• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
12 Ocak 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Savaş ve barış üzerine

23 Eylül 2025 Salı - 13:09
Kategori: Manşet

Barışı savunmak, evrensel insan sevgisini dünyanın dört bir yanına taşımak ve canlı tutmak, yaşamın ve şairlerin temel özelliklerindendir. İnsani değerlerin korunması ancak barışla mümkündür

Ergin Doğru

İnsanlık tarihinin en çok konuşulan karşıt kavramlarından biri savaş ve barıştır. İnsanlığın adeta belası olan savaş gerçeği karşısında barış arayışları, insanlığın en büyük mücadelesi olarak günümüze kadar süregelmiştir.

Barış, insanlığın en büyük değer arayışı ve kavgasıdır. Bu yönüyle barışın anlamını ve değerlerini kavrayabilmek için öncelikle savaşı doğru anlamak gerekir. “Barışı yapmak, savaşmaktan daha zordur” tespitinin izahını ise insanlığın hegemonik güçlerinin ısrarlı savaş yaklaşımında aramak gerekir. Hegemon olan savaşsız yapamaz; zira savaş, hegemonyanın sürekliliğini sağlamanın aracıdır. Hegemon, savaşın sonuçlarına değil; savaşın sağladığı çıkara bakar. Bunun için savaş hegemonların, barış ise insanların kendini ifade etme biçimidir.

Savaşın yıkıcılığını, kanlı yüzünü ve tüketicilerini anlamayan, barışın değerini de bilemez. Savaş, doğrudan insanın özsel ve varoluşsal değerlerini yok etmeye dönük bir politikadır. İnsanla birlikte doğayı da yok eder; içindeki bütün canlılarıyla beraber hayatı tüketir.

İşte savaşın bu yıkıcılığı karşısında barış, insanlığın en ulu arayışı ve mücadelesi olarak ortaya çıkar. Bu büyük mücadele doğal olarak sanatın ve onun bir kolu olan şiirin de ana temalarından biri olmuştur.

Toplumun ve doğanın bir parçası olan şair, insanlığın büyük mücadelesi olan barışa kayıtsız kalamaz. Kelimelerin ustası olan şairin barışa uzak durması düşünülemez. Bu gerçeklikten dolayıdır ki dünyada ve Türkiye’de şairlerin büyük çoğunluğu barış şiirleri yazmıştır. Şair, barışı şiirlerinde savunur.

Bazı şairler yalnızca barışı yazmakla kalmamış, aynı zamanda aktif bir barış savunucusu olarak mücadeleyi politik bir duruş haline getirmiştir. Örneğin Asım Bezirci, yaşamı boyunca barış mücadelesi yürütmüş; “Şairlerimizin Diliyle Barış” ve “Türk-Yunan Dostluk ve Barış Şiirleri” adlı eserleriyle bu mücadeleyi kalıcılaştırmıştır.

Şairin barışı yazması en doğalıdır. Çünkü şiirin özü insandır, duygudur. Duygu insanı olan şair, iyiliği, dostluğu, aşkı, eşit ve kardeşçe bir yaşamı savunduğu gibi barışı da en derinden hisseder, işler ve dile getirir.

Dünya şiirinin büyük ustaları Aragon, Victor Jara, Neruda, Brecht, Ritsos, José Martí, Mahmud Derviş, Kavafis gibi isimler; özgürlüğün, eşitliğin sesi oldukları gibi barışın da büyük şairleridir.

Türkiye’de Nazım Hikmet, İlhan Berk, Behçet Aysan, Enver Gökçe, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat, Ataol Behramoğlu, Ahmet Arif, Ahmet Telli, Hicri Özgoören ve daha nice şair, şiirlerinde barışın sesi olmuş, mısralarında barışı işlemişlerdir.

Şairlerin barış şiirleri yalnızca ülkeleriyle sınırlı kalmamış, dünyayı kucaklamalarıyla evrenselleşmiştir. Nazım Hikmet, Hiroşima katliamı sonrası “Bulutlar adam öldürmesin” derken Türkiye’den Japonya’ya, katledilen insanlara yüreğini açmıştır. “Japon Balıkçısı” şiirinde “Balık tuttuk, yiyen olur” derken; “Çocuklar öldürülmesin, şeker de yiyebilsinler” dizelerinde ise yerelden evrensele uzanıp savaşın acısını yaşayan yüreklere seslenmiştir. Ataol Behramoğlu, “Stratis Kuru Kosa’ya Mektup” şiirinde barış ve kardeşlik özlemini dile getirmiş; Behçet Aysan “Beyaz Başörtülü Kadınlar” şiirinde Arjantinli anaların kayıp çocuklarının acısını paylaşmıştır.

Apollinaire, “Barış için güzel türküler söyler, sanatta ölenler” diyerek sanat ve barışın bağını kurar. Aragon’un şiirleri barışı dillere ve yüreklere yerleştirmiştir. Arthur Rimbaud, Paris Komünü’nü “Hafif mavilikte bir akşam / bombaların katıldığınla aydınlandı evlerimiz” dizelerinde anlatırken direnişi ve barış özlemini dile getirir. Yannis Ritsos, “Barış şiirlerinin anası” olarak görülmüş, barışa inancını güçlü dizelerle yansıtmıştır. Brecht’in “Generalim, tankınız ne kadar güçlü” şiiri barış dendiğinde akla gelen en önemli şiirlerdendir. Çek şair Nezval da “İnsanlar sürekli iyi yaşasın diye / köyünde dört bir yanında dünyanın / söylerim barış türküsünü” dizeleriyle barışı yüceltmiştir.

Barışı savunmak, evrensel insan sevgisini dünyanın dört bir yanına taşımak ve canlı tutmak, yaşamın ve şairlerin temel özelliklerindendir. İnsani değerlerin korunması ancak barışla mümkündür. Özgürleşme arayışında barış mücadelesinin en güçlü savunucuları ise savaşın yıkımını en ağır yaşayan halklardır. Çünkü onlar savaşın sonuçlarını derinden yaşadıkları için barışın değerini en iyi bilenlerdir.

Şair, çökmüş ve çürümüş değerlerin değil; güzelliğin, iyiliğin, aşkın, sevginin, eşitliğin, insanı ve doğayı yücelten değerlerin sözcülüğünü üstlenir. Onları dile getirir. İnsani değerleri ve duygusu olmayanın şiiri hep eksik kalır; o yalnızca iktidarların ve zorbanın oyuncağı olur. Bu da şairin ölümüdür.

İnsanlığın felaketi olan savaşlar, şiirin doğasına da aykırıdır. Şair, ancak özgürlük ve daha güzel bir yaşam savunuculuğuyla değer bulur. Aksi halde zorbanın şiirini yazarak onun sesi haline gelir; ama sonunda kirlenmekten kurtulamaz.

Özcesi, şiir ve barış birbirine yakışan değerlerdir. Eğer şiir insanı, doğayı ve güzeli anlatacaksa, barışa muhtaçtır. Barış, en güzel mısraları, metaforları ve imgeleri fazlasıyla hak eder. Çünkü barış, insanın varoluşunun ve geleceğinin anlamıdır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan kişi polis çıktı

Sonraki Haber

Kreşte çocukları şiddete maruz bırakılan aileler: Hukuki süreç başlattık

Sonraki Haber

Kreşte çocukları şiddete maruz bırakılan aileler: Hukuki süreç başlattık

SON HABERLER

Kirmaşan’daki tutuklular protestolara destek için ayaklandı

Yazar: Bedri Adanır
12 Ocak 2026

Trump’tan Grönland açıklaması: Bir tapuya ihtiyacımız var

Yazar: Bedri Adanır
12 Ocak 2026

Halepçe’de Rojava için kitlesel bir yürüyüş yapıldı

Yazar: Bedri Adanır
12 Ocak 2026

Bursa’da kadını katletme girişimi

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
12 Ocak 2026

Amed’de Halep’e yönelik saldırılara ilişkin açıklama

Yazar: Heval Elçi
12 Ocak 2026

Ankara’da 6’sı asker 20 kişi gözaltına alındı

Yazar: Aziz Oruç
12 Ocak 2026

Barış Anneleri Ankara’ya doğru yola çıktı

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
12 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır