• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Ocak 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Deniz Aras

Canavarların zamanı

28 Ocak 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Deniz Aras, Yazarlar

İlginç zamanlardan geçiyoruz. Eski bir Çin bedduası olan “acayip zamanlarda yaşayasın” sözünü andıran bir süreç içindeyiz. Çin halkının bu ifadesi; düzenin, huzurun ve güvenliğin olmadığı, kaos, savaş, doğal afetler veya karmaşanın hakim olduğu zor zamanları anlatır. İnsanların hayatının acımasızca savrulduğu, adaletin olmadığı ve gerçeklerin örtüldüğü dönemleri tanımladığı ifade edilir.

Yaşadığımız bu ilginç zamanlar nedensiz değil elbette. Bu süreç uluslararası alanda hakim üretim biçimi olan emperyalist kapitalist sistemin içinde bulunduğu durumdan bağımsız değil. Uluslararası toplumun temelini oluşturan ekonomik üretim ilişkilerinin, üretim araçları (makineler, fabrikalar, toprak) ve üretici güçlerin (emek, teknik bilgi) bütününü oluşturduğu alt yapıda yaşanan gelişmeler, beraberinde uluslararası alanda üst yapıyı (hukuk, siyaset, din, kültür) şekillendirmekte ve belirlemektedir. Dolayısıyla bugün yaşadığımız süreç aslında nesnel bir zemin üzerinden yükselmektedir.

Emperyalist kapitalist sistemin 2008’de yaşadığı ekonomik krizi bir türlü atlatamaması, kapitalist ekonominin büyüme oranlarının durgunluğu, aşırı borçlanma, kar oranlarının düşmesi vb. vb. kapitalist üretim tarzının süreklileşen krizine işet etmektedir. Bu durum üst yapıda hakim emperyalist tekellerin rekabetini sertleştirmekte ve iki ana kampa ve bunlara yedeklenen bölgesel gerici güçlerin hızla yeni bir emperyalist paylaşım savaşına hazırlanmalarına yol açmaktadır.

Yaşananlar Antonio Gramsci’nin Hapishane Defterleri’nde yazdığı ve genellikle “canavarların zamanı” olarak bilinen; “Kriz tam olarak, eskinin ölmekte ve yeninin doğamamakta olmasından ibarettir: bu ara dönemde, en çeşitli türden hastalıklı fenomenler ortaya çıkar” sözlerini hatırlatmaktadır. Şimdi deyim yerindeyse tarihin tekerliğinin hızlandığı bir süreçte, “canavarların” ve “hastalıklı fenomenlerin” ortalığa salındığı zamanlardan geçiyoruz.

Uluslararası alanda ABD’de Trump’ın başkanlığıyla birlikte eskisine oranla sürekli bir çatışma hali, kriz ve gerginlik yaşanmaktadır. Emperyalist haydutluk çıplak yüzünü bir kez daha göstermekte ve Venezuela’nın “seçilmiş” başkanı ve eşi kaçırılmaktadır.

Trump bir yandan “barış elçisi” olarak kendini tanıtır ve ısrarla Nobel barış ödülünü isterken diğer yandan İran’ı bombalamakta, İsrail’in katliamlarına destek vermektedir. Bir yandan ABD halkının üzerine Göçmenlik ve Gümrük Muhafazı salıp, “göçmen avı”na çıkmakta ve vatandaşlarını katletmekte, diğer yandan ise Danimarka’dan ısrarla Grönland’ı istemektedir. Bir zamanlar ABD’nin müttefikleri olan AB sözcüleri Trump’ın açıklamaları ve talepleri karşısında “yeter artık bizim de onurumuz var“ demektedirler.

Kuşkusuz Trump’ın bu açıklamaları ve eylemleri nedensiz değil. Emperyalist kapitalist sistemin ve özellikle ABD emperyalizminin sarsılan hegemonyasıyla ilgilidir. Trump ABD’yi “yeniden büyük yapmak” istemekte ve ABD’nin rakip olarak gördüğü “yeni ve genç” Çin emperyalizmi karşısında adımlar atmamaktadır. Bu adımlar ise bir dönem ABD öncülüğünde kurulan “Yeni Dünya Düzeni”nin sona erdiğini göstermektedir. Bir dönem yüceltilen uluslararası hukuk, diplomasi, serbest piyasa söyleminin yerini, artık “gücü gücüne yeten” dönemi almış görünmektedir.

Öyle bir aymazlıkla karşı karşıyayız ki siyonist İsrail’in bombalarla yerle bir ettiği, yüz bine yakın sivil insanın katledildiği, milyonlarcasının yerinden yurdundan edildiği Gazze’de “tatil ve kumarhane” cenneti kurulmak istenmektedir. Filistin ulusuna yeni bir Nakba’nın dayatılmasının dışında çözüm önerisi olarak adeta insanlıkla alay edilmektedir. Filistin halkının “dostu” olan T.C. devleti, katliamın başından beridir İsrail’le özellikle petrol olmak üzere ticareti sürdürürken, şimdi Gazze’nin “tatil ve kumarhane” olarak yeniden imara açmayı hedefleyen “Barış Kurulu”na elinde 1 milyar dolarlık tuzlukla koşmaktadır! Müthiş bir riyakarlık söz konusudur.

Suriye’de bir dönem terörist ilan ettikleri ve başına ödül koydukları katili, kravat taktırarak meşru bir lider olarak tanımaktadırlar. Bu ‘hastalıklı fenomenler’ daha önceden on binlerce kişiyi katlettikleri gibi, Suriye’de de önce Alevi, Dürzi ve sonra Kürt katliamına giriştiler. 9 Ocak’ta, Halep’in iki Kürt mahallesi bombalanır ve insanlar katledilirken, AB sözcüleri kendi ellerini sıkmayı “günah” olarak gören katillere yarım milyar euro hibe etmekte ve demokrasi açıklamaları yapmakta beis görmemektedirler. Müthiş bir ikiyüzlülük söz konusudur.

ABD bir dönem “yeşil kuşak” projesiyle eğitip donattığı ve Suriye’de de Esad rejimini devirmek için kullandığı selefi cihatçıları, bu kez İsrail’in güvenliğini önceleyerek Şam’da iktidara getirirken, bu selefi cihatçı çetelerin IŞİD’le mücadele edeceğini ilan etti. Nitekim HTŞ, ilk fırsatta hapishane ve kamplardan 5.000’den fazla tecavüzcü, kadın düşmanı, katil ve insanlığa karşı suç işleyen IŞİD militanını serbest bıraktı ve saflarına kattılar. Ve bu çeteler, Kürt bölgelerine yönelik saldırılara katıldılar.

Tasmaları bırakılan ve ortalığa salınan bu “hastalıklı fenomenler”, kendilerini besleyen ve yönlendiren efendilerinden izni koparmalarının ardından Suriye Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı, Suriye camilerinin imamlarına gönderdiği bir mektupta, Kürtlere ve Rojava’ya yönelik saldırıları, İslam’da kâfirlere karşı yapılan eylemleri ifade eden “Futuhât” (Fetihler) olarak nitelendirdi. Böylelikle, İslam adına, Rojava’da başta Kürtler olmak üzere diğer inanç ve milliyetlerden halkın katledilmesi, mallarına çökülmesi ve yerlerinden edilmesinin önü açıldı. Rojava’da milyonlarca insan efendilerinin izni ve yönlendirmesiyle bu “canavarların” insafına bırakıldı.

İnsanlık ve kadın düşmanı canavarların saldırısı ne kadar kapsamlı olursa olsun, bu saldırıya direnişte o kadar kapsamlı olacaktır. Ortalığa salınan ‘hastalıklı fenomenler’in işledikleri insanlık suçlarına karşı başta Rojava halkı olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki Kürt ulusunun, enternasyonalist devrimcilerin ve ilericilerin ayağa kalkışı da görkemli olacaktır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

JİTEM devletleştirilirken

Sonraki Haber

QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

Sonraki Haber

QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

SON HABERLER

Kobanê’de halk kent ve köylerini savunuyor | Foto Galeri

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

Silêmanî’deki Newroz Stadyumu’nda Rojava etkinliği

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

Amed’de 3 kişi işkence ile gözaltına alındı

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

Avusturya’da Rojava’ya yönelik saldırılara karşı kitlesel protesto

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

İşçileri taşıyan servis kaza yaptı: 13 işçi yaralı

Yazar: Editör
28 Ocak 2026

Lahey’de Rojava’ya destek eylemi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ocak 2026

QSD’nin stratejik kararı, devrimin ebedileşen rüzgârı

Yazar: Yeni
28 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır