İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 701’inci F Oturumunda ağır hasta tutuklu Tenzile Acar’ın kelepçeli ve jandarma eşliğinde muayeneye zorlandığını belirterek serbest bırakılması çağrısı yaptı. Ankara’da da Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 27 yıldır cezaevinde bulunan ağır hasta tutuklu Emin Aladağ’ın durumuna dikkat çekti
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 701’incisini Beyoğlu’nda bulunan şube binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki ağır hasta Tenzile Acar’ın sağlık sorunlarına dikkat çekildi. “Tedavi haktır engellenemez” ve “Hasta tutsak Devrim Ayık serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı açıklamada sık sık, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” ve “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı. Açıklamayı Mukadder Şamiloğlu okudu.
“F Oturumu” öncesinde gerçekleşen açıklamada, “terörü finanse ettiği” iddiasıyla tutuklanan İHD İstanbul Hapishane Komisyonu üyesi hasta tutsak Hatice Onaran’ın sağlık durumuna dikkat çekilerek serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
Tutsakların sağlık hakkına kavuşamamasının politik bir tutum olduğunu dile getiren Mukadder Şamiloğlu, suç işlendiğini ifade ederek tutsakların sağlık hakkı için sorumlulara şu sözlerle çağrı yaptı:
“Halen Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta mahpus Tenzile Acar’ın durumunu paylaşıyoruz. Tenzile Acar, kronik Hepatit-B ve ağır tüberküloz hastası olup, bu hastalıklara bağlı olarak nefes almakta zorlanma, aşırı yorgunluk, aşırı halsizlik ve boğazından kan gelmesi gibi sorunlar yaşamakta. Düzenli tıbbi takip ve tedavi altında olması, hastalıklarından kaynaklı özel beslenmesi, temiz ve havadar bir ortamda yaşaması gerekmesine rağmen hapishane koşulları buna imkân vermemekte ve bu durum Tenzile Acar’ın yaşamına tehdit oluşturmaktadır.”
‘Hiçbir anne çocuğunun tabutunu cezaevinden teslim almamalı’
Mukadder Şamiloğlu, Tenzile Acar’ın annesi Resmîye Acar ve kuzeninin sağlık durumuna dair yaptığı bilgilendirmeyi aktardı:
“Kızım yeterince hastaneye götürülmüyor, tedavisi düzenli yapılmıyor. Kızım hastaneye götürüldüğünde de kelepçeli muayene edilmek isteniyor. Erkek görevliler de muayene sırasında içeri girmek istiyor. Kızım bu şekilde muayeneyi kabul etmediği için muayene olmadan geri getiriliyor. Kızımın sağlığı daha da bozulacak diye korku içindeyim. Biz artık müjdeli bir haber duymak istiyoruz. Hiçbir anne çocuğunun tabutunu cezaevinden teslim almamalı.”
‘Kelepçeli ve jandarma eşliğinde muayene dayatması’
26 Ağustos günü Tenzile Acar ile görüşen kuzeni açıklamasında şunları aktardı:
“Beden olarak çok çökmüş, çok yorgun ve bitkin görünüyordu. Hastaneye götürüldüğünde her zamanki gibi kelepçeli ve jandarma eşliğinde muayene edilmek isteniyor. Bu yüzden çoğu kez tartışma çıkıyor ve muayene olamıyor. Tenzile 2 ay önce hastaneye götürüldüğünde yine aynı sorunu yaşamış. Muayene odasına girmek isteyen jandarmaya ‘Benim mahremim bu, sonuçta vücudumu açıp bakacak, doktorumla yalnız kalmak istiyorum’ demiş. Tomografi çektireceği zaman yine aynı sorunla karşılaşmış. Bu uygulamaya itiraz ettiği için tartışma çıkmış. Sonrasında da jandarmaya hakaret etti diye hakkında soruşturma açmışlar. Yıllardır sürekli tekrar eden sorunlar bunlar ama muhatap bulamıyoruz, somut bir sonuca varamıyoruz. Mücadele etmeye devam edeceğiz, Tenzile’yi yalnız bırakmayacağız. Bir an önce tedavisine başlansın istiyoruz. Onlar yapmıyor, o zaman bıraksınlar biz ilgilenelim.”
Son olarak hasta tutsakların serbest bırakılması için sorumlulara ve kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıldı.
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi eylemlerinin 573’üncü haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. İnisiyatif, eylemde Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 27 yıldır tutulan hasta tutsak Emin Aladağ’ın durumuna dikkat çekti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Yöneticisi Atilla Dirim, hasta tutsak Emin Aladağ’ın yaşamını idame edemediğini ve bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini belirtti.
Atilla Dirim, Emin Aladağ’ın durumuna dair şunları aktardı:
“Aladağ, 1993 yılında gözaltına alındığında gördüğü işkenceler sonucunda, sağ kolu ve sol bacağında lif kopması meydana gelmiştir. 1998 yılında tahliye edilmiş, cezasının onanmasıyla 2000 yılında tutuklanmış, Van’da hapishaneye konulmuştur. Hapishanede kaldığı süreçte ameliyatları geç yapılmış, ağrı kesici ilaçlarla tedavi süreçleri geçiştirilmiştir. Tedavilerinin dışarıda yapılabilmesi için avukatları tarafından yapılan başvurular reddedilmiş ve durumun ağırlaşmasına neden olmuştur. 1968 doğumlu olan mahpus 27 yıldır hapishanededir. 2 yıldır Parkinson hastalığı mevcuttur. Kronik tansiyon ve şeker hastasıdır. KOAH ve astım hastasıdır. Mide fıtığı, boyun fıtığı, bel fıtığı rahatsızlıkları kronik olarak devam etmektedir. Ayrıca sol kalçasındaki kireçlenmeden dolayı ameliyat olmuş ve platin takılmıştır. Ancak ameliyat başarılı olmadığı için şu an iki koltuk değneği ile hareket edebiliyor. Yüzde 87 ağır engelli raporu bulunmaktadır. Durumu ağırlaşmış ve bundan dolayı bundan kaynaklı günlük yaşamını arkadaşlarının desteği ile sürdürmek zorundadır.”
Kaynak: JINNEWS