AKPM üyesi Andrej Hunko, Rojava’ya yönelik saldırılar ve Kobanê’deki ambargoya dikkat çekerek, Şam’a yapılacak AB yardımlarının Rojava’ya yönelik saldırıların durdurulması ve Kobanê ambargosunun kaldırılması şartına bağlanması gerektiğini söyledi
HTŞ ve Türkiye devleti destekli çetelerin Rojava’ya yönelik saldırıları sürerken, Kobanê üzerindeki ambargo da devam ediyor.
Bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) üyesi Andrej Hunko, mevcut durumu “çok dramatik” sözleriyle tanımladı.
Ateşkese rağmen saldırılar sürüyor
Almanya’dan Sahra Wagenknecht İttifakı üyesi olan ve daha önce on beş yıl boyunca Alman Sol Parti adına Avrupa Konseyi’nde görev yapan Hunko, geçici Suriye hükümetinin ateşkese rağmen Rojava’ya yönelik saldırılarına ve olası katliam riskine dikkat çekti.
AKPM üyesi Hunko, “İslamcı bir rejimin, Suriye ordusu adı altında ilerleyişi söz konusu. Şu anda, en azından resmi olarak, ateşkes ve müzakereler var. Elbette Rojava’daki Kürtler arasında çok ciddi endişeler bulunuyor; çünkü Suriye ordusunun bölgeye saldırması ve Suriye’deki Alevilere yaptıkları gibi katliamların yaşanması tehlikesi çok yüksek” dedi.
Anayasa yapım süreci olmalıdır
Mevcut duruma ilişkin neler yapılması gerektiği konusunda da yorumda buılunan Andrej Hunko, şunları söyledi: “Bence Avrupa Konseyi, BM ve Avrupa Parlamentosu gibi uluslararası kuruluşların Rojava modelini ciddi olarak incelemelerini talep etmeliyiz. Çünkü bu ilginç bir model. Bunun uluslararası forumlarda bile tartışılıyor olması önemli. İkinci olarak, Suriye’deki mevcut rejimle olan ve zaten çok eleştirdiğim her türlü iş birliği net koşullara bağlı olmalıdır. Katliamları önleyecek koşullar, net talepler. Nihayetinde bu süreç, Suriye Anayasası’nın hazırlanmasına kadar uzanmalıdır. Oradaki tüm etnik grupların katılımıyla; Araplar, Kürtler ile çeşitli dini ve etnik gruplar dahil. Bu, kapsayıcı bir anayasa yapım süreci olmalıdır.”
‘DAİŞ’lilerin serbest bırakılması tehlikeli’
Tutuklu DAİŞ çetelerinin Colani’ye bağlı HTŞ güçlerince serbest bırakılmasını tehlikeli bulan Hunko, “Durum şu ki Kürtler, o zamanlar Rojava’da, Kobanê’de IŞİD’le savaştılar. İslam Devleti’nin terörüne karşı savaşan ana güçtüler. O dönem ABD’nin de desteğine sahiplerdi. ABD şimdi geri çekiliyor ve bu yüzden durum bu noktaya geldi. Ayrıca, İslam Devleti’nden savaşçıların hâlâ tutulduğu hapishanelerin açılmasını da tehlikeli buluyorum” dedi.
Andrej Hunko, devamında AB yardımlarına da değindi. AB Komisyonu ve Konsey başkanlarının Colani rejimine yapılacağını açıkladıkları 620 milyon euroluk yardımın şartlara bağlanmasını isteyen Hunko, şöyle konuştu:
“Şimdi onlara ne olacağını kimse bilmiyor. Bu yüzden uluslararası toplumun burada Kürtlerle de dayanışma göstermesi ve yeni Suriye rejimi için net koşullar belirlemesi gerektiğini düşünüyorum. Asla aşılmaması gereken kırmızı çizgiler çizilmeli. Ayrıca, Türkiye’nin El Şara liderliğindeki Suriye ordusuyla birlikte Kürtleri oradan kovma tehlikesi de var.
Türkiye’ye de baskı yapılmalı
Dolayısıyla, uluslararası toplumun ve Avrupa Konseyi ile BM gibi kurumların çok yakından izlemesi gereken bir konu bu. El Şara’ya, Suriye ordusuna, Türkiye’ye ve Erdoğan’a, Kürtlerin Rojava’dan sürülmesi tehdidinin kesinlikle kabul edilemez olduğu açıkça belirtmelidir. Dediğim gibi, bu ambargonun kaldırılması, makul müzakerelerin yapılması ve Suriye’de demokratik bir sürecin başlatılması için baskı uygulanmalıdır; çünkü orada demokratik ve meşru bir rejim yok. Türkiye’ye de baskı yapılmalıdır.
Kürtlerin talepleri karşılanmalı
Alman yetkililer ise temelde sessiz kalıyor. Birçok başka şey oluyor ancak Rojava’da, Kobanê’de yaşananlarla karşılaştırıldığında, Alman yetkililerin tutumu tamamen yetersiz. Almanya’da, hatta benim şehrim Aachen’da bile, organizatörlerin Rojava için düzenlenen gösteriler beklenenden çok daha büyük. Sadece Türkiyeli Kürtler değil, birçok Suriyeli Kürt de katılıyor. Bunu pankartlara bakarak söylüyorum. Ben de bu gösterilerdeydim. Bazılarında Arapça yazılar vardı. Gerçekten güçlü ve büyük eylemler ve bu talepler karşılanmalı.
Ambargo kaldırılmalı
Colani ile iş birliği yapmakta çok zorlanıyorum; ama eğer olacaksa, çok açık koşullara bağlı olmalı. Herhangi bir mali yardım da tabiri caizse, bir katliamı ve Kürtlerin sürülmesini önleyecek açık kriterlere net bir biçimde bağlanmalıdır. Şu anda bir ateşkes var ve şimdi tüm bunların nereye doğru gideceğine karar verilmesi gerekiyor. Ayrıca Rojava’daki Kürtlerin haklarını alabilmeleri, dillerini konuşabilmeleri ve eğitim verebilmeleri için baskı uygulanmalıdır. Örneğin, Rojava ve Kobanê’ye uygulanan ambargonun kaldırılması sağlanmalıdır.”
Kaynak: ANF









