Şirnex’ta mülki idari amirlerinin sürecin ötesinde bir anlayışla hareket ettiğini belirten DEM Parti Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, ‘Baskı, yasaklama, sindirme ve boğma siyaseti değil, diyalogla sorunlar çözülebilir’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen Kürdistan kentlerinde yapılmak istenen demokratik eylemler polisin saldırılarıyla engelleniyor. Eylemlerin engellendiği kentlerin başında ise Şirnex geliyor.
Kentte süreçle birlikte demokratik eylem, taziye ile etkinliklere saldırı ve engellemelerin artması dikkat çekiyor.
Kentte yapılmak istenen her eylem ve etkinlik Şırnak Valisi Birol Ekici’nin talimatıyla engelleniyor. Kadın katliamlarına karşı yapılmak istenen eylemlerden çocuklara yönelik tacizi protesto eylemlerine, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne destek eylemlerinden taziyelere kadar gerekçe olmaksızın Birol Ekici’nin talimatıyla yasaklanıyor.
‘Taziyelere tahammülsüzlük var’
Yasaklamaların başında da farklı tarihlerde yaşamını yitirdiği açıklanan HPG, YJA STAR ve QSD’liler için kurulan taziyelere yapılmak istenen kitlesel ziyaretler geliyor. 20 Haziran 2025 tarihinden bu yana kentte en az 27 HPG, YJA STAR ve QSD’linin taziyesine yapılmak istenen kitlesel ziyaretler valinin talimatıyla engellendi. Halkın kendi imkanlarıyla inşa ettiği taziye evleri dahil bütün taziye evi ve camilerin kullanılması engellenirken, yaslarını evlerinde paylaşan aileler ve taziyeye katılanlar polisler tarafından farklı uygulamalarla taciz ediliyor. Son olarak dün KDP Genel Başkanı Mesut Barzanî’nin katıldığı sempozyuma giden Cizîr Belediye Eşbaşkanları Güler Tunç Yerebasan ve Abdurahim Durmuş, Şırnak Emniyet Amiri Şuayip Öğdür tarafından tehdit edilerek, hakaretlere maruz kaldı ve polisler tarafından darp edildi.
Şirnex’te görevli mülki amirlerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde hayata geçirdiği “yasakçı” uygulamaların sürece zarar verdiğini belirten Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, devam eden baskı, tehdit ve engellemelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Botan’da özel politika devrede’
Şirnex’te süreçten önce de “yasakçı” uygulamaların yaşandığını anımsatan hatırlatan Mehmet Zeki İrmez, “Kürt sorununun barışçıl ve demokratik bir şekilde çözülmesinin mücadelesini veriyoruz. Demokratik siyasetin büyümesi uğruna çokça bedel verildi. Binlerce şehidi olan bir mücadele anlayışı söz konusudur. Bu mücadele anlayışı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşabilmesi için mücadele ediyor. Sayın Öcalan, 27 yıllık tecrit altında bunun gerçekleşmesi için mücadele etti” diye belirtti. DEM Parti olarak 1 Ekim 2024 tarihinde başlayan sürecin toplumsallaşması için ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen İrmez, “Ancak 1 Ekim 2024 tarihinden önce Botan’da uygulanan yasakçı politikalar, bu tarihten sonra devam etti ve ediyor. Baskı, tutuklama, gözaltı, tehdit etme politikaları Botan’da hat safhadaydı. 1990’lı yıllardan bu yana devletin Botan’a dönük özel bir politikası söz konusu” dedi.
Ülkenin her yerinde geçerli olan yasaların Şirnex’te geçerli olmadığı durumların yaşandığına dikkati çeken Zeki İrmez, “Tasfiye etme aklı ile hareket eden bir anlayışla karşı karşıya kaldık. Bugüne kadar barış ve demokrasi için yapmak istediğimiz her eylem, etkinlikte engelleme ve baskılarla karşı karşıya kalabiliyorduk. Barış ve Demokratik Toplum Süreci başladığında büyük bir umutla Türkiye’nin demokratikleşeceğini bekledik. Ama her nedense Şirnex’te en çok barışı, demokrasiyi hak eden yurttaşlara karşı mülkü amirlerin bakışı çok farklı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ötesinde bir anlayışla hareket ediyorlar. Bu kabul edilemez. En basit bir eylem etkinlikte, Anayasal bir hak olmasına rağmen engellemelerle karşı karşıya kalıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Düşman hukuku’
Son süreçte engellenen barışçıl eylem ve etkinlikleri sıralayan Zeki İrmez, çatışmalı süreçte yaşamını yitirenlerin taziyelerine dönük özel bir yasaklama olduğunu sözlerine ekledi. “Yas tutma” hakkının en temel haklardan olduğunun altını çizen İrmez, şunları belirtti: “Ailelerin yaslarını tutabilmesi kadar vicdani bir şey yok. Bu Şirnex’te hukuksuz bir şekilde engelleniyor. Aileler yaslarını paylaşamıyor. Şirnex’te taziye evlerinin bu ailelerimize verilmemesi açık ve net bir şekilde bir düşmanlık hukuku olarak değerlendirebiliriz. İnsani ve vicdani hiçbir açıklaması yok bunun. 10 yıldır aktif siyasetin içineyim, birçok engelleme gördüm ancak ilk kez bir eylem etkinlikte binaların damlarına keskin nişancıların yerleştirildiğine bu süreçte tanık oldum. 9 Ekim uluslararası komplonun yıl dönümünde Şirnex merkezinde yapılmak istenen eylem hukuksuz bir şekilde engellendi, özel harekatçılar tarafından ablukaya alındık. Bu sürecin ruhuna uygun olmayan uygulamalar Şirnex’te söz konusu. 25 Kasım’da Türkiye’nin dört bir yanında kadına şiddete karşı yürüyüşler oldu ancak sadece Silopiya’da yapılmak istenen yürüyüş engellendi.”
‘İktidar mücadele etmeli’
Yasakçı uygulamalara karşı demokratik siyaseti büyüteceklerinin mesajını veren Zeki İrmez, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin zafere ulaşması için elimizden geleni yapacağız. Yasakçı uygulamalara karşı duracağız. Bu hukuksuz uygulamalara imza atan mülkü amirlerini yasalara uymaya çağırıyoruz. Barış ve huzur herkes için olmalı. Bu olacaksa yasal ve hukuki çerçevede olmalı. Aksi taktirde eylem ve etkinlerin hukuksuz bir şekilde yasaklanmasıyla kimseye huzur gelmez. Barışa karşı olan bir akıl var. Barışı istemeyenler olabilir. Savaştan, kaostan nemalanan kesimlere karşı ortak bir akılla mücadele etmek gerekiyor. Cumhur İttifakı bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyorsa; bütün kaygılardan arınıp bu tür odaklarla mücadele etmesi gerekir. Yoksa bu yasakçı uygulamalarla karşı karşıya kalan ve buna şahit olan herkeste bir güvensizlik ve kaygı oluşuyor. Sadece Şirnex’te değil her yerde Cumhur İttifakı’nın bu odaklarla mücadele etmesi gerekir. Bu odaklar her zaman olmuştur ve olacaktır ancak Türkiye halklarının barışta ısrarı bunların seslerini baskılayabilir” ifadelerini kullandı.
‘Barış dili egemen olmalı’
Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu güne kadar süreç bağlamında gerekli adımları attığını anımsatan Zeki İrmez, şöyle devam etti:
“Devlet atması gereken adımlarda geç kaldı. Parlamento çatısı altında komisyon kurulması ve bu komisyonun Sayın Öcalan’ı ziyaret etmesi halkta bir heyecan yaratı. Komisyon biran önce raporunun Meclis’e sunmalı ve yasal düzenlemeler için adımlar atılmalıdır. Bu olmadığı sürece devletin attığı adımlar havada kalır. Barış, demokrasi isteniyorsa, çatışmalı sürecin bitmesi için bu gereklidir. Herkesin barışın ruhuna uygun hareket emesi gerek. Barış dili egemen olmalı. Toplumsal uzlaşma ruhu ortaya çıkmalı. En çok barışı isteyenler olarak sonuna kadar sağduyulu hareket ediyoruz. Mülki amirlerden beklentimiz sorunların çözümü için diyalogdan kaçmamaları. Eski baskıcı uygulamaları terk etmek gerekiyor. Baskı ve yasaklama, sindirme, boğma siyaseti çözüm değil. Ancak uzlaşma ve diyalog ile sorunlar çözülebilir.”
Haber: Emrullah Acar / MA









