Halep’e yönelik saldırılara tepki gösteren Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Eşsözcüleri, platform olarak BM’ye bir mektup gönderip uluslararası örgütlere çağrıda bulunacaklarını belirtti
Suriye Geçici Hükümetine bağlı gruplar, Halep’in Şêxmeqsud ve Eşrefiyê mahallerine dönük gerçekleştirdiği saldırılarda çok sayıda sivil yurttaşı katletti, on binlerce kişiyi de göçe zorladı. Yüzlerce kişi kaçıran hükümet güçlerinin bölgedeki baskıları da sürüyor.
Amed Kent Koruma ve Dayanışma Platformu Eşsözcüleri Yıldız Ok Orak ile Mahsum Çiya Korkmaz, saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldız Ok Orak, “Suriye’de yapılanlarla hem Türkiye’deki Kürt meselesinin çözümünü sekteye uğratmak hem de oradaki Kürt varlığını inkar etmek hedefleniyor. Suriye’de uluslararası suçlar kapsamındaki en büyük suçlar işleniyor. Hastanelere saldırılar düzenleniyor, ablukaya alınıyor. En yoğun savaşlarda bile bunlar savaş suçu olarak kabul edilirken, uluslararası örgütlerin bu kadar sessiz kalması da gerçekten de çok manidar bir durum. Bunlara da tepki göstermek gerekiyor. Bu katliamların bir an önce durdurulması gerekiyor” dedi.
‘Canice bir katliam var’
Suriye’de Kürtlere, sivil halka, çocuklara, kadınlara dönük yapılan katliamların “insanlık suçu” olduğunu vurgulayan Yıldız Ok Orak, sadece Kürtlerin değil; dünyadaki bütün insanların, sivil toplum kuruluşlarının, Birleşmiş Milletlerin (BM) buna tepki göstermesi gerektiğini kaydetti. Yıldız Ok Orak, “Ölü bir kadının cenazesi bile yüksek katlardan aşağıya atacak kadar canice bir katliam var. Bunlar asla kabul edilebilir şeyler değil. Türkiye’deki Kürtler olarak, bu katliamları asla kabul etmeyeceğiz, bu katliamları durdurmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız” diye konuştu.
BM’ye mektup gönderilecek
Katliamlara karşı platform olarak BM’ye bir mektup gönderme, uluslararası örgütlere çağrıda bulunma yönünde planları olduğunu dile getiren Yıldız Ok Orak, “Ama günlerdir zaten Türkiye’deki, dünyadaki Kürtler bu katliama tepki göstermek için sokaklarda. Bunların hepsi bir çağrı. Gözümüzün önünde bir katliam yaşanıyor ve istedikleri an durdurulabilecek bir katliam. O katliamın bir an önce durdurulması için bütün örgütlerin bu işe el atması gerekiyor” diye belirtti.
‘İç barış sadece Türkiye’de yaşayan Kürtlerle alakalı değil’
Mahsum Çiya Korkmaz, platform olarak saldırıları şiddetle kınadıklarını belirterek, Suriye’de yıllardır süregelen çok kirli bir savaşın yürütüldüğüne dikkat çekti. Mahsum Çiya Korkmaz, savaşın sonlandırılması ve kalıcı barışın sağlanması için Türkiye’ye çok önemli roller düştüğünü kaydederek, “Türkiye’nin komşusu olan Suriye’de özellikle Kürtlerin taleplerine çok sıcak bakması ve bunu desteklemesi gerektiğini savunuyoruz. Türkiye’nin Kürtlerin bütün taleplerini esas alması ve onlarla düzgün bir ilişki kurarak bu işin savunuculuğunu yapması gerekiyor. Çünkü oradaki Kürtlere yapılan her saldırı aynı zamanda Türklere de yapılan saldırıdır. Şimdi Türkiye’deki iç barışın sağlanması sadece Türkiye’nin içerisinde yaşayan Kürtlerle alakalı olan bir mesele değil; Türkiye’nin Kürtlere yönelik bakış açısını değiştirmesiyle alakalı bir şey” diye konuştu.
Kendini “insan hakkı savunucusu” olarak nitelendiren bütün kesimlerin bu saldırıya karşı sessiz kalmaması ve buna bir tepki göstermesi gerektiğini vurgulayan Mahsum Çiya Korkmaz, uluslararası güçlerin de bu zulmü yapandan taraf olmaması gerektiğinin altını çizdi. Korkmaz, “Kürtler, Dürziler ve Alevi kesimine yapılan her saldırıya karşı ortak bir konsensüsle tepki gösterilmesi gerekiyor. Yapılan bütün insanlık dışı muamelelere ilişkin bir ses çıkarılması lazım” ifadelerini kullandı.
Kaynak: MA









