• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Mart 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Volkan Yaraşır

Korku ve konfor çağında emperyalist saldırı

19 Ocak 2026 Pazartesi - 23:00
Kategori: Volkan Yaraşır, Yazarlar

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırısı ve ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi bir dönemin sonu ve yeni bir tarihsel momente geçişin sembolüdür. Somut olarak II. Paylaşım Savaşı sonrası oluşmuş tüm burjuva hukuku ve düzenine ilişkin kurum, kuruluş ve parametreler ortadan kalmış durumda. Aslında bu sürecin kökleri Büyük Çöküşe, Yugoslavya’nın emperyalist parçalanışına, Irak ve 11 Eylül sonrası Afganistan işgaline dayanıyor. Fakat içine girdiğimiz süreç bütün bu adımlardan öte yeni bir zemini ve çıplak bir dünya düzensizliğini gösteriyor.

Emperyalist asalaklığın ve agresyonun en üst noktasına ulaştık. Çıplak bir uygarlık kriziyle karşı karşıyayız. Bir tarafta zenginler ve robotlar, diğer tarafta çöp nüfus olarak yoksullar, fakirler ve işçi sınıfı var. Burjuvazi alt sınıflardan açıkça nefret ediyor. Burjuvazi için onlar insan ve canlı kategorisinin dışında yer alan ve çalışmakla mükellef yaratıklar. Modern biyolojik ırkçılığın pratik yansımaları yerkürenin her alanında görülüyor. Dünyanın yoksulları, artık nüfus olarak algılanıyor ve ona göre muamele görüyor.

Filistin soykırımının büyük bir soğukkanlılıkla izlenmesi ve açık destek verilmesi, Sudan’da katliamların yok sayılması boşuna değil. Kapitalizmin tarihinin en yıkıcı dönemine giriyoruz. Son yarım yüzyılda neoliberal kapitalizmin yarattığı sosyo-ekonomik yapı, çürüme ve asalaklaşmanın kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz.

Sömürgeci kibir ve güç arzusu

Yeni gerçekliği yeni dünya düzensizliği ve sürekli savaş hali üzerinden okuyabiliriz. Emperyalist kapitalist sistemin en karakteristik özelliklerinden biri emperyal özneler arası güç dağılımındaki değişimdir. Kapitalizmin doğasında olan eşitsiz birleşik gelişim yasasının bir yansıması olan bu durum somut olarak Çin- ABD gerilimi olarak kendini dışavuruyor. Ve bir dünya savaşının aktüelleşmesinin önünü açıyor. Sürekli savaş hali bir anlamda III. Dünya savaşının başlangıcı işaret ediyor.

ABD emperyalizmi hegemonyasının aşınmasına bağlı olarak yeni bir dünya düzeni kurma kapasitesini yitirmiş durumda. Dünyanın en borçlu ülkesi olması, doların senyoraj hakkında yaşanan gerileme ve farklı fazlarla devam eden kapitalizmin organik krizinin yarattığı yıkıcı sorunlar agresyon politikalarını tetikliyor.

Kâr oranlarında düşüş eğiliminin restorasyon çabaları savaşları, yağma ve talanı koşulluyor. Finans kapital kâr açlığını klasik kolonizasyon politikalarını devreye sokarak ve yeni protektoralar yaratarak gidermeğe çalışıyor. ABD emperyalizmi yeni teknolojik gelişmelerle yetkinleşen bir savaş makinasına dönüşmüş durumda. Kendisinden sonra gelen 20 ülkenin toplam askeri gücüne sahip ve tam anlamıyla modern zamanların talancısı ve yağmacısı olarak hareket ediyor. Bir savaş ağası olduğunu dünyaya gösteriyor.

ABD Başkanı Trump, emperyalist arzularını büyük bir pervasızlıkla dile getiriyor. Burjuva kibrinin en açık ifadesi olan sözler aslında emperyalizm özü ve ruhunu çıplak bir şekilde dışa vuruyor. Karşımızda genelde düşünüldüğü gibi psikopatolojik bir vaka yok, aynen Hitler gibi finans kapitalin, mali sermayenin gerçek temsilcisi, onları en iyi anlayan ve en iyi temsil eden bir kimlik bulunuyor. Tıpkı Afrika kıtasında İngiliz sömürgeciliğini yayan, kıtanın kaynaklarını talan ve yağma eden C. Rhodes ya da beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ve sömürgeciliği medeniyet götürme diye tanımlayan W. Churchill gibi…

Korku ve konfor dünyası ve apolitizasyonun tasasızlığı

Yeni kapitalizm ya da neoliberalizm çürümüş bir toplum ve yeni bir efendi köle diyalektiği yarattı. Yabancılaşma ve şeyleşmenin derinleşmesini gösteren bu süreçte herkesin bir konfor alanı var ve bir nevi güvenlik hissi, güvenlik illüzyonu içinde yaşıyor. Neo- liberal birey kölelik zincirinin sesini duymuyor, hatta zincirin varlığından hoşlanıyor. Bir nevi köleleşmeyi arzuluyor. Yeni kapitalist devlet de jel özelliğiyle bu duyguyu o bireye veriyor.  İktidar ve tahakküm ilişkisini bunun üzerinden inşa ediyor ve yeniden üretiyor. Şiddetin rafine kullanılması, finans kapital devlet ilişkisine dokunulmadığı noktada yaratılan güvenlik duygusu ve tüketme özgürlüğü ve sürekli haz inşası tahakkümün ve iktidarın içleştirilmesine, E. La Boetie’nin ifadesiyle bir nevi kölelik arzuna yol açıyor.

Apolitizasyon bütün bu sürecin işlemesinde tutkal işlevi görüyor. Özellikle ikinci beden haline gelmiş akıllı telefonlar ve sosyal medya apolitizasyonun her saniyede yeniden üretilmesini ve inşasını sağlıyor. Bireyin ruhunu ve ontolojisini tahrip ediyor. İşte bu birey Gazze’de yaşanan soykırımı normalleştirirken, Sudan’da yaşananlar haber konusu bile olmuyor.

Apolitik bireyin en büyük meziyeti dünyanın merkezinde kendini görmesidir. Bu bencilik narsisizmle besleniyor. Konfor alanını kaybetmemek için hiçbir şeyi görmüyor ve hissetmiyor. Aslında bütün bunlar bilinçli bir tercih ve çaresizliğin ifadesi…

Venezuela ablukası ve saldırısı bu manada son derece önemli bir gelişme. Bir ülkenin devlet başkanı ve eşi kaçırılıyor  (büyük olasılıkla Bolivarcı bürokrasiden destek ve istihbarat alınarak) ve ülkenin temel kaynaklarına başta petrole el konulacağı söyleniyor. Ardından Trump kendini kral ilan ediyor. Ama Venezuela’daki öğretmen aynı sabah hiçbir şey yokmuş gibi okuluna gidiyor, ders yapıyor, market çalışanı marketi açıyor. Çocuklar okula gönderiliyor. Günlük hayat bütün rutiniyle sürmeye devam ediyor. Gazze’de soykırım yaşanırken dünyanın başka coğrafyalarda bunların yeniden yeniden tekrarlanması gibi.

Gerçek manada korkulması gereken şey bu durum ve haldir. Kısaca yeni ruh, yeni düzen ve yeni bir insanla karşı karşıyayız. Korku ve konforun, çaresizlik ve bencillik dünyasının yarattığı yeni gerçeklikle…

Bütün tartışmalar ve değerlendirmelerde gözden kaçan şey bu yeni sosyoloji ve insanlık durumudur.

Ne yapmalı ve nasıl yapmalı?

En başta bu yeni gerçekliği görmek, bu konfor ve korku dünyasının da dışında bırakılmış; atık ya da çöp nüfus kabul edilen, hiçbir güvenlik ve güvence olanağı olmayan yığınlarla yani yoksullarla, fakirlerle ve işçi sınıfıyla ontolojik ve stratejik bir ilişki kurulmalı, burada biriken korkunç öfkenin parçası olunmalıdır. Bu süreç küresel düzeyde sınıfsal antagonizmayı şiddetlendirmektedir. Sınıfsal öfke tüm kıtaları saran bir dip akıntısı haline gelmiştir.

Neoliberal kapitalizmin yarattığı bu katastrofik dünyaya karşılık antagonist çelişkinin küresel düzeyde şiddetlendiği, çelişkilerin aynılaştığı ve paralelleştiği, düğümlendiği ve iç içe geçtiği bir yüksek konjonktürün içindeyiz.

Anti- emperyalist, anti- kapitalist, anti-faşist mücadelenin iç içe geçtiği bir konjonktürün içindeyiz.  Bu mücadelenin söylemden öte vücut bulması ancak başta işçi sınıfı olmak üzere alt sınıfların örgütlenmesi ve ayağa kalmasıyla mümkündür. Çünkü bu birleşik mücadelenin gerçek ve sahici öznesi, sahte güvenlik ve görece konfora da sahip olmayan alt sınıflardır. Özgürlük, eşitlik, adalet, kardeşlik, dayanışma ve onurun yeniden mayalanması alt sınıfların içinde olacaktır. Örümcek ağı gibi organik ve yaşamsal bir biçimde örgütlenmeliyiz.

Kapitalizmin küresel bir sistem olması, interkonnekte yapısı, entegrasyon düzeyi, küresel emek, değer ve meta zincirinin oluşumu zincirleme reaksiyonların nesnel zeminlerini de yarattı. Bu, devrimin senkronunu doğurduğu gibi dünya devriminin olanaklarını da ortaya çıkarmaktadır. Bir anlamda en zayıf halka, çoklu zayıf halka, dünya devriminin senkronu gibi…

Zemberek herhangi bir coğrafyada boşalabilir… Küçük bir dalga küresel bir kasırgaya yol açabilir. Hindistan’dan Çin’e; Arjantin’den Türkiye’ye; Venezüella’dan tüm kıtaya…

Kelebeğin kanat çırpışı içinde olmalıyız. Yoksulların, fakirlerin ve işçi sınıfın yüreklerinin acıdığı yerlere dokunmalıyız. Önce Engels, sonra Rosa’nın dediği gibi ya sosyalizm ya barbarlık!

Sınıf ve ezilenler omuzdaşlarına, yoldaşlarına kulak verecektir.  Örgütlü halkı hiçbir güç yenemez.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Rojava’da evrensel hukukun sınırı: Hukuk mu, çıkar mı?

Sonraki Haber

DSG’den direniş çağrısı: Birleşin, işgalcilerin sınırlarını yıkın, direniş mücadelesine katılın

Sonraki Haber

DSG'den direniş çağrısı: Birleşin, işgalcilerin sınırlarını yıkın, direniş mücadelesine katılın

SON HABERLER

Bitmeyen göç: İnsan evini terk ettiğinde ruhunun bir kısmı orada kalıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

İran komşu ülkelere saldırıları şartlı olarak durduruyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Hewlêr’deki saldırının görüntüleri

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Kobanê’de 3 kişi kaçırıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

KCK: Bu 8 Mart’ın amacı Rêber Apo’nun özgürlüğü olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

24’üncü Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılım çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

‘Bir partinin fiilen kapanmayla yüz yüze bırakılmış olması en büyük hukuksuzluktur’

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mart 2026

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır