Hatay’da yeniden inşa süreci, taşocakları, beton santrallerin inşa sürecine döndü
6 Şubat depremlerinin ardından Hatay, hızlandırılan inşa süreciyle birlikte taşocakları ve beton santrallarının kuşattığı bir kent görünümü aldı.
Deprem öncesinde kent genelinde 22 olan taşocağı sayısı, geçen yılın Eylül ayında 150’ye yükseldi. Bu sayı Ekim ayında 160’a çıkarken, 2025 itibarıyla 200’ü buldu. Resmi kayıtlara göre Hatay’da, mobil ve kaçak işletmeler hariç, 86 beton santralı bulunuyor. Bölge halkı, patlatmalar ve yoğun toz nedeniyle evlerinin zarar gördüğünü, sağlık sorunlarının arttığını dile getirirken; yaşam savunucuları artan faaliyetlerin iktidara yakın şirketlere rant sağlamak amacıyla yürütüldüğünü ifade ediyor.
ÇED beklemeden onaylandı
Birgün’ün haberine göre, depremlerle büyük yıkım yaşayan kentlerden Hatay’da, ÇED kararları beklenmeden onaylanan maden projeleri dikkat çekiyor. Depremin ardından kent genelinde I., II. ve V. grup madenler için “ÇED olumlu” kararı verilen 120’den fazla proje, yerleşim alanlarına, su havzalarına ve tarım arazilerine yakın bölgelerde hayata geçirildi. Söz konusu projelerin büyük bölümünün yeterli denetimden uzak şekilde yürütüldüğü belirtiliyor.
Yerleşim yerleri işgal edildi
Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, özellikle merkez ilçeler ile Altınözü ve Yayladağı’nda taşocağı ve beton santrali faaliyetlerinin yoğunlaştığını söyledi. Yapılan itirazların sonuçsuz kaldığını ve sahaların etkin biçimde denetlenmediğini vurgulayan Karasu, deprem konutları ihaleleriyle birlikte kent genelinde beton santralı sayısının hızla arttığını anlattı.
Nilgün Karasu’ya göre, TOKİ’nin aldığı karar doğrultusunda ihaleyi alan şirketlerin kendi betonunu üretmesine izin verilmesi, neredeyse her şantiye alanının yanına bir beton santralı kurulmasının önünü açtı. “Geçici” denilerek kurulan mobil santralların sayısının ise net olarak bilinmediğini belirten Karasu, koruma statüsündeki alanların da bu süreçte göz ardı edildiğini söyledi.
Altınözü Tabiat Parkı ile İskenderun’daki ormanlık alanların çalışmalara açıldığını belirten Karasu, bazı taşocaklarının köylere birkaç yüz metre mesafede faaliyet yürüttüğünü aktardı. Atik Yaylası’nda kurulan bir taşocağında yapılan patlatmalar nedeniyle kayaların köy evlerinin üzerine düştüğünü, Defne’deki Dekuk Şelalesi çevresinde ise doğal yapının bozulduğunu dile getirdi.
Binlerce hektarlık alan ihaleye çıkarıldı
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verileri de kentteki tabloyu ortaya koyuyor. Buna göre 2023 başından 2025 Aralık ayına kadar Hatay’da 23 ayrı maden ruhsat sahası ihaleye çıkarıldı. Bu sahaların 17’si, 29 farklı şirkete satıldı. İhaleye açılan ruhsat alanlarının toplam büyüklüğü 4 bin 838 hektarı, satışı yapılan alanların toplamı ise 3 bin 14 hektarı buluyor.
Çevre örgütleri ve bölge halkı, deprem sonrası “yeniden inşa” adı altında yürütülen bu sürecin Hatay’ın doğasını, tarımını ve yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip ettiğini belirterek, acil denetim ve şeffaflık çağrısı yapıyor.
HABER MERKEZİ









