Trabzon, Artvin ve Tokat’ta çay fabrikaları ile Rize, Samsun ve tRabzon’da kömür madenleri olan Efor şirketi, 4. Gurup madenciliğine başladı. 5 ilde 7 saha aramalar için çay şirketi olan Efor Holding’e rezerve edildi
K. Bülent Ongun
1988 yılında Efor Çay ile ortaya çıkan şirketin kurucusu Rizeli İbrahim Akkuş. Akkuş yatığı bir açıklamada, “Küresel pazarlarda hem markamızı hem de genel olarak Türk çayı algısını güçlendirecek adımlar atıyoruz” sözleri dikkat çekerken şirket madenciliğe soyundu. Efor Yatırım Sanayi Ticaret A.Ş. olarak KAP’a yapılan başvuruda; Gümüşhane, Semsûr (Adıyaman), Sewaz (Sivas), Sêrt (Siirt) ve Amed’deki (Diyarbakır) 7 maden sahası için yaptığı ruhsat başvurularının uygun bulunduğunu açıkladı. Madenciliğe attığı ilk adımı holdingleşme sürecinde kurdukları Efor Global Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile madenciliğe giriş yapan ve kömür madenciliğini sürdüren şirketin daha önce hiçbir tecrübesi olmayan lV. Grup madenciliğe soyunarak 7 adet maden arama ruhsatı almış olması dikkat çekici.
İlk müracaatta ruhsat
Mali İşler Direktörü Musa Keleş imzasıyla KAP’a yapılan başvuruda: “Şirketimizin bağlı ortaklığı Efor Global Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, madencilik sektöründeki stratejik büyüme vizyonumuz doğrultusunda; Gümüşhane ili Şiran ilçesi, Adıyaman ili Gölbaşı ilçesi, Sivas ili Zara ilçesi, Siirt ili Eruh ilçesi ve Diyarbakır ili Ergani ilçesi sınırları içerisinde yer alan toplam yedi adet IV. Grup maden sahasına ilişkin olarak yapılan ruhsat müracaatları, ilgili idare tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda ilk müracaat yolu ile ruhsatlandırılmaya uygun bulunarak değerlendirme sahası olarak rezerv edilmiştir” denildi.
Çaycı ne arayacak?
Başvuruda ayrıca, “Söz konusu başvurular; yerli doğal kaynakların ekonomiye kazandırılması, madencilik faaliyetlerinde sektörel çeşitliliğin artırılması, şirket bünyesine nitelikli ve potansiyeli yüksek maden varlıklarının eklenmesi ile uzun vadeli, sürdürülebilir değer yaratılması hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir” iddialarında bulunuldu. 2022 yılında Efor Holding çatısı altında toplanan şirketler; Efor Çay, Efor Kömür, Efor Gübre, Efor Enerji ve Efor Yapı şirketleri ile faaliyetlerini sürdürüyor. Holdingin başvuruda bulunduğu IV. Grup maden sahaları genelde metalik madenler, endüstriyel hammaddeler, bakır, demir, krom, kurşun-çinko, altın gibi değerli metaller veya endüstriyel mineralleri içeriyor. Aynı şirket 2025 yılında Semsûr’da 2 saha için bakır, demir ve krom odaklı başvuruda bulunmuş olduğunu da hatırlatalım.
Şirketlere özgürlük!
Maden şirketler yıllardır peşinde koştukları yağma özgürlüğünü elde etti. Şirketlerin madencilikte idari sürecin sadeleştirilerek ruhsat alım sürelerinin kısaltılması, ormanların katledilmesi için istenen ücretin düşürülmesi/kaldırılması, zeytincilik kanununda madenciliğin önünde engel olan içeriğinin tamamen değiştirilmesi ve nihai olarak tüm doğal koruma alanlarının madenciliğe açılması sağlanmış durumda. İktidar şirketlerin taleplerini aşan ve maden şirketlerinin her istediklerini yapabilmesini sağlayacak girişimi Orta Vadeli Program’da (OVP) ortaya koymuş ve madenciliğe ‘kamu yararı’ kılıfı geçirip şirketlerin önündeki tüm engelleri kaldırıp tek durak uygulama sürecini başladı.
Kürt coğrafyası yağmalanıyor
Efor Çay’a toptan 7 ruhsat verilmiş olması, tek durak uygulamasının bir örneğini teşkil etmekte. Maden şirketlerinin elde ettiği özgürlüğe ‘çay’ şirketlerinin de girişmesi madenciliğin giderek genişleyeceğine işaret etmekte. Türkiye coğrafyasının yüzde 60’ına yakın kısmı maden sahaları olarak işaretlenirken, çıkarılan yasalarla birlikte bu alanlar hızla maden şirketleri ve madenle ilgisi olmayan birçok şirketlere tahsis edilmeye devam ediliyor. Efor’a verilen sahaların biri yüzde 93’ü maden sahası olarak işaretlenen Gümüşhane olurken, diğer 6 sahanın hemen her yeri petrol ve maden sahası olarak adeta yağmaya açılan Kürt coğrafyasındaki Semsûr, Sewaz, Sêrt ve Amed’de ortaya çıkması dikkat çekici.









