• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Boş kutular, boş vaatler

7 Ocak 2019 Pazartesi - 02:20
Kategori: Manşet, Yazarlar

Geçen hafta birçok gazete ve sitede 8 yıl önce Bursa Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (BUSKİ)’de taşeron şirket bünyesinde temizlik işçisi olarak çalışan Emine Arık’ın boş bir çikolata kutusu yüzünden işinden nasıl olduğunu okuduk.

Emine Hanım 16 yıl temizlik işçisi olarak çalıştığı BUSKİ’de çöplerin de bulunduğu vestiyer alanında boş bir çikolata kutusu bulmuş, içine iğne iplik koyarak dikiş kutusu yapabileceğini düşündüğü kutuyu almış. Oysa bu kutu taşeron firmanın şefine aitmiş. Şefin şikayeti üzerine Emine Hanım hırsızlık suçlamasıyla tazminatsız olarak işten atılmış. Açtığı işe iade davası Bursa 2.İş Mahkemesi’nde görülmüş. Mahkeme ortada bir zarar olmadığı için tazminatsız işten atmanın orantısız bir karar olduğuna hükmetmiş. Ama Yargıtay 22. Hukuk Dairesi “başkasına ait çikolata kutusunu alarak kendisine mal etmesinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış niteliğinde olduğuna” karar verip yerel mahkemenin kararını bozmuş. Yerel mahkeme kararında direnince son sözü söyleyen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tam 8 yıl sonra davayı sonuçlandırıp Emine Hanım’ı haksız bulmuş.

Olayı uzun uzun anlattım ama her bir aşaması ayrı bir ibret olan Emine hanımın vakası Türkiye’de “taşeron çalışma” gerçeğini o kadar yalın ve sarsıcı bir biçimde anlatıyor ki. Bir çikolata kutusunun bir işçinin emeği ve varlığından daha değerli gören bu gayri insanı anlayış, emeğin değersizleştirilmesi stratejisinin hayattaki karşılığı işte. Taşeron çalıştırma da bu stratejinin koç başı.

Taşeron 2003 yılı sonrası ivme kazanan ve çalışma hayatında güvencesizliği yerleşik hale getirmek için kullanılan bir çalıştırma biçimiydi. Türkiye’de 16 Milyon ücretli çalışanın en az 1 milyon 200 bini taşeron işçiydi. Taşeron çalışma yıllarca Türkiye toplumunun ve çalışma hayatının kanayan yarasıydı. 2017 Aralık’ında yıllar süren “taşerona müjde” haberleriyle yaratılan beklenti sonuçlandırıldı 696 sayılı KHK ile ihale düzeneği ile farklı şirketlere bağlı olarak çalışan işçilere “kadro verdik” denildi. Ama bu kadro vaadinin altından kamu işçisi statüsüne pek de benzemeyen bir ara form çıktı. Aracı şirketler ortadan kalktı. Ama çalıştırma düzeninin ruhu değişmedi.

Emine Hanım’ın hikayesiyse taşeron çalışmanın basit bir kadro sorunu olmadığının ispatı. Asıl sorun işyerinde ortaya çıkan farklı statülerde çalışma ve ona bağlı oluşan rekabetçi hiyerarşiydi. Bu hiyerarşide herkes istihdam edildiği kadroya göre konumlandı. En üstte 657’li olarak anılan memurlar, onların altında 4 B’liler, kamu işçileri, onların altında ise geçici işçiler, taşeron işçiler…

Bu piramidin altın yer alanlar en insani muameleden en temel haklardan mahrum kaldı. Düşük ücret ve belirsiz çalışma koşulları nedeniyle varlıkları değersizleştirildi. Birçok kamu kuruluşunda siz de tanık olmuşsunuzdur, taşeron temizlik işçisi personel çoğu yerde isimleriyle bile anılmazdı. Ali Bey, Ayşe Hanım diye seslenilmek yerine ihaleyi alan firmanın adıyla ya da “personel” diye seslenirlerdi onlara. İşyerinde birlikte hizmet ürettikleri insanların gözünde bile varlıklarına saygı duyulmuyordu. Birçok işyerinde taşeron işçi yemekhanesi, servisi hatta giriş-çıkışı bile ayrıydı. Adları ile hitap edilmek gibi en insanı muameleden bile mahrum bırakıldılar. Görünmez kılındılar yok sayıldılar. Sınıf içi parçalanma ve rekabetin en acımasız yüzü onların gündelik çalışma koşulları oldu.

Bir yıl önce yapılan düzenlemeyle hükümet ihale düzenine son verip aracı şirketi ortadan kaldırmış olabilir. Ama taşeron çalıştırmanın stratejik hedefi olan emeğin değersizleştirilmesi programı, farklı statülerde çalışma düzeni korunarak ve sınıf içi rekabet diri tutularak sürdürülüyor. Kiralık işçilik, geçici işçilik, kısmi çalışma…

Emine Hanım’ın hikayesi güvenceli çalışma mücadelesinin basit bir “kadro” sorunu olmaktan öte insanca çalışma, var olma, onurlu yaşama kavgası olduğunun en somut kanıtı. O yüzden taşeron düzenine karşı kavga bitmedi sürüyor, sürecek…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yeni yıl yeni cinayetlerle başladı

Sonraki Haber

Devrimci emekle geleceği örebilmek

Sonraki Haber

Devrimci emekle geleceği örebilmek

SON HABERLER

Sermaye hareketlerine bakıp, Ortadoğu’yu anlamak!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

Transatlantik yarık büyüyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

Gazetecilerden Abdullah Öcalan’a sorular

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

Meksika’da uyuşturucu baronu öldürüldü, karteli misilleme saldırılarına başladı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Şubat 2026

ÖHD: Ağır hasta tutsak Taşar, ATK sevkinde doktorların saldırısına uğradı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Şubat 2026

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Her senaryoya hazırız

Yazar: Yeni Yaşam
22 Şubat 2026

Türkiye, Federe Kürdistan’ın Dêrelok kasabasında askeri yol inşa ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
22 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır