• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Bu halkı durdurmak mümkün değildir

23 Ocak 2026 Cuma - 10:11
Kategori: Manşet, Ortadoğu

Yeni Özgür Politika’nın yazarı Fuat Ali Rıza, ‘Kim ne kadar saldırırsa saldırsın böyle bir halkı durdurmak, sindirmek, teslim almak, köleleştirmek ve yok etmek artık mümkün değildir. Kürtler adeta yeni bir ulusal dirilişi, birliği ve gelişmeyi yaşamaktadır’ dedi

Yeni Özgür Politika’nın yazarı Fuat Ali Rıza Rojava’ya yönelik saldırılara ve ortaya konan direnişe ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Fuat Ali Rıza’nın yazısı şöyle: “Şimdi daha net anlaşılıyor ki, Colani çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik 6 Ocak günü başlattığı gerici saldırının iki temel hedefi vardır: Kürtler ve demokrasi! Bu saldırı ile Suriye’de yeni bir Kürt katliamı ve soykırımı süreci başlatılmış; BAAS, DAİŞ ve SMO gericiliğine karşı Kürtler öncülüğünde gelişen Demokratik Suriye’nin önü kesilip, böyle bir Suriye’nin yaratılması engellenmek istenmiştir. Elbette bu, aynı zamanda Demokratik Türkiye ve Demokratik Ortadoğu’nun da engellenmek istenmesi demektir. Kuşkusuz Kürt ve demokrasi karşıtlığı, aynı zamanda kadın, halk, emekçi ve özgürlük karşıtlığı anlamına da gelmektedir.

6 Ocak’ta Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den başlayan bu gerici ve soykırımcı saldırı, kesintisiz ilerleyerek tüm Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ni hedeflemiş, bugün gelip Hesekê ve Kobanê sınırına dayanmıştır. El Kaide, DAİŞ ve SMO çeteleri ile TC Devleti tarafından tam bir kuşatmaya alınan DAİŞ’e karşı kutsal savaşın muzaffer kenti Kobanê’den iki gündür hiç bilgi alınamamaktadır. Faşist çeteler, Fırat’ın doğusunda girdikleri kent ve kasabalarda özgürlük adına ne varsa yok etmekte, DAİŞ’e karşı mücadelenin kahraman şehitlerinin kabirlerini parçalamakta, her alanda tam bir katliam ve yıkım uygulamaktadır. Elbirliği ile Kobanê’den başlayan DAİŞ yenilgisinin intikamını almaya çalışmaktadırlar.

Geçen hafta yazdıklarımızı özetle tekrarlarsak, Şam’da kurulan “Suriye Geçiş Hükümeti” adıyla yürütülen saldırıları, tüm kamuoyu tarafından çok iyi tanınan El Kaide, DAİŞ ve “Müslüman Kardeşler” örgütleri birlikte yürütmektedirler. Temelleri Sovyetler Birliği’ne karşı mücadele sürecinde atılan ve sözde birbirine karşı olan bu üç akım, bugün Colani Yönetimi altında birleştirilmiş durumdadır. Söz konusu saldırıların teşvikçisi, planlayanı ve gizli komutanı Türkiye’deki AKP Yönetimidir. Saldırılara kapı açan ve gizliden destek verenler ise ABD, Fransa ve İsrail hükümetleridir. Yeni yılın ilk günlerinde Paris’te ve ABD desteği ile yapılan İsrail-Şam Yönetimi anlaşması ile söz konusu Kürt ve demokrasi karşıtı saldırının önü açılmıştır. Anlaşmanın içinde Türkiye’nin hangi oranda yer aldığı henüz tam belli değildir. Fakat söz konusu anlaşma ile Kürtlere dönük katliam ve soykırımın önünün açıldığını gören AKP-MHP Yönetimi, kendi Kürt düşmanı anlayış ve siyasetleri için bu durumu fırsat bilerek hemen faşist çeteleri harekete geçirmişlerdir.

İsrail-Şam (dolayısıyla Türkiye) anlaşmasının ve bu temelde gelişen saldırıların Kürtler açısından yeni bir Lozan Antlaşması’na benzediği ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ifade ettiği gibi İkinci 15 Şubat Komplosu olduğu açıktır. Kapitalist modernite sisteminin elbirliği ederek gerçekleştirdiği 15 Şubat 1999 komplosunun 27’nci yıl dönümü yaşanırken, aynı sistemin kararı temelinde ve çeteleri eliyle Kürtlerin yeni bir komplocu saldırıya maruz kalmaları anlaşılırdır. Zira bu sistem, Kürt varlığına karşıdır ve kendi hegemonyasını Kürt soykırımı üzerinde kurmuştur. Şimdi de bu temel argümanın değişmesini istememektedir.

Kürtlere karşı mevcut saldırılardan adeta mest olan yeminli Kürt düşmanı faşist Türk ırkçılarının yaşadıkları sevinç, sanki biraz erken ve de boştur. Zira başlayan Halep sürecinin nereye varacağı henüz belli değildir. 35 yıldır yaşanan 3. Dünya Savaşı o kadar karmaşık hale gelmiştir ki, her yeni günde kimi vuracağı belli olmamaktadır. Nitekim bu gidişatın, sonunda Türkler için ikinci bir Sevr’i gündeme getirmesi olasılık dışı değildir. Dahası Kürtler müthiş bir ulusal-demokratik diriliş yaşamış ve büyük bir demokratik ulus gücü ortaya çıkarmışlardır ki, mevcut çelişki ve çatışma ortamında geliştirecekleri direnişle söz konusu soykırımcı saldırıları yeniden kırma ve yenilgiye uğratmaları her zaman imkân dahilindedir. Bu açıdan yaşadıkları zorluğa bakılmamalıdır, zira bundan çok daha ağır zorluklar ortamında müthiş direnişleri ve büyük zaferleri yaratmayı bilen bir halktır Kürtler.

Acıyı bal eyleme misali, bugün de Kürtler, yaşanan zorluk ve kötülükleri yeni olumlu gelişmelere dönüştürmek için adeta harikalar yaratmakta ve büyük bir bilinçlenme, örgütlenme ve eyleme dönüştürmektedirler. Derler ya, her şerde bir hayır vardır. Nitekim Colani şerrini demokratik hayra dönüştürebilmek için Kürtler ve dostları ayaktadır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’den Kobanê ve Qamişlo’ya kadar uzanan soykırımcı saldırıların Kürtlerde müthiş bir ulusal bilinçlenme, birlik ve direnç ortaya çıkarmış olduğu açıktır.

Tıpkı Kobanê’de DAİŞ’i yenilgiye uğratan direnişte olduğu gibi, bugün de dört parça Kürdistan’daki ve yurt dışındaki Kürtler, yeniden Kobanê ve Rojava Direnişini desteklemek için ayaktadır. Yine Bakur’dan, Başûr’dan, hatta Rojhilat’tan gençler sınırları aşarak Rojava direniş kuvvetleri içinde yer almak için adeta yarışmaktadır. Bakurê Kurdistan kentlerinde sürekli bir eylemlilik söz konusudur ve yine Suruç ve Nusaybin’de halk sınır nöbeti tutmaya başlamıştır. Denebilir ki Bakurê Kurdistan halkı adeta yanılgılarını aşıp kendine gelmiş, yeniden her yeri serhildana dönüştürmüştür. Yine Başurê Kurdistan halkı ve siyasi güçleri, bir tür gafletten uyanırcasına yaşanan tehlikeyi fark edip, soykırıma karşı Rojava direnişini en çok destekleyen güç konumuna gelmiştir. Zaten Rojava Kürtleri, kadınlar ve gençler öncülüğünde ayağa kalkıp silahlanarak özgürlük devrimini koruma kararlılığını ve kahraman şehitlerinin izinden yürüme onurunu baştan itibaren herkese göstermiştir. Başta Avrupa olmak üzere yurt dışındaki Kürtler ise her zaman olduğu gibi ülke ve özgürlük hasretiyle sokakları ve meydanları doldurup Kürdistan’da yaşananları tüm dünyaya duyurabilmek için seferber olmuştur.

Antidemokratik Colani Yönetimi’nin faşist ve soykırımcı saldırılarına karşı Kürt halkının dört parça Kürdistan ve yurt dışındaki ayağa kalkışı, hem kendi geleceği ve hem de özgürlük ve demokrasi mücadelesi açısından son otuz yılda yarattığı umudu daha da güçlendirmiş; ulusal ruhu, bilinç ve dayanışmayı tam bir zirveye çıkarmıştır. Kim ne kadar saldırırsa saldırsın böyle bir halkı durdurmak, sindirmek, teslim almak, köleleştirmek ve yok etmek artık mümkün değildir. Rojava’nın acıları üzerinden Kürtler adeta yeni bir ulusal dirilişi, birliği ve gelişmeyi yaşamaktadır.

Kuşkusuz Kürt halkının her yerdeki bu ayağa kalkışı, dar ulusal yapıda ve kendi başına değildir. Tersine tamamen demokratik içeriktedir ve demokratik ulus çizgisinde kardeşçe birlikte yaşama anlayışı çerçevesindedir. Bu temelde, her yerde demokratik dostlarıyla birliktedir; başta Suriye, Türkiye, Irak ve İran olmak üzere tüm Ortadoğu’da ve dünyada kadın özgürlüğüne ve toplumsal ekolojiye dayalı bir demokratikleşmeyi öngörmektedir. Mevcut saldırıların Kürt ve demokrasi düşmanlığına karşı özgür Kürt varlığını ve her yerde demokratik birliği esas almaktadır. Yine her yerde coşku ve heyecan, umut ve direnç, kardeşlik ve paylaşım vardır.

Çok açık ki; tarihin kastik tanrı krallarının günümüzdeki kaprisli temsilcilerinin desteğindeki kara yüzlü faşist çetelerin Kürt, kadın ve demokrasi düşmanı saldırılarına karşı, tüm insanlık, Kürt halkının, kadın ve gençlerinin öncülüğünde yeni bir demokrasi yürüyüşünü büyük cesaret, fedakârlık ve kararlılıkla sürdürmektedir. Demokratik insanlık, yine Kürtçe yürümekte, umut ve irade yine Kürdistan’dan yükselmektedir. Bedeli ne kadar ağır ve acısı ne kadar çok olursa olsun, böyle bir yürüyüşün ve mücadelenin onurunu yaşamaktan daha değerli bir şey olamaz.

Bunlar temelinde, Halep’ten Qamişlo’ya yaşanan kutsal direnişin kahraman şehitlerini bir kez daha saygıyla anarken, Kürt ve demokrasi düşmanlığı temelinde gelişen faşist-soykırımcı saldırganlığa karşı halkların demokratik yürüyüşü kazanacak diyor ve herkesi bu tarihi yürüyüşe katılmaya, Kobanê ve Rojava direnişine bir kez daha sahip çıkıp yeni zaferler elde etmeye çağırıyoruz!”

Kaynak: Yeni Özgür Politika

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Jülide Kural’dan sanatçılara çağrı: Saldırılara sessiz kalmayalım

Sonraki Haber

Lindsey Graham: Senatoda Kürtleri korumaya yönelik bir görüş birliği var

Sonraki Haber

Lindsey Graham: Senatoda Kürtleri korumaya yönelik bir görüş birliği var

SON HABERLER

Rojava direniyor: Dünya halkları devrime sahip çıkıyor | Canlı Blog

Yazar: Heval Elçi
23 Ocak 2026

Silêmanî’de on binler yürüyor: Bijî berxwedana Rojava

Yazar: Aziz Oruç
23 Ocak 2026

Suriye ordusu bünyesinde 22 DAİŞ’liden oluşan özel birlik kuruldu

Yazar: Heval Elçi
23 Ocak 2026

Adana’da gözaltılara tepki: Teslim olmayacağız

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
23 Ocak 2026

Rojava halkı kışın zorlu koşullarına rağmen seferberlik halinde

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
23 Ocak 2026

Katalan parlamenter: Kürtlere karşı etnik temizlik yapılıyor, suç ortağı olmayacağız

Yazar: Aziz Oruç
23 Ocak 2026

DFG ve MKG’den gazetecilere yönelik baskılara tepki

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
23 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır