Salgın nedeniyle yoğunluğun arttığı Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, biriken çöpler yeni hastalıklara davetiye çıkarıyor. SES İş Yeri Temsilcisi Ahmet Konak, hijyen noktasında ortaya çıkan tabloya tepki gösterdi
Amed’de son dönemlerde yaygınlaşan, tedaviye kısa sürede yanıt vermeyen solunum enfeksiyonu, soğuk algınlığı, hastanelerdeki yoğunluğu artırdı. Bulaş özelliği olan salgın tedavisi için kamu hastanelerine giden yurttaşlar, hastanelerin önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Önünde uzun kuyrukların oluşturduğu Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmet yetersizliği nedeniyle tedaviye gelen yurttaşların uzun süre kuyrukta kalması, hastaların tepkisine neden oluyor. Çocuklarıyla kuyrukta bekleyen ailelerin sağlık hizmetini etkin bir şekilde almaması, hastanede hijyen koşullarının sağlanmaması tepkileri artırıyor. Hastanedeki, uzun süredir temizlenmediği için lavabolarda kurumuş çöp yığınları da kameramıza yansıdı.
Hasta yakınlarından hijyen tepkisi
Sağlık ve Bilim Emekçileri Sendikası (SES) Amed Şubesi Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi İş Yeri Temsilcisi Ahmet Konak, halkın yeterince hizmet alamadığını belirtti. Konak, “Kamu hastanelerinde bir yığılma var, üst solunum enfeksiyonu ve soğuk algınlığı şeklinde bulaşıcı özelliği olan bir salgın durumu var. Ancak henüz açıklanmamış. Yani henüz bakanlık tarafından bir salgın olduğu söylenilmemiş ve buna yönelikte hazırlık yok. Amed’de hastaneler çok yetersiz ve bu yetersizlikle şu anda çok hekim gelse bile çare değil. Sağlık bir haktır, sağlık hizmeti ticari bir faaliyet değildir. Hastaların kalabalıklar içinde mağdur edilmediği, sağlık emekçilerinin tükenmediği bir sağlık sistemi mümkündür” diye konuştu.
‘Çözüm çağrısı’
Sağlık için gidilen bir ortamda hijyen noktasında ortaya çıkan bu tür manzaraların kabul edilemez olduğunu ifade eden Konak, “Acillerde triyaj sistemi güçlendirilmeli, ‘yeşil alan’ hastaları hastane dışı çözümlere yönlendirilmeli. Poliklinik sürelerinin insani hale getirilmesi gerekiyor. Çünkü 3–5 dakikalık muayene sistemi hem hastayı hem çalışanı mağdur ediyor. Sevk zincirinin etkin uygulanması ve basit ve kronik takip gerektiren hastalıklar doğrudan hastaneye değil, ASM’lere yönlendirilmeli. Belirli günlerde dahiliye, çocuk, kadın-doğum gibi branşlardan gezici/yarı zamanlı uzmanlar görevlendirilebilir. Temel kan tahlilleri, ultrasyon, EKG gibi hizmetler birinci basamakta yapılması gerek “ifadelerini kullandı.
‘Sağlık çalışanların da iş yükü arttı’
Yoğunluktan kaynaklı sağlık çalışanlarının da zor duruma düştüğünü belirten Konak, “Hastalarımız bu yoğunlukta tedavi kısmında gerçekten sıkıntılar yaşayabiliyor ve sağlık emekçilerinin işi artıyor” dedi. Sağlıkta yaşanan sorunlara değinen Konak, “Bugün hiçbir sağlık emekçisi maalesef çalıştığı ortamda; mesleğinden memnun değil. Hastaneye tedavi amaçlı gelen hastalarımız bu yoğunlukta tedavi kısmında gerçekten sıkıntılar yaşayabiliyor ve sağlık emekçilerin işi artıyor. Hastaya ayırması gereken vakitler maalesef kısıtlı olduğu için işlerinde yoğunluk yaşıyorlar. Adaletin olmadığı bir ülkede maalesef ekonomi ne yaparsan yap düzelmiyor ve hepsi birbiriyle bağlantılı problemler olunca maalesef bu alanda büyük problemler yaşanıyor. Gerçekten yurttaşlar çile çekiyor” şeklinde konuştu.
Kaynak: MA









