaası olmanın onlara teselli sunuyor olması ihtimali yüksek, sömürgelerde yaşayan halkları küçümsemeleri, yadırgamaları da çok mümkün ama bütün bunlar onları sömürgeciliğin ortağı yapar mı?

türkiye’de türk olmanın çeşitli avantajları var. bir kürde göre iş bulmak daha kolay olabilir, yolda çevirmeye takılmazsınız, anadiliniz resmi dil… ama bu avantajlar, bu kolaylık, bütün türklerin sömürgeciliğin sorumlusu olmasından mı kaynaklanıyor? yoksa sömürgecilik, o avantajın sebebi olup onlara -bize- yanıltıcı bir üstünlük duygusu mu veriyor? yanıltıcı bir üstünlük duygusu çünkü mesela ben, bir kadın olarak bir gün rahat etmedim, emekçi olarak –bazen kötü koşullarda çalışıp- hep sömürüldüm.

hadi devrimci’yi bir kenara koyalım, ortak, dönüştürücü bir pratiği örmek için “türk”leri “türk” olarak karşıya mı almak daha doğru yoksa onların, emekçi, kadın, eşcinsel, trans vb. olarak sömürüldüğünü, ezildiğini göstererek mi? türk kadınlar, türk emekçiler çocuklarının canı pahasına yürütülen sömürgeci siyasetten kürtler kadar, kürtler gibi zarar görmüyor ama bu durum onları bu politikanın sorumlusu mu kılar, bu politikadan birincil çıkarı olan onlar mı hatta herhangi çıkarları var mı?

daha açık ifade etmek gerekirse; vatandaşı olunan devletin baskısından muaf olmak bir avantaj ama bu avantaja sahip olanlar, baskının sorumlusu sayılabilir mi? sömürgeciliğe karşı mücadele, sömürgecinin halkına karşı mı verilir?

şunun tabii ki farkındayım, sömürgeci devletle özdeşleşen nüfus, onu meşrulaştıran ideolojinin en önemli taşıyıcısı oluyor. ama doğduğu günden itibaren kendi haklarını, çıkarlarını görmemelerine, devletin başka halklar karşısındaki tutumunun kendi yararlarına olduğuna inanmalarına yol açan ideolojik aygıtlara maruz kalanlar, bilinçlerinden kendileri mi sorumlu?

türkiye’de son on yılda özel bir durum gelişti; kürt düşmanlığı, kürtleri bir tehdit olarak göstermek bir yönetim aracı haline getirildi. iktidar, başta suriye olmak üzere, başka egemen devletlerin topraklarını işgal etmeyi dahi “terörle mücadele” adı altında meşrulaştırdı. ama bütün bunların yoksullar için, evlatlarını kaybetmekten başka ne sonucu var?

sömürgecilik karşıtı mücadele, kimlik politikalarına sığmaz, sığmıyor. son yıllarda çok beğenilen türklük sözleşmesi kuramına ve türkiyelileşme meselesine bir de bu gözle bakmanızı rica edeyim.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kuzey ve Doğu Suriye’de çocuklar için uluslararası kuruluşlara çağrı

Sonraki Haber

Mahalleden söz söylemek gerekir

Sonraki Haber
Mahalleden söz söylemek gerekir

Mahalleden söz söylemek gerekir

SON HABERLER

Amed Kent Konseyi Dil Meclisi yönetimini belirledi

Amed Kent Konseyi Dil Meclisi yönetimini belirledi

Yazar: Heval Elçi
30 Ağustos 2025

Agirî’de 1 Eylül yürüyüşüne çağrı

Agirî’de 1 Eylül yürüyüşüne çağrı

Yazar: Heval Elçi
30 Ağustos 2025

TUAY-DER Êlih Temsilciliği yeni yönetimini belirledi

TUAY-DER Êlih Temsilciliği yeni yönetimini belirledi

Yazar: Heval Elçi
30 Ağustos 2025

Wan Gölü’nde ölü bulunan kadının kimliği belli oldu

Wan Gölü’nde ölü bulunan kadının kimliği belli oldu

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
30 Ağustos 2025

İtalya’da Pexşan Azizi, Şerife Muhammedi ve Werîşe Muradi’ye fahri vatandaşlık

İtalya’da Pexşan Azizi, Şerife Muhammedi ve Werîşe Muradi’ye fahri vatandaşlık

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
30 Ağustos 2025

‘Hasta tutsaklar serbest bırakılsın’

‘Hasta tutsaklar serbest bırakılsın’

Yazar: Özge Kar
30 Ağustos 2025

İHD: Devlet zorla kaybettirme sorumluluğunu kabul etsin

İHD: Devlet zorla kaybettirme sorumluluğunu kabul etsin

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
30 Ağustos 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır