Birçok kentte Rojava direnişine destek eylemler düzenlendi. Eylemlerde ‘Bijî berxwedana Rojava’ sloganları atıldı
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırıları karşı birçok kentte protesto edildi.
Çewlîg
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Kanîreş (Karlıova) İlçe Örgütü, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı yürüyüş gerçekleştirdi. İlçe binası önünden Dörtyol mevkiine yapılan yürüyüşe çok sayıda kişi katıldı. Yürüyüşte sık sık “Rojava, Rojhilate Kürdistan yek welate”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından konuşan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kanîreş İlçe Eşbaşkanı Özkan Bingöl, Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğunu ifade etti.
Amed
Demokratik Kurumlar Platformu, Rojava’ya dönük saldırılara karşı Amed’in Hêne (Hani) ilçesinde açıklama yaptı. Parti binası önünde gerçekleştirilen açıklamada, “Rojava’ya ses ver” pankartı taşındı. Açıklamayı okuyan DEM Parti İlçe Eşbaşkanı Çetin Aslan, Rojava’ya karşı saldırıların bir insanlık suçu olduğu vurgulayarak, saldırıların derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Daha sonra konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DAİŞ’in 2014 yılındaki saldırılarının HTŞ eliyle Kürtlerin hafızasında canlandırılmak istendiğini belirtti. Türkoğlu, “Ama anlamadıkları tek bir şey var. Kürt halkı da, Kürt kadınlar da direnir, biat etmez. Asla ama asla Rojava’yı teslim alamayacaklar. Çünkü Rojava Kürt halkının geçmişten bu güne getirmiş olduğu kazanımdır. Çünkü Rojava Kürt halkının hafızası, tarihi ve geleceğidir. Rojava, Ortadoğu coğrafyasında Kürtlerin onurlu bir şekilde yaşamasını modelidir. Çünkü Rojava kadınların eşit ve özgür yaşayabileceği bir yaşamın kendisidir. İşte korkunun kaynağı budur. Çünkü onlar ulus devlet aklıyla Kürtleri inkar ederek bir yüzyıl daha teslim almak istiyorlar. Ama unuttukları; Kürtler eski Kürtler değil. O yüzden her gün mücadelemizi yükseltiyoruz. Bakûr, Başûr, Rojava ve Rojhilat… Dört bir yerden kadınlar, Kürtler isyan ediyor. Bu yüzyılda eşit ve özgür yaşamak için hep birlikte mücadelemizi her yerde yükseltiyoruz” diye belirtti.
Amed / Sûr
Amed’in Sûr ilçesine bağlı Carixli Mahallesi’nde bir araya gelen Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri, HTŞ-DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter güçlerin Rojava’ya yönelik saldırılarına tepki amacıyla ses çıkarma eylemi ve yürüyüş yaptı.
Mahallede yapılan yürüyüşte “Bijî berxwedana Rojava” ve “Bijî berxwedana Kobanê” sloganları atıldı. Yakılan ateş başına geçen kitle, dakikalarca sloganlar attıktan sonra sokak aralarına geçerek ses çıkarma eylemi yaptı. Kitleye yurttaşlar da evlerinden ses çıkararak destek verdi.
‘Korkuları jin, jiyan, azadî felsefesi’
Amerikalı bir tüccarın Ortadoğu’da yeni bir dizayn projesiyle koşturduğunu söylediğini Halide Türkoğlu, “Siz Kürtleri inkar ederek mi barış getireceksiniz?” diye sordu. Var olan aklın kaosu derinleştirmekten başka şey olmadığının altını çizen Halide Türkoğlu, “HTŞ Rojava’ya saldırırken aslında Rojava’nın kimliğine, ruhuna saldırıyor ve bunu inşa eden Kürtleri hedef alarak yapıyorlar. O yüzden başta Kürt kadınlar olmak üzere Kürtlere yönelik bir soykırım politikası aslında devreye girmiştir. Bu soykırımı yapan HTŞ geçmişin IŞİD zihniyetidir. Bugün saldırılarda Kürt kadınlar binalardan atılıyorsa, bedenlerine işkence ediliyorsa, saçlarını ellerine alıp, ‘arkadaşıma hediye olarak götürüyorum’ diyen bir cihadist akıl varsa karşısında her zaman sesimizi yükselteceğiz. Çünkü buna karşı felsefemiz ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesidir. Korku buradadır. Kürtlerin yaşamını bu şekilde inşa etmelerinden korkmaktadırlar” ifadelerini kullandı.
Devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkati çeken Halide Türkoğlu, Türkiye’nin HTŞ’ye desteğine tepki göstererek, ekledi: “Bir yandan, ‘barış konuşuyorum’ diyor diğer yandan teslimiyeti dayatmaya çalışıyor. Ne Rojava’da ne Türkiye’de Kürtler, kadınlar ve gençler asla biat etmeyecekler. Buradan herkese sesleniyoruz; Bugün Rojava’da ortaya konulan direniş hepimizin direnişidir, geleceğimizin direnişidir. Ortadoğu’da Kürtlerin nasıl yaşayacağına dair karar verilen bir direniştir. Bu direnişi asla ve asla teslim etmeyeceğiz. Bu direnişi büyüteceğiz. Eğer Rojava’da insanlık dışı politikalar geliştiriliyorsa işte insanlığa dair işlenen suçlara karşı herkesin seferber olması lazım. 7/24 ayakta olmamız lazım, alanlarda en temel haklarımızı savunmak zorundayız.”
Mitinge Çağrı
“Önderliğin özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür” şiarıyla 25 Ocak’ta gerçekleştirilecek “Umut ve Özgürlük” mitingine katılım çağrısında bulunan Halide Türkoğlu, “Eğer bir barıştan bahsediyorsak, onurlu bir kimlik hakkının olmasını istiyorsak her gün alanlarda bu mücadeleyi yükseltmek zorundayız. O nedenle gelin İstasyon Meydanı’nda mesajlarımızı birlikte verelim. Tüm dünyaya Rojava’ya dair Kürtlerin kırmızıçizgisini gösterelim” dedi.
YPJ’li bir kadın savaşçının saçının kesilmesini hatırlatan Halide Türkoğlu, konuşmasının sonunda “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla saçlarını ördü.
Amed Sağlık Platformu, yaşam hakkını savunmak için Selahaddin Eyyübî Devlet Hastanesi’nde Rojava’da yaşanan katliama karşı nöbet eylemi gerçekleştirdi. Nöbette “Rojava’da yaşanan katliama karşı yaşam hakkı nöbetindeyiz!” pankartı ile “Rojava’ya yönelik saldırılara karşı sessiz kalmıyoruz”, “Savaş bir halk sağlığı sorunu tedavi Barış’tır”, “Ma mergî xişnerîl”, “Li Rojavaye mırın hebe, li Amed’de jiyan nabe” dövizler taşınırken, “Biji berwedana Rojava”, “Bijî berxwedana gelê Kurd” sloganları atıldı.
‘Haklar güvence altın alınsın’
Açıklamayı okuyan Sağlık platformu adına Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHU-DER) Amed Şube Başkanı Mehmet Zeydin Duran, Rojava’da yaşananların açık biçimde savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamında olduğunu ifade etti.
Savaşın halk sağlığı sorunu olduğunu dile getiren Mehmet Zeydin Duran, şöyle belirtti:
“Rojava’ya yönelik, sivilleri hedef alan tüm askeri saldırılar derhal durdurulmalıdır. Sağlık kurumları, sağlık emekçileri ile su ve enerji altyapısı uluslararası hukuk gereği korunmalıdır. Zorla göç ettirme ve demografik müdahale politikalarına son verilmelidir. Bağımsız uluslararası heyetler bölgede yaşanan ihlalleri yerinde incelemeli, savaş suçları etkin biçimde soruşturulmalıdır. Rojava halklarının yerel, demokratik ve katılımcı yönetişim hakkı; başta sağlık hakkı olmak üzere tüm temel insan hakları güvence altına alınmalıdır.”
Erdexan
Erdexan’da (Ardahan) çok sayıda kişi DEM Parti il binası önünde bir araya gelerek, basın açıklaması yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada, “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür, teslim alınamaz” pankartı açılarak, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atıldı.
Basın metnini DEM Parti Erdexan İl Eşbaşkanı Engin Çelik okudu.
Açıklamada, şunlar belirtildi:
“Rojava ve Şengal’de, Filistin’de, Lübnan’da ve diğer bölgelerde korkunç katliamlar karşısında bizlerin birbirimize eşitlik ilkeleri çerçevesinde kardeşlik davranışının büyümesine ihtiyaç var. Bu birliktelik hakkın, hukukun, dilin, kültürün tanınarak olması gerekir. Sözümüzü hem tehditlere hem de sesimizi kısarak baskı oluşturan tüm yöntemlere rağmen dile getirmekten çekinmeyeceğiz” denildi.
Wan
Wan’da Demokratik Kurumlar Platform (DEKUP) öncülüğünde HTŞ çetelerinin Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı yürüyüş gerçekleştirilmek istendi. Ancak polisler, kitleyi ablukayı alarak izin vermedi. Bunun üzerine kitle ablukayı direniş alanına çevirdi.
Kadınlar saçlarını ördü
“Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” yazılı pankartın açıldığı eylemde, “Bîjî berxeedana Rojava”, “Bîjî Serok Apo” sloganları atıldı. Sloganlar eşliğinde ablukada direnen kitledeki kadınlar, saçlarını örerek, HTŞ çetelerinin YPJ’li bir kadının saç örüğü üzerinden yaptığı işkenceyi protesto etti.
Demokratik kitle örgütlerinden siyasetçilere, Barış Anneleri Meclisi üyelerinden Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistlerine yüzlerce insanın katıldığı eylemde, kitle Rojava marşını ve direniş türkülerini okuyarak, saldırıları protesto etti.
Öte yandan Sanat Sokağı’ndan yürüyüş gerçekleştiren farklı bir kitle “Bîjî berxeedana Rojava” sloganları eşliğinde AVM önüne geldi. Kitlenin gelmesiyle alanda basın açıklaması yapıldı.
‘Kürt halkına ihanet etmeyin’
DEM Parti Wan Milletvekili Mahmut Dindar, “Yüz yıldır Kürt halkı üzerinde katliam gerçekleşiyor. Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana Kürt halkı direniyor. Bizim tek amacımız bu topraklara kalıcı bir barışı getirmek, ortak, eşit bir yaşam inşa etmektir. Ama görüyoruz ki biz barış talebini dile getirdikçe katlediliyoruz. Bir an önce zindan kapıları açılmalı, saldırılar son bulmalı ve kalıcı barışın sağlanması için adımlar atılmalı. DAİŞ çetelerine destek vermeyin. Kürt halkına ihanet etmeyin. Bu tarihsel bir hatadır. Rojava’da bize düşmanlık etmeyin. Bu saldırılara karşı dört parça Kürdistan’da direnmeye devam edeceğiz. Gün birlik ve kardeşlik günüdür. Bu hukuksuzluğu asla kabul etmeyeceğiz” dedi.
Açıklama, “Bîjî berxwedana Rojava” sloganı eşliğinde son buldu.
Agirî
Agirî’nin (Ağrı) Giyadîn (Diyadin) ilçesinde yürüyüş yapmak isteyen kitleye polis izin vermedi. Engellemenin ardından yapılan açıklamayı okuyan DEM Parti Milletvekili Heval Bozdağ, Rojava’ya yönelik saldırıların bölge halklarının ortak yaşamını hedef aldığını belirterek, “Rojava halkı yalnız değildir. Halkları Rojava’ya sahip çıkmaya, barış ve demokratik çözüm için ses yükseltmeye çağırıyoruz” diye belirtti.
Mûş
Mûş’ta Demokratik Kurumlar Platformu, Rojava’ya dönük gerçekleştirilen saldırılara karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. İstasyon Caddesi’nin girişinde bir araya gelen çok sayıda kişi, alkış ve sloganlarla caddedeki kavşağa yürüdü.
“Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz” pankartının taşındığı yürüyüşte, sık sık “Rojava rumete rumeta gele Kurde” ve “YPG halktır halk burada” sloganları atıldı.
Yürüyen kitleye, çevredeki yurttaşlar da zafer işareti ve alkışlarla destek verdi. Yürüyüşün ardından konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş İl Eşbaşkanı Çiçek Tutuş, Rojava’ya yönelik saldırıların bölgesel barışı tümden tehdit ettiğini belirterek, saldırıların bir an önce durdurulması çağrısında bulundu.
Ardından konuşan DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, “Rojava’da saldırılar başladığından bu yana Kürt halkı ve demokrasi mücadelesi verenlere dönük saldırılar başladı. Biz bu saldırılara karşı barışı ve özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Adana
Adana Demokratik Kurumlar Platformu çağrısıyla Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı 19 Mayıs Mahallesi’nde bir araya gelen çok sayıda kişi, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarını protesto etti. Polis ablukası ve engellemelere rağmen kitle, “Rojava xeta me ye sor e!” pankartını açarak, “Kürt halkı susmadı Rojava’ya sahip çıktı”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Rojava IŞİD’e mezar olacak” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganlarını attı.
Polis, zırhlı araçlar ve yüzlerce çevik kuvvet polisiyle abluka altına aldığı mahallede kitle açıklama yaptı. 9 Mayıs Mahallesi Muhtarlığı önünde kitleyle birlikte açıklama yapan DEM Parti Yüreğir İlçe Yöneticisi Bayram Altındemir, Rojava’da yaşanan katliamları lanetleyerek, Kürt halkının özgür ve onurlu yaşam mücadelesinin meşru olduğunu vurguladı. Altındemir, Rojava’daki katliamların durdurulması çağrısı yaptı.
Açıklama sonrası kitle dağıldı.
Mersin / Tarsus
Tarsus’ta yüzlerce kişi DEM Parti Tarsus İlçe Örgütü önünde bir araya geldi. “Rojava yalnız değildir. Rojava’yı savunmak insanlığı savunmaktır. Rojava kırmızı çizgimizdir” pankartının açıldığı eylemde konuşan Tarsus İlçe Eşbaşkanı Hatice Kanat, Rojava’ya yönelik her saldırının orayla sınırlı olmadığını, saldırıların Amed’e ve Tarsus’a yönelmiş sayılması gerektiğini belirtti. Hatice Kanat, “Rojava’da Colani ve onun karanlık Kürt düşmanı zihniyetini istemiyoruz. Biz Kürtler nerede olursa olsun demokrasi, hukuk ve adalet talep ediyoruz” diye konuştu.
DEM Parti Tarsus İlçe Eşbaşkanı Kadri Ezer ise ablukaya tepki göstererek saldırılar durana kadar sokakta olacaklarını belirtti.
Açıklama, “Rojava’da direnen kadınlara bin selam” sloganları ile sona erdi.
Mersin / Akdeniz
Mersin’in Akdeniz’in Çilek Mahallesi’nde, DEM Parti Çilek Temsilciliği önünde açıklama yapıldı. “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî berxwedana QSD”, “Jîn, jiyan, azadî”, “Rojava IŞİD’e mezar olacak”, “Selam selam Rojava’ya bin selam” sloganları atıldı. Burada konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, Rojava direnişini seferberlik ruhuyla sahipleneceklerini belirterek, her gün alanlarda olacaklarını belirterek, “Barikatlarınız, engellemeleriniz bizim Rojava halkıyla dayanışmamıza engel olamayacak. Bugün sokaktayız, yarın da sokakta olmaya devam edeceğiz. İki gündür sosyal medyada görüyoruz, barbar IŞİD çeteleri Rojava’da Kürtlerin mezarlarını tahrip ediyor, kadınların saçlarını kestiği görüntüleri paylaşıyor. Biz buradan diyoruz ki: Kadınların saçlarının örgüsü sizin korkulu rüyalarınız olacak. Şehitlerimizin mezarı sizlerin kabusu olmaya devam edecek. IŞİD çeteleri Rojava’yı terk edene, Kürt halkı statüsünü elde edene kadar mücadelemiz devam edecek” ifadelerini kullandı.
Mersin / Toroslar
Toroslar ilçesine bağlı Demirtaş Mahallesi’nde de çok sayıda yurttaş bir araya geldi. Ancak polis, toplanan kitleyi ablukaya aldı. Kitle, ablukaya rağmen sık sık “Bijî berxwedana Rojava”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî Serok Apo” sloganları attı. Burada konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan, “Rojava’da Kürt halkı soykırım altındayken, televizyonlarda kendini gazeteci olarak tanımlayan ve Kürtlere karşı kara propaganda yaparak HTŞ çetelerinin ilerleyişini zafer naralarıyla sunanlara sesleniyorum; siz hiçbir zaman bu ülkede gazeteci, aydın olamazsınız. Onun ötesinde insan da olamazsınız. Kürtlerin güçlü bir hafızası var, bunu unutmayacaktır. Rojava’daki soykırıma karşı her zaman dayanışmak için tepkilerimizi dile getireceğiz” diye konuştu.
Görevden alınan Akdeniz Belediye Eş Başkanı Nuriye Arslan ise 6 Ocak’tan bu yana Kürtlere karşı bir soykırım uygulandığını ifade etti. Bunu yapan zihniyetin Hz. Hüseyin’i katleden zihniyet olduğunu ve bunların Müslümanlıkla hiçbir alakalarının bulunmadığını dile getiren Nuriye Arslan, “Hiçbir dinde ve ahlakta yaşamını yitiren bir kadını apartmandan atmak yoktur. Ama onlar ‘Allahu ekber’ diyerek bunu yapıyorlar. Hangi ayette vardır? Bunu yaparken ne kadar zayıf ve aciz olduğunuzu gösteriyorsunuz. Bu fotoğraf sizin başarınız değil, zayıflığınızı gösteriyor. Savaşın bir ahlakı vardır. Rojava’ya karşı soykırım tehdidi bitmeden biz her zaman alanlarda olacağız” şeklinde konuştu.
Barış Annesi Ayşe İnan da, kitleyi ablukaya alan polislere seslenerek, “Siz de anne ve çocuk sahibisiniz. Bunu sizin çocuklarınıza yapsalar ne yapardınız?” dedi. Ayşe İnan, IŞİD ve çetelerin bugün Rojava’ya nasıl bela olduysa, yarın bu ülkeye de bela olacağını söyledi.
Mêrdîn
Rojava’ya saldırılar Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin), Kerboran ve (Dargeçit) ve Dêrik (Derik) ilçelerinde protesto edildi. Nisêbîn ilçesinde akşam saatlerinde Demokratik Kurumlar Platformu’nun çağrısı ile bir araya gelen yüzlerce yurttaş, oluşturdukları araç konvoyuyla korna çalarak saldırıları protesto etti. “Bijî berxwedana Rojava” sloganı eşliğinde ilçe girişinde başlayan konvoy, ilçenin tüm sokaklarında atılan turla devam etti. Konvoy ile birlikte evlerinde bulunan yurttaşlar da tencere ve tavalarla vurarak, eylemi destekledi.
Nisêbîn sokaklarında protesto eylemine katılan yaşlı bir kadın “Bacaklarım sağlam olsaydı Rojava’ya gidip destek verecektim. Sonuna kadar Rojava’ya sahip çıkacağız” dedi.

Kerboran (Dargeçit) ilçesinde onlarca araçtan oluşan bir konvoy oluşturan yurttaşlar, ilçe sokaklarında, saldırıları protesto etti. Eylemi esnasında sık sık “Bijî berxwedana Rojava” sloganları atan yurttaşları kent sakinleri camlara çıkarak zafer işaretleri ve sloganlar ile destekledi.
Dêrîk ilçesinde de sokağa çıkan gençler havai fişekler eşliğinde “Bijî berxwedana Rojava” sloganı eşliğinde saldırıları protesto etti.
Kaynak: JINNEWS / MA









