Fatma Temel kaybolma tehlikesi altında olan Deq’i hem görünür kılan hem de aktaran sayılı sanatçılardan biri. Temel Deq sanatının yok olmaması için çağrıda bulunarak ‘Tarihimizi korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak elimizde’ dedi
Duygu Kıt
Deq sanatı, Kürt kadınları başta olmak üzere kadınlar için bir iletişim dili, bir inanış, kimi zaman bir başkaldırı, kimi zaman bir şifa simgesi olageldi. Her motifin bir anlamı ve yapılış amacı olan Deq’in tam olarak kimler tarafından yapıldığı ve çıkış tarihi bilinmese de sanatın Kürtlere, Êzidîlik inanışından geldiği biliniyor. Deq yapımında anne sütü-is, kedi sütü-is, ot özü-is şeklinde kullanılan birçok teknik mevcut. Geçtiğimiz günlerde Dêrsim, Wan ve son olarak Slêmanî’de Deq atölyeleri yapan sanatçı Fatma Temel, Deq’in tarihi, kültürel hafızası ve çalışmaları hakkında gazetemize konuştu.
‘Deq benim de yolculuğum oldu’
Fatma Temel, ilk olarak Deq ile başlayan ve gün geçtikçe ilerleyen hikâyesini şöyle anlatmaya başladı: “Deq yolculuğum 2017-18 yıllarında başladı. Yaşadığım köydeki yaşlı kadınlardan Deq’in tekniklerini öğrenmeye çalıştım. Sonrasında teorik olarak aldığım bilgileri pratikte kendi üstümde, kız kardeşimin üstünde ya da kuzenlerimin üstünde denemeye başladım. O günden sonra ilgim her gün daha çok artarak devam etti diyebilirim.”
‘Sürekli yeni şeyler öğreniyorum’
“Deq ile kadınların geçmişte motiflere nasıl anlam verdiğini, doğadan, evrenden neler istediklerini daha iyi anlayabiliyorum” diyen Temel araştırmaları sırasında karşılaştıklarına ilişkin şu bilgileri verdi: “Eskiden Deq’ler kadınların yaptığı bir sanat olarak biliniyordu. Acıları, sevinçleri, sırları, isyanları ve daha birçok şeyleri için kadınlar Deq motiflerini kullanmışlardır. Bunun yanı sıra Deq motiflerinde çeşitli anlamlar yüklü. Kadınlar yapılan motifin enerjisine inanılırdı. Urfa ve Mardin’de yaptığım saha araştırmasında görüştüğüm kadınlar Deq motiflerinin bir amacı olduğunu ve bir anlam taşıdığını, yaptıkları Deq’leri de o anlamlara göre seçtiklerini belirttiler. Urfa’nın Viranşehir ilçesindeki kadınların alınlarından tutun ayaklarına kadar yaptıkları Deq motifleri büyüleyiciydi. Kimi üstüne kuma gelmesin diye yapmış, kimi el lezzeti için yapmış, kimi bereket için… Mardin’in Derik ilçesinde yaptığım araştırmalar sonucu kadınların daha çok sağlık için Deq yaptıklarını gözlemledim. Şakaklarda, dizde ve eklem bölgelerinde Deq motifine rastladığım kadınlar bu motifleri göz ağrıları, baş ağrıları ve eklem ağrıları için yaptıklarını dile getirdiler.”

‘Deq’i yaşatmak için kurumsal çalışmalar gerekli’
Deq’le ilgili yapılan araştırmaların, koruma ve geliştirme faaliyetlerinin çok yetersiz olduğunu vurgulayan ve kolektif çabaların aktarım açısından önemli olacağını belirten Temel, “Deq’in hem bir sanat hem de kaybolmaya yüz tutmuş bir kültür olduğu için daha çok önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü hem kadınların hem de bu kültürün geçmişine baktığımız zaman ne kadar önemli, ne kadar değerli olduğunu anlıyoruz. Böyle bir kültürün yok olması aynı zamanda kimliğimizden bir parça kaybetmemiz anlamına geliyor. Deq kültürü ile ilgili yeterli araştırmaların yapılmaması ve yeteri kadar kaynak olmaması motiflerin mitolojik anlamlarına ulaşmamızı da zorluyor. Ve Deq motiflerini taşıyan insanların ölmesi aslında o motiflerin de onlarla birlikte ölmesi demek oluyor. Bunun için ben hem Bakûr’da hem Başûr’da şehirleri geziyorum. Çünkü gezdikçe, insanlara aktardıkça, motiflerin yeni taşıyıcılarına kavuştukça bu gelenek en azından kaybolmaktan ve unutulmaktan kurtuluyor. Bireysel olarak çalışmam bu şekilde” diye konuştu.

‘Deq kültürel bir simgedir’
Yeni kuşağın şu anda Deq’e artan bir ilgisi olduğunu aktaran Temel, bunun kaybolmaya yüz tutmuş bir sanat için oldukça önemli olduğuna işaret etti. Temel, Deq’in tarihsel gelişimine değinerek, “Deq yaklaşık 10-12 bin yıllık bir gelenek. Kültürümüzün ve kimliğimizin önemli bir parçası. Zira bizi var eden kültürümüz, dilimiz ve kimliğimizdir aynı zamanda. Bu anlamda Deq’e kültürel bir simge olarak bakıyorum ve daha çok önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bugün insanların bir kısmı popüler kültürün etkisiyle Deq yapmak istiyor, bir kısmı kültürel bir zenginlik olduğu için ya da kimliğimizin bir parçası olduğu için yapıyor. İkisi de çok değerli. Sonuç itibariyle bu motifleri kendi bedenine yaparak geleceğe taşıyor” dedi.
‘Deq’in gücü yaşamasında’
Temel, Deq’in yapılım tarzına dair şöyle dedi: “Klasik Kürt kültüründe Deq’ler kandil isinden ve yeni doğum yapmış kadının sütünden yapılır. Kandil isinden yapılmasının sebebi, kandilin Mazdaizim’den günümüze kutsal ateşi temsil etmesindendir. Özgün olarak Êzidîlik inancında sönmeyen ateşi temsil eder.”
“Geçmiş nesil ile gelecek nesil arasında bir köprü olmak aynı zamanda kültürün yok olmaması için taşıyıcıların çoğalmasını sağlamak benim için çok önemli” diye ekleyen Temel, son olarak şunları dile getirdi: “Şehirleri gezdikçe, başka insanlarla tanıştıkça, başka yerlere gittikçe ya da Deq taşıyan teyzelerle görüştükçe aslında ne kadar yol kat ettiğimi görebiliyorum. Nasıl sözlü tarih ve yazılı tarih varsa Deq de beden üzerinden canlı bir şekilde bugüne gelmiş bir sanattır. Deq ile sürekli yeni bir şeyler keşfediyorum; yeni hikâyeler, yeni anlamlar, yeni motifler, o motiflere verilen anlamlar… Bu da beni kültürün tarihine daha çok yakınlaştırıyor, ışık tutuyor diyebilirim. Ve hem kadınlara hem de sanata olan hayranlığımı daha çok arttırıyor. Bu anlamda benim için çok değerli; sürekli yeni şeyler keşfetmek, yeni motifler keşfetmek beni çok mutlu ediyor.”









