Geride bıraktığımız yıl Kürt sanatı için adeta bir diriliş yılı oldu. ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecin yaratığı siyasi ortamda Kürtçe ve Kürt kültürü olabildiğini yararlandı. Özellikle Kürtlerin payitaht addettikleri Amed’de gerçekleşen festivaller ve kültürel etkinlikler Kürt izleyicilerin yüzünü güldürdü
Hüseyin Kalkan
Abdullah Öcalan’ın bir manifestoyla başlattığı ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci kültürel çalışmaların da önünü açtı. İstanbul’daki toplantıda açıklanan çağrıdan sonra festivaller, kültürel etkinlikler ve Kürtçe konserler birbirini izledi. Geçtiğimiz dönemde yasaklar yüzünden dinleyicisiyle buluşamayan sanatçılara yeni bir imkan yaratılmış oldu. 2025 yılının sanat olaylarının Kürtler için tarihsel anlamlar taşıyan Amed’de gerçekleşmesi bir başka gerçekti. Amed’de film festivali, belgesel film festivali ve tiyatro festivali peş peşe gerçekleşti.
Sürgünden dönüş ve Koma Amed
Barış süreci ile birlikte sürgünden dönüp dinleyicisiyle buluşma imkanı yakalayan gruplarda biride Koma Amed oldu. Kom Amed’in Amed’de gerçekleştirdiği konser tarihsel bir olay olarak kayıtlara geçti. Amed Büyükşehir Belediyesi ve Peyas (Kayapınar) Belediyesi öncülüğünde, Sanatça’nın organizasyonuyla 30 yıl aradan sonra düzenlenen Koma Amed konseri, yüz binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Konser alanı, 7’den 70’e her yaştan vatandaşla dolarken, Koma Amed’in şarkı sözleriyle yazılmış “Berî her tiştî Kurd im” ve “Jiyan bi Kurdî xweşe” dövizleri ile Koma Amed’in kurucusu Evdilmelik Şêx Bekir’in posteri açıldı. Ayrıca grup üyelerinin ilk albümü ve sembolleşen şarkısı “Tu kulîlka azadî yê, strana welatê me yî” sözlerinin yer aldığı Amedspor bayrağı taşındı.
Kürt halkının yanı sıra Türkiye ve diğer Kürdistan kentlerinden gelen insanlar, bazıları yöresel kıyafetleriyle, “Be Serok jiyan nabe”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla konsere katıldı. Katılımcılar alkış ve zılgıtlarla halay çekerek grubun sahneye çıkışını bekledi. Sahneye asılan “Kulîlkên Azadiyê Pêşwaziya Aştiya Civakî Dikin” pankartı dikkat çekti. Konserde, Şivan Perwer, Hesen Şerif, Hozan Şemdin, Xelîl Xemgîn, İlkay Akkaya, Hozan Dilovan ve Gulistan Perwer’in görüntülü mesajları yayınlandı. Ayrıca Koma Amed’in ismini öneren tutsak siyasetçi Selçuk Mızraklı ile HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın mesajları izleyicilere ulaştırıldı. Koma İstanbul Konseri ise yasak nedeni ile gerçeklemedi.
Kürt sinemasının başkenti: Amed
Amed Uluslararası 3. Film Festivalı, Amed Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Ortadoğu Sinema Akademisi ve Sinebîr’in yürütücülüğünde 7 Aralık’ta başlayan 3. Amed Uluslararası Film Festivali “Dinya bi çîrokan tê ba hev/Dünya hikayelerle bir arada” şiarıyla düzenlendi. festival kapsamında 84 film ve belgesel izleyici ile buluşurken birçok atölye de gerçekleştirildi. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleşen festivalin son gününde ödül töreni düzenlendi. Törene sinemaseverler, siyasetçiler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Festival Tertip Komitesi adına açılış konuşmasını yapan Lisa Çalan, 8 gün ve gece filmler, atölyelerle birlikte festivalin sonuna geldiklerini söyledi. Lisa Çalan, “Her hikayede kendimizi ve bir kısmımızı görmedik. Hikayelerimizin farklı olmadığını gördük. Dillerimiz, konuşmamız farklı olabilir ama acılarımız aynıydı” diye konuştu.
Ödüller ve projeler
- Amed Uluslararası Film Festivali (2025): Uzun Metraj alanında 6 ödül verildi.
- Yaratıcı Görüntü Ödülü: Stephane Kuthy’in “Ciran” filmi.
- Sırrı Süreyya Önder Senaryo Ödülü: Shawkat Amin Korki’nin “Ezmûn” filmi.
- Estetik Kadraj Ödülü: Ali Kemal Çınar’ın “Beriya Şevê” filmi (Çınar için ikinci ödül).
- Başkaldıran Örgüler Ödülü: Binevşa Bêrîvan’ın “The Virgín and Child” filmi (Berfin Emektar tarafından alındı, “Jin Jiyan Azadî” sloganları yükseldi).
- Jüri Özel Ödülü: Arsalan Amiri’nin “Zalava” filmi.
- Yılmaz Güney Direniş Ödülü: Kurdwîn Eyûb’un “Sonne” filmi.
Kürtçe’ye statü mücadelesi
2025 yılı Kürtçe için önemli çalışmalar yapıldı. Bir çok Kürt kentinde Kürtçe eğitim kursları açılırken, Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması talebini dile getiren toplantılar ve çalıştaylar gerçekleşti. 15 Ekim’de Wan’da Kürt Dil Kurumları tarafından organize edilen ve Demokratik Kurumlar Platformu’nun (DEKUP) desteğiyle düzenlenen “Kürt Dil Mücadelesi İçin Strateji ve Politikalar” başlıklı çalıştay düzenlendi. İki gün süren çalıştayda, Wan’daki dil kurumları ve sivil toplum kuruluşları Kürtçenin karşı karşıya olduğu sorunları, dil üzerindeki engelleri ve çözüm önerilerini ele alındı. Etkinliğe çok sayıda dil aktivisti, yazar, siyasetçi ve kurum temsilcisi katıldı. Çalıştayın ilk gününde Kürt siyasetinin Kürtçeye yaklaşımı da tartışıldı. Çalıştay kapsamında DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu da Kürtçenin karşı karşıya bulunduğu zorluklara ve asimilasyon politikalarına dair kapsamlı bir rapor sundu. Çalıştayda ayrıca, Kürt siyasetçilerin tüm çalışmalarını ve açıklamalarını Kürtçe yapmaları gerektiği vurgulanarak, dil mücadelesine öncülük etmeleri çağrısı yapıldı.
Dil varlıktır
Öte yanda yıllarca büyük bir baskı altında olan ve unutturulmak istenilen Kürtçenin yasal statüsünün tanınması için Kürdistan ve Türkiye’nin birçok yerinde çok sayıda eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. 21 Şubat Anadil Günü ve 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı’nda dünyanın dört bir yanında sokağa çıkan Kürtler anadilde eğitim ve Kürtçe’nin yasal statüyle güvence altına alınması talepleriyle seslerini yükseltti. Amed’de Kürt Dili İçin Toplumsal İnisiyatif öncülüğünde 750 farklı kurum, platform, inisiyatif, parti ve topluluk, “Statuya Kurdî-Perwerdehiya bi Kurdî /Kürtçeye statü Kürtçe eğitim” şiarıyla “Kürtlerin Kürt dili talepleri” deklarasyonunu 18 Kasım’da açıkladı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte de milyonlar onurlu bir barış için Kürtçe’nin yasal statüsünün sağlanması gerektiğini her alanda dillendirdi.
Belgesel Film Festivali
FilmAmed Belgesel Film Festivali ise, 2025’te 9. kez perde açtı. Peyas (Kayapınar) Belediyesi ve Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği’nin (OSAD) işbirliğiyle düzenlenen festivalin açılışı, ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılışa sanatçı, aydın, gazeteci, siyasetçi ve Diyarbakırlıların yoğun ilgisi dikkat çekti. Açılış gecesinde sanatçı Mehmet Atlı sahne aldı. Katılımın 2 binin üzerinde olduğu bildirildi. 26-30 Eylül tarihleri arasından yapılan festival Suriyeli yönetmen Nadya Derwîş’in kadınların özgür yaşam mücadelesini konu alan Jinwar filmiyle başladı. Rojava’da kadınların kendi öz emeğiyle kurduğu, savaşın ortasında bir özgür yaşam alanına dönüşen “Jinwar Köyü”nü konu alan film, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Film, kadın dayanışmasını, kendi kendine yeten bir yaşamı ve bölgedeki toplumsal dönüşüm deneyimini beyazperdeye taşıyor. FilmAmed Belgesel Film Festivali, Peyas(Kayapınar) Belediyesi bünyesindeki Cegerxwîn Sanat Akademisi çatısı altında “Belgesel Günleri” olarak 18–24 Nisan 2011 tarihlerinde başladı. İlk gösterimlerde yaklaşık 40 film izleyiciyle buluştu. Belediyeye kayyım atanması ile birlikte festival engellenmiş oldu.
Amed tiyatro festivali
Amed’de gerçekleşen başka bir kültürel etkinlik tiyatro festivalı oldu. Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından düzenlenen 10. Amed Tiyatro Festivali, 25 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında yapıldı. “Çiraya Me Geş Dibe” (Işığımız çoğalıyor) sloganıyla organize edilen festival, büyük ilgi gördü. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet yürüten Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun (DBŞT) organize ettiği 9 günlük festivalde, Türkçe, Kürtçe ve Ermenice oyunların yanı sıra çeşitli atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek. Süleymaniye, Saqız, Sîne, İstanbul, Mardin ve Batman’dan gelen oyunlar, Çand Amed Kongre Merkezi’nde sahnelenecek. “Şöhret Kapısı” adlı doğaçlama performans ise Amed Şehir Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluştu. Festival, 25 Nisan günü saat 19.00’da Cemilpaşa Konağı’nda verilen resepsiyonla açıldı. Açılışta, Serhat Kural’ın koreografisiyle, dansın evrensel dilini görsel hikâyeyle buluşturan “Palma” adlı dans performansı sahneledi. Festivalin açılış oyunu ise DBŞT tarafından hazırlanan ve Ruknettin Gün’ün yönettiği “Romeo û Juliet (Niha Çawa ye?)” oldu. Oyunda Ömer Şahin, Elvan Koçer, Özcan Ateş, Nurşen Adıgüzel, Perinaz Delazy ve Sena Özbey rol alıdı.
Ermenice oyun
27 Nisan’da İstanbulimpro’nun “Şöhret Kapısı” adlı doğaçlama performansı Amed Şehir Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluştu. İnteraktif biçimde oynanan oyunun yıldızları seyirciler olacak. İstanbulimpro oyuncuları Zeynep Özyurt Tarhan ve Koray Tarhan, seyirciyi eğlenceli ve sürprizli bir serüven yaşatı. 28 Nisan’da bağımsız tiyatro topluluğu Hangardz’ın William Saroyan’ın yazdığı “Yüreğim Dağlarda” adlı Ermenice oyunu sahnelendi. Tara Demircioğlu ve Yeğya Akgün’ün yönettiği oyun; kök, toprak, bellek, aidiyet ve hasret gibi kavramlar üzerinde düşünmeye davet ediyor.
Rojava’da sanat ve devrim
Kuzey ve Doğu Suriye’de 2025 yılı, kültür, sanat ve edebiyat yönünden dolu dolu geçti. Kültür, sanat ve edebiyat kurumları, merkezleri ile hareketleri çeşitli programlarla yıla renk kattılar. 5. Rojava Uluslarası Film Festivali sinema severlerin dikkatini üstüne topladı.
Rojava Film Festivali
5’inci Rojava Uluslararası Film Festivali, “Ortak Hikayeler, Özgür Sinema” sloganıyla 13 -20 Kasım arasında gerçekleşti. Festivalde 81 film ve 22 senaryo yarıştı. Amûdê Sineması yangınının 65. yıl dönümünde başlayan festival, 20 Kasım’da sona erdi. Festival, Mezopotamya Demokratik Kültür ve Sanat Hareketi’ne (TEV-ÇAND) bağlı “Rojava Film Komünü” tarafından organize edildi. Festival etkinlikleri, Kamışlo kentindeki TEV-ÇAND Merkezi ile Mihemed Şêxo Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Festival kapsamında Tirşin Barajında yaşamını yitiren Nazım Daştan’ın hikayesinde uyarlanan ‘Heval Birako’ adlı filmde gösterildi. Ödül törenini Sanat ve sinema severlerden oluşan büyük bir kalabalık, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi temsilcileri, Cizîre Kantonu, Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), kadın örgütleri temsilcileri, kültürel kurumlar, siyasi partiler, İspanya, Britanya, Kuzey Kurdistan ve Şam’dan gelen çok sayıda yönetmen ve sinemacı katıldı. PYD Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Aldar Xelil festivalde konuşma yaptı. Aldar Xelil, Rojava Festivali’nin savaşlar içindeki halkların gerçeğini gösteren kültürel direniş sahnesi haline geldiğini belirterek, sinemanın varlığı koruma dili olduğunu söyledi. Festival hazırlık komitesi üyesi yönetmen Numan Yiğit ise bu festivalin öneminin, kapitalist modernitenin yeni bir durum dayatmaya çalıştığı bir ortamda düzenlenmesi olduğunu söyledi. Ayrıca: “Rojava’da sinema, gelenekleri, örf adetleri ve asıl değerleri korumak için çalışıyor ve baskı girişimleriyle karşı karşıya kalan halkların hikayelerini canlı tutuyor.” Festivalde yaklaşık 200 film ve 22 senaryodan 86 filmin gösterildi.
Bir sanat dili olarak Kürtçe
Bu kısa panoramada Türkiye ve Rojava’da gerçekleşen kültürel etkinliklerin ancak belli başlıklarına kısaca değindik. Biz bu yazıyı hazırlarken yılın son günlerinde bile birçok kentte kültürel etkinlikler gerçekleşiyordu. Yıl içinde birçok kentte dengbêj geceleri geleneksel ile moderni buluşturdu. Bu durum kısmi barış ortamının bile sanat olaylarının ve etkinliklerini gelişip yaygınlaştığını gösteriyor. Etkinliklerin büyük bölümünün Kürtçe gerçekleşmesi, Kürtçe’nin yaygınlaşması bakımından önemli bir imkan. 2025’ı barış mücadelesinin daha da gelişmesi ve büyük sanat olaylarının daha çok Kürtçe gerçekleşmesi dileği ile kapatıyoruz.
HABER MERKEZİ









