İsrail hükümeti, bu askeri faaliyetlerin sınır güvenliğini sağlamak ve radikal unsurların saldırılarına karşı bir ‘tampon bölge’ oluşturmak amacıyla yürütüldüğünü açıkladı. Operasyonun kara sonuçları arasında Hermon Dağı’nın stratejik zirvesinin ele geçirilmesi öne çıktı. İsrail kuvvetleri kısa süre içinde bu bölgeye kalıcı olarak yerleşerek yeni askeri üsler ve mevziler inşa etmeye başladı
Doğan Cihan
8 Aralık 2024’te Esad rejiminin düşmesi ve ordunun güney Suriye’den çekilmesinin ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusuna Suriye’nin güneybatısındaki güvenli bölgeyi kontrol altına alma talimatı verdi. Bu kapsamda Golan Tepeleri, Hermon Dağı (Şeyh Dağı) zirvesi ve çevresindeki bölgelerin “İsrail sınırlarını güvence altına almak” amacıyla denetim altına alınması istendi. Netanyahu’nun talimatıyla “Hızma Boşluğu” adı verilen geniş çaplı operasyon başlatıldı.
Operasyonun başlamasıyla birlikte İsrail Hava Kuvvetleri kapsamlı bir hava saldırısı gerçekleştirdi ve Suriye genelinde 480’den fazla hedef vuruldu. Bu saldırılar sonucunda Suriye’nin stratejik silahlarının yaklaşık %80’i etkisiz hale getirildi, hava ve deniz kuvvetleri ise neredeyse tamamen yok edildi. Ayrıca, kritik hava üsleri, radar sistemleri, komuta merkezleri ve Şam’ın Barze bölgesinde bulunan, gelişmiş askeri programların yürütüldüğü bilimsel araştırma merkezi hedef alındı.
İsrail, gelecekte kendisine yönelik saldırılarda kullanılabileceği gerekçesiyle Suriye ordusuna ait terk edilmiş mühimmat depolarını, donanma üslerini ve hava savunma sistemlerini hedef aldı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre, Esad’ın 8 Aralık Pazar günü ülkeden kaçmasından bu yana İsrail jetleri tarafından gerçekleştirilen bombardıman sayısı 470’i aştı. Şam, Humus, Tartus, Lazkiye ve Palmira kentlerine yönelik saldırılarda, Suriye’nin karadan havaya füze stokunun en az %90’ının imha edildiği değerlendiriliyor. Esad’ın devrilmesinden 48 saat sonra, 10 Aralık’ta İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Suriye donanmasını bir gecede yok ettiklerini açıklayarak, iki ayrı üste bulunan 15 deniz aracının kullanılamaz hale getirildiğini duyurdu.
Suriye cephaneliğine yönelik hava saldırıları sürerken, İsrail birlikleri 8 Aralık’tan itibaren Golan Tepeleri’ndeki kontrolünü genişletti. Silahtan arındırılmış tampon bölgeye giren İsrail ordusu, başkent Şam yakınlarındaki stratejik Hermon Dağı’nın kontrolünü ele geçirdi. İsrail tanklarının Şam’a 22 kilometre mesafede görüldüğü bildirildi. Başbakan Benyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümeti, bu askeri faaliyetlerin sınır güvenliğini sağlamak ve radikal unsurların saldırılarına karşı bir “tampon bölge” oluşturmak amacıyla yürütüldüğünü açıkladı. Operasyonun kara sonuçları arasında Hermon Dağı’nın stratejik zirvesinin ele geçirilmesi öne çıktı. İsrail kuvvetleri kısa süre içinde bu bölgeye kalıcı olarak yerleşerek yeni askeri üsler ve mevziler inşa etmeye başladı.
Yeni kurulan üsler: Yeni bir güvenlik koridoru
İsrail kuvvetleri, yalnızca Hermon Dağı’nın zirvesini ele geçirmekle yetinmeyerek bölgede kalıcı bir varlık oluşturmak amacıyla tahkimat yaptı, prefabrik yapılar kurdu ve bir helikopter pisti inşa etti. 2 bin 814 metre yüksekliğe sahip Hermon Dağı, hâkim olan tarafa önemli bir stratejik avantaj sağlıyor. Bu konum, Suriye, Lübnan, Ürdün, Filistin ve Şam’a yakın geniş alanların izlenmesine imkân tanırken, gelişmiş radar sistemleri sayesinde hava hedeflerinin uzun mesafelerden tespit edilmesine olanak veriyor.
İsrail, Hermon Dağı zirvesinin ötesinde güvenlik bölgesi içinde ve çevresinde bir dizi askeri üs kurarak Suriye topraklarında ilerlemiş bir güvenlik hattı oluşturdu. 8 Aralık 2024’ten sonra inşa edilen önemli askeri noktalar şunlardı:
Kuneytra’nın kuzeyi: İsrail ordusu bu bölgede üç ana noktada kalıcı üsler kurdu.
- Telül El-Hamra (Hadr beldesinin kuzeydoğusunda), Batı Golan köylerini birbirine bağlayan stratejik bir konumda yer alıyor. Burada zırhlı araçlar ve ağır silahlar konuşlandırıldı.
- El-Nafal Tepesi (Hadr yakınlarında), helikopter pistiyle desteklenen bir ileri üs haline getirildi.
- Cabat el-Kheshb, doğal koruma alanının batısında askeri bölgeye dönüştürüldü; yerel halkın 7.000 dönüm tarım arazisine el konuldu.
- Suriye’nin güneyi ve Cebel el-Sheikh: İsrail ordusu, Tel Ahmar Batı’daki stratejik bölgeyi kontrol altına alarak gözetleme ve operasyonlar için zırhlı araçlar konuşlandırdı.
- Hawz el-Yarmouk bölgesi: İsrail’in kontrolüne geçen bu bölgede tarım alanları tahrip edildi, su kaynakları doğrudan etkilendi.
Önce geçici denildi, sonra kalıcılaştırıldı
İsrail hükümeti, ilk açıklamalarında bu askeri harekâtı “sınırlı ve geçici bir savunma önlemi” olarak tanımladı. Ancak zamanla, stratejinin uzun vadeli ve kalıcı bir yerleşim amacı taşıdığı ortaya çıktı. İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz, orduya “Hermon Dağı’nda kış boyu kalmaya hazırlanın, belki de süresiz olarak” talimatı verdi.
Yürütülen müzakereler
Suriye geçici yönetimi için İsrail ile müzakerelere başlamak stratejik bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. İngiltere ve ABD’nin desteğiyle Colani’nin İdlib’ten Şam’a taşınması, bu süreci kaçınılmaz bir varoluşsal gerekçe olarak sundu. Askeri çöküş ve İsrail ordusunun hızlı ilerleyişi, Şam’ı müzakerelere zorladı.
Müzakereler üç ana kanalda yürütüldü:
- Bakü (Azerbaycan): Askeri gerilimi azaltma amacıyla.
- Paris (Fransa): Amerika liderliğinde daha geniş güvenlik düzenlemeleri için.
- Londra (İngiltere): İnsanî meseleler ve dolaylı iletişim yolları üzerine odaklanarak.
Görüşmelerde İsrail’i Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer, Suriye’yi ise Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani temsil etti. Üç toplantıya da ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arabulucu olarak katıldı.
Suriye’nin temel talebi, çatışmanın tırmanmasını engellemek ve İsrail müdahalelerini durdurmaktı. İsrail ise güneyde silahsızlandırılmış bir bölge kurulmasını ve stratejik tehdit oluşturan silahların kaldırılmasını istedi. Ancak müzakereler henüz somut bir sonuç vermedi. İsrail’in güney Suriye’deki temel stratejisi olan tampon bölge uygulaması ise bölgede silahsızlandırma amacıyla gün aşırı operasyonlarla sürdürülüyor.









