• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Mart 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Çarpık kentleşme Wan’ı yok ediyor

30 Ekim 2025 Perşembe - 10:09
Kategori: Editörün Seçtikleri, Yaşam

Wan’da çarpık kentleşmenin kentin mekânsal hafızasını yok ettiğini söyleyen Şehir Plancısı Ferhat Kayalık, ‘Tarım arazileri imara açılıyor, yeşil alan oranı azalıyor. Atık suların göle karışması, gölü zehirliyor ve ekolojik dengeyi tehdit ediyor’ diye ekledi 

Wan’da son yıllarda hızla artan yapılaşma, kentin doğal, tarihi ve toplumsal dokusunu tehdit ediyor. Plansız ve denetimsiz kentleşme, Wan Gölü kıyısından kentin dağ eteklerine kadar her noktada etkisini hissettiriyor.

2011 depremi sonrası yeniden yapılaşma sürecine giren Wan’da bu süreç, planlı bir kentsel dönüşüm yerine, hızla ve kontrolsüz biçimde genişleyen bir betonlaşma dalgasına dönüştü. Özellikle Rêya Armûşê (İpekyolu), Artemêt (Edremit) ve Tuşba ilçelerinde, imar planlarının sık sık değiştirilmesiyle yeşil alanlar ve tarım arazileri konut alanına çevrildi. Wan Gölü kıyısında ve çevre mahallelerde yükselen beton bloklar, tarım arazileri ile yeşil alanların yerini alırken, kentte nefes alınacak alan bırakmadı.

‘Ekonomik, politik ve kültürel çıkar ilişkileriyle şekilleniyor’

Ferhat Kayalık

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası Wan Temsilcisi Ferhat Kayalık, kentteki çarpık kentleşme, yerel yönetimlerin bundaki rolü ile ekoloji üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Wan’daki çarpık kentleşmenin çıkar ilişkileri ile şekillendiğini ifade eden Ferhat Kayalık, “Yetersiz şehir ve planlama, bizim imar eksikliğimizden kaynaklı olarak çarpık kentleşme sorununu çok fazla karşımıza çıkarıyor. Ekonomik konut üretimindeki yetersizlik, sosyal konut eksikliği ve ihtiyaçları karşılayacak yeşil alanların olmaması gibi sorunlarla karşılaşıyoruz. Ayrıca denetim eksikliği, belediyelerin yeterince etkin denetleme yapamaması gibi problemler de mevcut. Bu durum hızlı bir şekilde çarpık kentleşmeyi artırıyor. Çarpık kentleşme sürecine baktığımızda, Wan’daki kentleşme sürecinin ekonomik, politik ve kültürel çıkar ilişkileriyle şekillendiğini görebiliyoruz. Kentin politik bir mekân haline geldiğini, cami, millet bahçesi, millet kıraathanesi gibi alanların belirli ideolojiler doğrultusunda şekillendirildiğini gözlemliyoruz” dedi.

‘İktidar, kendi politikalarıyla yaşadığımız illere müdahale ediyor’ 

Kentsel dönüşüm ve imar değişikliklerinin mahallelerde yaşam alanlarını kısıtladığını ifade eden Ferhat Kayalık, “Wan özelinde durum daha da sıkıntılı. Arsa konumları ve ekonomik kazanç, planlama kararlarını ciddi şekilde etkiliyor. Türkiye’nin en büyük gölü olan Wan Gölü’ne kıyımız var; Artemêt sahili, TOKİ bölgeleri, üniversite alanları gibi yerlerde imar planlarıyla sürekli oynanıyor. Merkezi iktidar, kendi politikaları doğrultusunda yaşadığımız illere müdahale ediyor. Halka indirilmeyen politikalar üretiliyor. Kentte ekonomik olarak güçlü kesimler arsa sahipleri, müteahhitler ve yerel aktörlerdir. Merkezi iktidarın talepleri doğrultusunda bugüne kadar ayakta kalmalarının nedeni de budur. Kentsel dönüşüm, imar değişiklikleri ve yerinde dönüşüm projeleri gibi kavramlar, düşük gelirli mahallelerde, örneğin Bostaniçi ve Şabaniye’de yaşam alanlarını kısıtlıyor. Bu bölgelere götürülen hizmetler yetersiz, mevcut hizmetler çağın gerisinde kalıyor” diye belirtti.

‘12 ilçemizde de eksiklikler görülüyor’ 

Çarpık kentleşmede yerel yönetimlerin sorumluluğunu hatırlatan Ferhat Kayalık, yerel yönetimlerin çarpık kentleşmeye karşı acilen bir çalışma başlatması gerektiğini kaydederek, “Yerel yönetimler, özellikle belediyeler, kendi meclislerinde yetersiz kalıyor. Çünkü Wan ili kayyum belediyeleri tarafından yönetiliyor. Bu bahanenin arkasına saklanarak ağlayan çocuk rolüne girmeye de gerek yok. Mevcut 14 belediye var; ikisi atanmış kişiler, geri kalan 12’si ise halkın seçtiği eşbaşkanlar tarafından yönetiliyor. Ancak 12 ilçemizde de eksiklikler görülüyor. Wan bir deprem kentidir. 2011 öncesi yaşanan depremler bize gösteriyor ki; uzmanların da belirttiği üzere, bu kentte yaklaşık 30 yılda bir deprem bekleniyor. Bu nedenle çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor. Yakın zamanda ülkemizde yaşanan yıkıcı depremler, coğrafyamızın bu gerçeğini bir kez daha hatırlattı” diye konuştu.

‘Kaçak yapılara karşı denetimler oldukça zayıf’

Kentin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu hatırlatan Ferhat Kayalık, “Aradan geçen yıllara rağmen riskli yapıların dönüşümünün hâlâ tamamlanamadı. Aktif fay hatları üzerinde yaşıyoruz. İmar ve dönüşüm projeleri can güvenliği açısından önemlidir. Ancak hala imar planlarını jeolojik etütlerden bağımsız yapıyoruz; zemin uygunluğu dikkate alınmadan yapılaşmaya gidiyoruz. Kaçak yapılara karşı denetimler oldukça zayıf. Belediye başkanlarına ‘kaçak yapı var mı?’ diye sorduğumuzda, genellikle yüzeysel cevaplar alıyoruz. Kentlerimizde ruhsatsız ve riskli yapılar çok fazla. Eğer deprem gibi doğal felaketlerin etkisini azaltmak istiyorsak, doğru mekanizmalar kurulmalı, denetimler etkin şekilde yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘İmar izleriyle kent, kendi mekânsal kimliğini kaybetmiştir’

Belediyelerin bu konuda yeterli sorumluluk almadığını aktaran Ferhat Kayalık, “Wan’daki temel zayıflık, siyasi mücadelelerin planlama süreçlerini etkilemesidir. Kayyum süreci ve demokratik boşluk, katılımcı mekanizmaları zayıflatmıştır. Mahalle meclisleriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket edilmesi gerekirken, Wan özelinde bu yapı maalesef işlememektedir. Wan, tarih boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış bir kenttir. Urartulardan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan çok katmanlı bir yapısı vardır. Ancak son yıllarda kayyum uygulamaları, kentin tarihi dokusuna ciddi zararlar vermiştir. Van Kalesi çevresi, eski Wan şehri kalıntıları ve tarihi mahalleler, yüksek katlı beton yapılar ve kimliksiz AVM’lerle kuşatılmıştır. Yoğun imar izleriyle kent, kendi mekânsal kimliğini kaybetmiştir” dedi.

Ferhat Kayalık, “Tarihi doku yıkıldığında sadece eski binalar değil, toplumsal hafıza ve kültürel süreklilik de yok olur. Wan Gölü, Akdamar Adası, Erek Dağı, Artemêt sahili, tarım ve mera alanları işgal ediliyor; kıyı bölgelerde dolgu yapılarak göl betonlaştırılıyor. Tarım arazileri imara açılıyor, yeşil alan oranı azalıyor. Atık suların göle karışması, gölü zehirliyor ve ekolojik dengeyi tehdit ediyor. Bu süreç sadece doğayı değil, kentin mikro ekosistemini, hava kalitesini ve yer altı sularının dengesini de bozuyor. Sonuç olarak Wan, daha sıcak ve kurak bir kent haline geliyor” diye belirtti.

‘Kentin geleceğini halk belirlemelidir’

Wan halkının kendi kentini kendi kararlarıyla inşa etmesi gerektiğini söyleyen Ferhat Kayalık, “Kentin geleceğini yalnızca belediyeler değil, halk da belirlemelidir. Bütün mahallelerle toplantılar yapılarak halkın görüşleri alınmalıdır. Kent, halkın yaşam alanıdır; kararlar kapalı odalarda değil, kamusal tartışmalarla alınmalıdır” şeklinde konuştu.

Haber: Zeynep Durgut \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Leyla Güven: Barış umudunu büyüten haberler yapmak daha evla değil midir?

Sonraki Haber

Barış Annesi’nden Erdoğan’a çağrı: Verdiğiniz sözlerin arkasında durun

Sonraki Haber

Barış Annesi'nden Erdoğan'a çağrı: Verdiğiniz sözlerin arkasında durun

SON HABERLER

Kürtlerin İran’da mücadelesi: Yüz yılda 4 kritik dönem

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Fahrettin Altun Vatikan Büyükelçiliği’ne atandı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Bütün günleri ‘8 Martlar’ gibi ele almak gerekir

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

İran, ABD-İsrail saldırısı ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

‘Korkuyla bir şey elde edilmez’

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Çocuk katilleri

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Hangi dünya düzeni?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır