• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Kasım 2025 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Türkiye etkisindeki Suriye: Halep’te DAİŞ tehdidi

29 Kasım 2025 Cumartesi - 09:49
Kategori: Manşet, Ortadoğu
Türkiye etkisindeki Suriye: Halep’te DAİŞ tehdidi

Halep’teki Kürt mahallerine yönelik abluka, kıyı bölgelerindeki Alevi katliamları, DAİŞ’in yeniden görünür olması Türkiye etkisindeki Suriye olarak değerlendiriliyor

Kuzey Suriye’de son günlerde yaşanan gelişmeler, bölgedeki güç dengelerinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sahadan edinilen bilgiler, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bölgedeki operasyonel derinliğini ve DAİŞ’in Halep’te yeniden görünür hale geldiğini açığa çıkardı.

Bu iki gelişme, ilk bakışta birbirinden bağımsız görünse de Suriye’nin geleceğine ilişkin derin kaygıları beraberinde getiriyor.

Henderat Kampı toplantısı

Halep’te 3 Kasım 2025 tarihinde Müslimiye Merkez Cezaevi yakınlarındaki Henderat Kampı’nda gerçekleşen bir toplantı, sıradan bir askeri koordinasyon toplantısının çok ötesinde anlamlar taşıyor.

MİT dış birim görevlisi Emir El Celeb ile El Şimal Tugayı Askeri Komutan Yardımcısı Mihemed Xasrûm’un katıldığı bu buluşma, Türkiye’nin Suriye’deki varlığının ne denli derinlere kök saldığını gösteriyor. Toplantıya katılan diğer iki ismin de Til Cibin köyünden olması tesadüf değil. MİT’in yerel ağlar üzerinden çalışma prensibini bir kez daha doğruluyor.

Toplantının ana gündemi, genç Arapların ve lise mezunlarının askere alınması oldu. Bu strateji, MİT’in uzun vadeli planlarının önemli bir parçasını oluşturuyor.

Türkiye’nin istihbarat teşkilatı, bölgedeki demografik yapıyı iyi analiz etmiş. Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelere yönelik operasyonlarda, Arap gençlerin kullanılması hem yerel meşruiyet sağlıyor hem de etnik gerilimleri körükleme potansiyeli taşıyor. Bu, klasik “böl ve yönet” stratejisinin modern uygulaması.

 Bölgedeki eğitimler

Bu kapsamda şu anda iki farklı lokasyonda eğitimler devam ediyor:

Esad Askeri Akademisi El-Mot Kavşağı yakınında konumlanmış ve bir buçuk aydır eğitim veriyor. Humus Harp Akademisi ise aynı süreyle paralel eğitim yürütüyor. Her iki programın süresi de 3 ay.

Her iki eğitim de Türkiye askeri personelinin doğrudan gözetiminde gerçekleşiyor. Bu, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının resmi sınırların çok ötesine geçtiğini ortaya koyuyor

Halep’in Şêx Maqsud, Eşrefiye mahalleleri ile Kobanê hedef. Birinci aşamada Şêx Maqsud ve Eşrefiye mahalleleri hedef alınacak. Bu iki mahalle, Halep’in Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgeler. Yıllardır çeşitli grupların saldırılarına direnen bu mahalleler, sembolik öneme sahip.

İkinci aşamada ise Kobanê hedefleniyor. 2014-2015 yıllarında DAİŞ’e karşı verilen direnişle dünya kamuoyunun gündemine oturan Kobanê, Kürt özgürlük mücadelesinin simgesi haline geldi. MİT’in bu kenti hedef alması, sadece askeri değil, psikolojik bir savaşın da parçası.

DAİŞ, Halep’te

DAİŞ üssü Halep’in Şaar bölgesinde yaşananlar, Suriye’deki güvenlik dengesinin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. DAİŞ’liler, örgüt üniformalarıyla açıkça bölgede konuşlanmış durumda. Daha da şaşırtıcı olan, HTŞ’ye bağlı güvenlik güçlerinin bu duruma müdahale etmemesi, hatta askerlere “DAİŞ’e yaklaşmayın” talimatı verildiği iddiası. Bu durum birçok soruyu beraberinde getiriyor. HTŞ ile DAİŞ arasında bir tür “saldırmazlık anlaşması” mı var?

Yoksa daha karanlık bir işbirliği mi söz konusu?

Şaar bölgesindeki DAİŞ varlığının başında Ebu Nazir el-Tunusi isimli bir kişi bulunuyor. Tunuslu olduğu anlaşılan bu isim, daha önce sağlık merkezi olarak kullanılan üç katlı bir binayı karargaha dönüştürmüş.

El-Hilvaniye kavşağının batısında yer alan bu merkezde sürekli olarak 20’den fazla militan bulunuyor. Diğer militanlar ise Şaar’ın farklı noktalarına dağılmış. Militanların çoğunluğu Halepli ve yakın zamanda DAİŞ’e katılmış. Bu, örgütün yerel devşirme faaliyetlerinin hâlâ aktif olduğunu gösteriyor. DAİŞ’in Şaar’daki varlığı, bölge halkı üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor.

 Bölgedeki halklar

Kadınlara başörtüsü zorunluluğu dayatılırken marketlerde sigara satışı yasaklandı. Halk arasında korku ve tedirginlik hâkim. Bu uygulamalar, DAİŞ’in “hilafet” dönemindeki baskıcı politikalarının geri döndüğünün açık işaretleri.

DAİŞ’in Halep içindeki varlığı Şaar ile sınırlı değil. Militanların Mesakên Hanano mahallesine de yayıldığı, akşam saatlerinden itibaren şehrin çeşitli mahallelerinde görüldüğü belirtiliyor. Bu yayılma, hiçbir güvenlik gücü tarafından engellenmiyor. Bunlarda DAİŞ’in Halep’te gizli ve sessiz bir şekilde yayıldığını gösteriyor. Ahmet El Şara hükümetinin bunun farkında olduğu, ancak müsamaanın nedeninin anlaşılamadığı ifade ediliyor.

DAİŞ’e müsamma 

Bu sessizlik, birkaç olasılığı gündeme getiriyor. Birincisi, HTŞ’nin DAİŞ ile taktik bir uzlaşıya varmış olması. İkincisi, HTŞ’nin askeri kapasitesinin DAİŞ’le mücadeleye yetmemesi. Üçüncüsü ise dış aktörlerin, belki de Türkiye’nin, bu duruma göz yumması için baskı yapması. Hangi olasılık doğru olursa olsun, sonuç Suriye halkı için felaket anlamına geliyor.

 Çok katmanlı savaş 

MİT’in Suriye’deki varlığı, askeri operasyonların çok ötesinde. Türk istihbaratı, Suriye’nin HTŞ ve muhalefet kontrolündeki bölgelerinde tüm idari yapıyı kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmiş durumda. Askeri kurumlardan sivil yapılara, yerel yönetimlerden ekonomik mekanizmalara kadar her alanda MİT’in parmak izi var. Bu, klasik bir istihbarat operasyonunun ötesinde, fiili bir gölge yönetim anlamına geliyor.

 Şara sonrası

Ahmed El Şara sonrası MİT’in Suriye’deki kurumsallaşması hesaplanıyor. Bu senaryoda, MİT’in eğittiği ve koordine ettiği Milli Ordu unsurları ön plana çıkacak. Türk istihbaratının sahada konuşlandırdığı kadrolar, HTŞ’nin yerini alacak şekilde pozisyonlandırılmış. Bu strateji, Türkiye’nin Suriye üzerindeki uzun vadeli emellerini açıkça ortaya koyuyor. Amaç, kim iktidarda olursa olsun Türkiye çıkarlarına hizmet eden bir Suriye.

Kuzey ve Doğu Suriye

MİT’in Özerk Yönetim bölgelerine yönelik faaliyetleri de çok boyutlu. Kamp operasyonları kapsamında Roj Kampı ve Hol Kampı’ndan aile kaçırma girişimleri sürdürülüyor. Bu kamplar, DAİŞ ailelerinin tutulduğu yerler ve güvenlik açısından kritik öneme sahip. İç sızma faaliyetleri ile Özerk Yönetim kurumlarına, kadro ve üye düzeyinde ajanlar yerleştirilmeye çalışılıyor. Bu, örgütü “içeriden çökertme” stratejisinin parçası.

İstihbarat toplama çerçevesinde cezaevleri, kontrol noktaları, askeri tesisler ve sivil kurumlar hakkında sürekli bilgi akışı sağlanıyor. Sanal medya operasyonları ile gruplar ve bireyler üzerinden hem bilgi toplama hem de propaganda faaliyetleri yürütülüyor.

Türkiye’nin politikası…

Türkiye’nin Suriye politikası, her zaman “çok araçlı” bir yapıya sahip oldu. Milli Ordu, HTŞ, hatta zaman zaman DAİŞ kalıntıları, bu politikanın farklı enstrümanları olarak kullanıldı. DAİŞ’in Halep’te HTŞ tarafından engellenmeden yayılması, bu “çok araçlı” stratejinin yeni bir boyutuna işaret ediyor. DAİŞ, belirli bölgelerde Kürt varlığına karşı kullanılacak bir “yedek güç” olarak konumlandırılıyor.

Bölgedeki riskler;

1 – Şêx Maqsud ve Eşrefiye için tehlike kapıda. MİT koordinasyonundaki eğitim programlarının birincil hedefi bu mahalleler. Önümüzdeki aylarda ciddi bir askeri operasyon riski bulunuyor.

2 – Kobanê uzun vadeli hedef olarak gündemde. Eğitim programlarının nihai amacı, Kobanê’ye yönelik bir saldırı kapasitesi oluşturmak.

3 – Halep için DAİŞ tehdidi büyüyor. Örgütün kontrolsüz yayılması, kent için varoluşsal bir tehdit oluşturuyor.

Haber: Erdoğan Altan \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İller Bankası Genel Müdürü görevden alındı

Sonraki Haber

Gençler Ankara’da kuruluş kutlaması yaptı

Sonraki Haber
Gençler Ankara’da kuruluş kutlaması yaptı

Gençler Ankara’da kuruluş kutlaması yaptı

SON HABERLER

Filiz Işık’ın tahliyesi 6 ay ertelendi

Filiz Işık’ın tahliyesi 6 ay ertelendi

Yazar: Aziz Oruç
29 Kasım 2025

Mesûd Barzanî Cizîr’de: Süreci desteklemeye hazırız

Mesûd Barzanî Cizîr’de: Süreci desteklemeye hazırız

Yazar: Aziz Oruç
29 Kasım 2025

Besê Hozat: Süreç ikinci evrede, özgürlük yasaları çıkarılmalı

Besê Hozat: Süreç ikinci evrede, özgürlük yasaları çıkarılmalı

Yazar: Aziz Oruç
29 Kasım 2025

TBB Başkanı Erinç Sağkan: Barış için hukukun üstünlüğü tesis edilmeli

TBB Başkanı Erinç Sağkan: Barış için hukukun üstünlüğü tesis edilmeli

Yazar: Aziz Oruç
29 Kasım 2025

Tutsak yakınları: Çocuklarımızı serbest bırakın

Tutsak yakınları: Çocuklarımızı serbest bırakın

Yazar: Heval Elçi
29 Kasım 2025

Gençler Ankara’da kuruluş kutlaması yaptı

Gençler Ankara’da kuruluş kutlaması yaptı

Yazar: Aziz Oruç
29 Kasım 2025

Türkiye etkisindeki Suriye: Halep’te DAİŞ tehdidi

Türkiye etkisindeki Suriye: Halep’te DAİŞ tehdidi

Yazar: Heval Elçi
29 Kasım 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır