Demokratik Birlik İnisiyatifi sekretaryasından Menice Rümeysa Gülmez, Halep’teki saldırıların durdurulmasında çözümün Kürtlerin ulusal birliğini sağlaması olduğunu belirtti
HTŞ çetelerinin 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik başlattığı saldırılara karşı tepkiler büyüyor. Günler süren saldırılarda onlarca kişinin katledildiği, yüzlerce kişinin yaralandığı ve çok sayıda sivilin ise kaçırıldığı belirtilirken saldırılar sürüyor. Türkiye’nin SİHA’larla Tişrin Barajı ve çevresine yönelik saldırı gerçekleştirilmesi ise Türkiye’nin HTŞ saldırılarında oynadığı rolü gözler önüne seriyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, HTŞ’nin Şêxmeqsûd ve Eşrefiye saldırılarında en az 120 bin kişi yerinden edildi ve insan hakları örgütlerine göre 500’den fazla kişi kayıp. Kürdistan ve Türkiye kentlerinde de günlerdir saldırılara karşı tepkiler yükseliyor. Demokratik Birlik İnisiyatifi sekretaryası Menice Rümeysa Gülmez, saldırılara dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Saldırılar 100 yıllık Kürt düşmanlığının devamı’
Kürt mahallelerine yapılan saldırının sadece mahalleye yönelik olmadığını Kürtlerin varlığına yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Menice Rümeysa Gülmez, “Bu, küçük yerden başlayarak Kürtleri temizlemek istemeye yönelik bir çalışmadır. Özellikle Suriye’nin dış destekle başlatmış olduğu bu saldırı sadece Kürtleri bir mahalleden çıkarmak amacı taşımıyor. Kürtleri Rojava’da ve etrafındaki diğer bölgelerde zayıflatmak, onları oradan çıkartmaya yönelik bir saldırıdır. Dört parçaya bölünmüş Kürt halkına yönelik her zaman saldırı gerçekleştiriliyor. Zayıflatmak, bölgede etkisiz hale getirmek, özgürlüğün önüne geçmek ve Kürtlerin kendi öz yönetimini sağlayabilecek güce gelmesini önlemek amaçlanıyor. Bu saldırılar, Kürtleri zayıflatmaya ve yok etmeye yönelik kısmi soykırım saldırılarıdır. Bu saldırılar, 100 yıldan fazladır Kürtlere olan düşmanlığın devamıdır. Bu sadece oradaki yönetimin Kürtlere karşı değil, Alevilere ve diğer etnik farklılıklara, mezheplere karşı da bir saldırıdır” şeklinde konuştu.
‘Kürtler öz gücünü birleştirmeli’
Kürtlerin ulusal birliğini sağlamasının en temel çözüm yolu olduğunu dile getiren Menice Rümeysa Gülmez, 4 parçadaki Kürtlerin kendi öz gücünü birleştirmesi gerektiğini vurguladı.
Menice Rümeysa Gülmez, şunları söyledi:
“Bizim önce kendimize güvenmemiz gerekiyor. Kendi içimizdeki o birliği sağlamamız gerekiyor. Çünkü hemen düne kadar yanımızda olan bugün terk edebilir. Orta Doğu’da Kürtlerin dostu yoktur. Hiçbir farklılığın ulusal birliğin önüne geçmemesi gerekiyor. İçinde bulunduğumuz çağı ve geçmişimizi de düşünerekten, ulusal birliği sağlamak zorundayız. Sayın Öcalan’da son bir buçuk yıldaki görüşmelerde, mesajlarda birliğin olması gerektiğini söylüyor. Birliği sağlamak için de sadece siyasetin değil, her inançtan, düşünceden, ideolojiden, bölgeden Kürtlerin bunun için çaba sarf etmesi gerekiyor. Dilimize, düşüncelerimize dikkat etmeliyiz. Birbirimizi kırmak yerine, ötekileştirmek yerine birlik için söz söylememiz gerekiyor.”
‘Saldırılar süreci bozmaya yönelik’
“Barış ve Demokratik Toplum” süreci devam ederken, gerçekleşen saldırıların süreci bozmaya yönelik olduğuna dikkat çeken Menice Rümeysa Gülmez, Kürt sorunun çözümünün Ortadoğu için çözüm olduğunu belirtti.
Barış için samimi olunması gerektiğinin altını çizen Menice Rümeysa Gülmez, “Barışın olması için öncelikle barış yapacağımız insanların, ülke yönetimlerinin samimi olması gerekiyor. Bu saldırı Şam’ın verdiği bir karar değil. Dört parça Kürdistan’da yapılan saldırı hiçbir zaman sadece bir ülkenin sorunu olmadı. Çünkü Rojava’da oluşan bir güç burayı da etkileyecekti. Başur burayı etkiliyor, burası Rojhilat’ı etkileyecek. Rojhilat farklı bölgeyi etkileyecek. Dolayısıyla tam da bu korkudan dolayı, zayıflatmaya yönelik ortaklaşa yaptıkları saldırılardır bunlar” ifadelerini kullandı.
‘Yaşamın güzelliğine varmış insanlarız mücadeleden vazgeçmeyeceğiz’
Menice Rümeysa Gülmez, son olarak Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak saldırılara karşı ve barışın inşası için sorumluluk alacaklarını dile getirerek şunları söyledi: “Biz Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak bütün Kürtlerin bir arada kendilerini savunabilmesi, temsil edebilmesi için nasıl adımlar atmamız, nasıl projeler üretmemiz gerekiyorsa bunun için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Kürt siyasi partilerin, Kürt cemaatlerin, Kürdistan’daki bütün sanatçıların yani hangi görevi yaparsa yapsın, bu konuda elini taşın altına koyması ve demokratik bir birliğin oluşması için çaba sarf etmesi gerekiyor. Biz de Demokratik Birlik İnisiyatifi olarak bunun için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Biz Kürtler olarak hep birlikte yaşadık, yaşamın güzelliğine varmış insanlarız. Dolayısıyla inancımız ne olursa olsun, düşüncemiz ne olursa olsun, biz Kürdistan topraklarında birlikte kardeşçe yaşamanın mücadelesinden asla vazgeçmemeliyiz. Bunun için çaba sarf etmeli, bunun için elimizden geleni yapmalıyız.”
Kaynak: JINNEWS









