Amed Barosu Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, HTŞ çetelerinin Suriye’de halklara ve kadınlara yönelik gerçekleştirdiği savaş suçlarına karşı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapacaklarını söyledi
HTŞ çetelerinin 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine başlattığı saldırılar sürerken, yüzlerce kişi katledildi, kaçırıldı, binlerce aile yerinden göçertildi. Birçok ihlalin yaşandığı bölgede uluslararası insan hakları kurumları ise sessizliğini koruyor.
Amed Barosu Suriye’de kadınlara ve halklara yönelik savaş suçu ve hak ihlallerine karşı Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM)’ye başvuru yapacak. Amed Barosu Başkan Yardımcısı Şilan Çelik, yaşanan hak ihlallerinin savaş suçu olduğunu belirterek, Suriye’de Toplumsal Sözleşme’nin hayata geçirilmemesi, karar mekanizmalarındaki tıkanıklıkların ülkedeki krizi derinleştirdiğini vurguladı.
‘Kürtleri saldırıya açık hale getiriyor’

Yapılan saldırılara karşı uluslararası başvuruların sonuçsuz kaldığını ve bu durumun cezasızlığı derinleştiğini belirten Şilan Çelik, “Daha önce Suriye’de devam eden saldırılara ilişkin birçok örgüt ve kurum tarafından hem Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne hem de birçok yere başvurular yapıldı. Ancak buradan bir sonuç alınamadı. Yıllarca bu tarz durumlardan ve başvurulardan da sonuç alınmaması aslında oradaki o cezasızlığı da gözler önüne sürdü. Özellikle Alevilere yönelik katliamlarla ilgili bir başvuru yapılmıştı. Ondan da henüz bir cevap gelmiş değil. Dediğimiz gibi bu başvuruların sonuçsuz kalması, yargının bu suçlar karşısında hiçbir şey yapmaması maalesef ki yeni yeni saldırılara da zemin yaratıyor. Genel olarak bu saldırılara baktığımızda çoğunluğunun Kürtlere yönelik olduğunu da görebiliyoruz. Aslında Suriye’de Kürtlerin bir yönetimde olmaması engellenmek isteniyor. Bu saldırıların belki temel sebeplerinden biri de olabilir. Ya da Uluslararası kamuoyunun gelişmemesi de maalesef ki Kürtleri saldırıya açık hale getiriyor” diye belirtti.
‘Savaş suçu işleniyor’
Şilan Çelik, Cenevre Sözleşmeleri’nin açık yükümlülüklerine rağmen saldırıları gerçekleştiren güçlerin cezasızlıkla hareket ettiğini ve uluslararası kamuoyunun sessizliğinin ise bu suçlara meşruiyet kazandırdığını belirterek, “Buralardaki mevcut duruma baktığımızda saldırıların büyük bir çoğunluğu zaten sivil halka yönelik gerçekleşiyor. Sivil halkın içinde de çoğunlukla kadınlar ve çocuklara yönelik gerçekleşiyor. Bu haliyle de zaten başlı başına yani soykırım düzeyine ulaşmasına gerek kalmadan da aslında insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirilebilecek birçok savaş suçu işleniyor. Burada tabii ki de savaş ortamı o çatışma halinin devam etmesi bile yine de ülkelerin ve uluslararası kamuoyunun sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Çünkü Cenevre Sözleşmeleri ve ekli protokoller bu durumlarda bile yine de o insani temel insan haklarının korunmasına dair aslında ülkelere yükümlülükler yüklüyor. Ancak Suriye hükümeti, saldırıyı gerçekleştiren guruplar, bu savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları işlemeye devam ediyor. Uluslararası kamuoyunun ve uluslararası örgütlerin burada sessiz kalması ve bu saldırılara yönelik henüz bir yaptırım uygulamamış olması bu saldırıları gerçekleştirenlere bir meşru alan da yaratıyor. Bu gruplar, bunun aslında bir cezasızlıkla sonuçlanacağına şahit oluyorlar” diye aktardı.
‘Öncelikle önleme işleminin yapılması gerekiyor’
Cezasızlık algısının kırılması gerektiğini vurgulayan Şilan Çelik, “Burada hali hazırda bir savaş suçu işlendiğinde gerekli olan o olaya anında müdahale edebilmek, onu durdurabilmek. Fakat durum bunun tersi olursa yani o anda bahsettiğimiz suçların durdurulmaması ve önlenememesi daha büyük felaketlere yol açar. Bunların önüne geçebilmek için de öncelikle bahsettiğimiz önleme işleminin yapılması gerekiyor”
Amed Barosu olarak önümüzdeki günlerde Halep’teki saldırılara, yaşanan suçlara ve hak ihlallerine karşı Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapacaklarının bilgisini paylaştı.
Haber: Pelşin Çetinkaya \ JINNEWS









