Mevcut bütçenin katılımcı bir yöntemle hazırlanmadığını zaten biliyoruz. Ama halktan kaçırılan teklifin alt kalemlerini inceleyebilmemiz gerekiyor. Bu bütçe ile ‘borçlanma ve faiz giderleri,’ belediyenin mali disiplinini ve geleceğe ne kadar yük bıraktığını gösterecektir
Sinan Ok
İster yerel olsun ister merkez tüm kamu idarelerinin harcadığı bütçelerin kaynağı, halkın ödediği vergiler, primler, harçlar ve diğer kamu gelirleridir. Bu nedenle söz konusu idarelerin halkın parasının kullanımıyla ilgili olarak, halkı bilgilendirmesi hem yasal hem de siyasal bir gerekliliktir.
Demokrasinin gereği olarak hesap verebilirlik ve şeffaflığı esas aldığı ifade edilen, temel yasa niteliğindeki 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda bütçelerin hazırlanması, yetkili organlarda görüşülmesi, uygulanması ve uygulama sonuçları ile raporların kamuoyuna açık ve ulaşılabilir olması mali saydamlık ilkesinin gerekleri arasında sayılmıştır. Bu ilkeler sadece TBMM komisyonlarında ve Genel Kurulu’nda görüşülen merkezi bakanlıklar ve kurumların bütçesi için geçerli değil, mahalli idareler için de geçerlidir.
Tüm büyükşehir belediyelerinin internet sitelerinde, hatta hukuksuz bir şekilde kayyım atanmış Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin sitesinde bile, belediye meclis kararlarını açıp incelediğinizde Kasım ayı kararları içerisinde bütçelere dair kararları görebilirsiniz. Mardin kayyımı 20 Kasım 2025 tarihli ve 181-182 nolu kayyım meclisi kararları ile “Mardin Büyükşehir Belediyesi 2026 Mali yılı Bütçesi, Bütçe kararnamesi ve bütçe tarife cetvelleri” ile “Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki ilçe Belediyeleri 2026 Mali yılı bütçelerinin” onaylandığını kamuoyuna internet sitesi üzerinden duyurmuştur. Yine internet sitesinden yayınlanan “2025 Yılı Mali Beklentiler Raporuna” göre hukuk dışı atanmış söz konusu kayyım rejiminin Mardinlilerin 7,5 Milyar TL’lik bütçesini harcadığını tahmin ediyoruz. Mardin kayyımı belediye için “gelirler tarifesini de” kamuoyuna internet sitesi üzerinden açıklamıştır. Mardin kayyımının bağlı olduğu yasal çerçeve Van kayyımınınkinden farklı mı?
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’ne göre Van Büyükşehir Belediyesi Bütçesi’nin 2026 yılı gelir ve gider tahminlerini içeren, gelirlerin toplanmasına ve harcamaların yapılmasına izin veren bir meclis kararı ile oluşturulması gerekiyordu. Yine bu bütçenin belediye stratejik planı ve performans programları dikkate alınarak izleyen iki yılın gelir ve gider tahminleri ile birlikte görüşülmesi gerektiği de bu yönetmelikte düzenlenmiştir. Bu bütçe, belediyenin plan ve programlarının gerekleri ile fayda ve maliyet unsurları göz önünde tutularak verimlilik, tutumluluk ilkeleri ile uluslararası standartlara uygun olarak hazırlanıp uygulanmalıydı. Sadece gelir ve gider değil bütçede “finansmanın” yani yapılacaksa borçlanmanın da gösterimini içermelidir. Ancak Van kayyımı ne 2026 için bir stratejik plan, ne 2025 yılı performans programı, ne Mali Beklentiler Raporunu ne de 2026 bütçesini kamuoyuna açıklamamıştır. Diğer kayyımların yaptığının aksine kendi atadığı meclisin kararlarını da kamuoyuna açıklamamıştır.
Van’da kayyım rejimi başka bir yasal çerçeve ile bağlı olmamasına rağmen bunların hiçbirini yapmamıştır. Van Büyükşehir Belediyesi 2026 bütçesi süreci kamuoyundan saklanmaktadır. Sadece VASKİ üzerinden 2026 yılında 767 milyon TL borçlandırma yapılacağını biliyoruz. Ama Van büyükşehir belediyesinin bütçesi kamuoyuna duyurulmadığı için kaç milyar TL ilave borçlanma olacağını bilmiyoruz. Bütçeyi kamuoyundan saklamalarının nedenleri fahiş borçlanma miktarları ve limitlerin aşılması olabileceği gibi, önceki yıllarda kamuoyuna duyurulan bütçe tahminleri ile aykırılık da olabilir. Sebep ne olursa olsun 1,3 milyon insanın beklediği belediye hizmetlerinin tümünde aksaklık yaşanırken bütçe tercihlerinin kamuoyuna duyurulmaması başlı başına bir skandaldır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2026-2028 bütçeleri için hazırladığı “Mahalli İdareler Bütçe Hazırlama Rehberi’ne” göre tüm mahalli idarelerin Ocak ayı sonuna kadar “Performans programının kamuoyuna açıklanması ve idarelerin internet sitesinde yayımlanması” gerekmektedir. Ancak bu açıklamadan önce kasım ayı içerisinde yukarıda ifade ettiğimiz meclis kararlarının alınıp kamuoyuna duyurulması gerekmektedir. Van kayyımı seçimle gelen belediye meclisini fiilen engellediği için, kendi denetimindeki meclisin kararlarını da kamuoyuna duyurmadığı için bütçe süreçlerinden kamuoyunun haberleri yoktur.
Van Büyükşehir Belediyesi Bütçesi, tüm bütçeler gibi, sadece rakamlardan ibaret teknik belgeler değildir. Bu bütçe Van’ın bugününü ve yarınını anlatan siyasal ve toplumsal bir belge olarak incelenmeyi hak etmektedir. Bu bütçeye bakarak, kimin öncelikli, kimin görünmez sayıldığını, hangi konulara öncelik verildiğini açıkça inceleyebiliriz.
Van Büyükşehir Belediyesi bütçesinde yoksullukla mücadele ve kentin sosyal adalet anlayışının ne olduğunu görebiliriz. Yoksullara, engellilere, yaşlılara ve mültecilere ve diğer gruplara ayrılan payın ranta ayrılan paya oranı kayyımın halk karşıtlığını göstermek için önemli bir ölçüt olarak ele alınabilir.
Van’da 10 yıla yaklaşan kayyım gaspı döneminde her geçen dönem ağırlaşan trafik, ulaşım, altyapı ve çevre harcamalarındaki tercihler yine kayyım politikasında ısrarın nedenlerini açığa çıkaracaktır. “Toz ve gaz bulutuna dönüşen Van’da” imar ve çevre düzeni için ne kadar bütçe ayrıldığının bilmek her Vanlının hakkıdır. Mevcut bütçenin katılımcı bir yöntemle hazırlanmadığını zaten biliyoruz. Ama halktan kaçırılan teklifin alt kalemlerini inceleyebilmemiz gerekiyor. Bu bütçe ile “borçlanma ve faiz giderleri,” belediyenin mali disiplinini ve geleceğe ne kadar yük bıraktığını gösterecektir. Er geç halkın mücadelesi ve iradesi ile son bulacak olan kayyımların kaç yıllık bir tahribat bıraktığının belgesi olarak bütçe somut bir belge olarak kamuoyuna sunulmalıdır. Bu nedenle 2026 Van Büyükşehir Belediyesi Bütçesi “kayyımların yangından mal kaçırmasının bir belgesi olarak” ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir. Tabii resmi haline ulaşabilirsek!









