DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, ‘Tehlike büyüktü Kürtlerin direnişi, kararlılığı ve uluslararası düzeyde kurduğu dayanışmanın somut bir sonucudur’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, İlke TV’de Ahmet Ayva’nın sunduğu Haber Zamanı’nda Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile geçici Şam yönetimi arasında varılan anlaşmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Basına servis edilen maddelerin özetlendiğini ancak anlaşmanın “bir alt başlığı ve hazırlığı” olduğunu belirten Tayip Temel, sürecin doğru anlaşılması gerektiğini ifade etti.
Tayip Temel, son dönemde uygulanan ateşkeslere dikkat çekerek, “Son dönemlerdeki bu ateşkes, süreli bir ateşkes olmaktan çıktı, daimi bir ateşkes haline dönüştü. Tartışmanın sağlıklı yürümesi açısından bu son derece önemli” dedi.
‘Tümen şeklinde entegrasyon önemli’
Hasekê ve Qamişlo’ya Şam güçlerinin girişiyle ilgili tartışmaların çarpıtıldığını söyleyen Tayip Temel, “Genel çerçevede sembolik olarak güvenlik araçlarının girişi söz konusu. Yani sınırlı, sembolik bir gücün Qamişlo ve Hasekê’ye girmesi gündemde. Bu, Şam yönetimi ile DSG’nin ortaklaştığının bir göstergesi olarak yansıtılacak” ifadelerini kullandı.
Tayip Temel, önceki süreçte Kürtlerin ve DSG’nin varlığının yok sayıldığını belirterek, “Geldiğimiz aşamada tugaylar ve tümenler şeklindeki entegrasyon çok önemlidir. Bu, Kürtlerin psikolojik olarak bu sürece dahil olmasını, kendi bölgelerinde kendi güçlerine dayanarak ama iktidarla müzakere ve ortaklaşma içinde hareket etmelerini sağlar” dedi.
İç güvenlik ve yerel yapı vurgusu
İç güvenlik meselesinin de kritik olduğunu vurgulayan Tayip Temel, “Valilikler ve emniyet müdürlükleri iç güvenlikten sorumlu yapılardır. Bu kurumların ortaklaşa oluşturulması, Savunma Bakan Yardımcılığı’nın DSG’de yer alması ve iç güvenlik güçlerinin yerel halktan seçilmesi çok çok önemli” diye konuştu.
Petrol sahaları ve havaalanı
Tayip Temel, hayati tesislerin ortaklaştırılmasının da anlaşmanın önemli başlıklarından biri olduğunu belirterek, “Rimelan petrol sahalarının faaliyete geçmesi, sivil halkın ve yerel yönetimlerin buradan faydalanması, Qamişlo Havaalanı’nın sivil havacılığa açılması gibi çok hayati adımlar var” dedi.
Bu adımların aşamalı olduğunu vurgulayan Tayip Temel, “Bir günde olacak işler değil. İlk 15 günde atılacak adımlar var, sonraki aylara yayılan maddeler var” ifadelerini kullandı.
Tarafları her koşulda bağlayan maddeler
Anlaşmada tarafları her koşulda bağlayan maddeler olduğuna dikkat çeken Tayip Temel, “Başta Kürt bölgeleri olmak üzere askeri güçlerin şehir ve kasabaların dışına çıkarılması ve girişlerin yasaklanması konusunda mutabakat sağlandı” dedi.
Eğitim ve kültürel haklara da değinen Tayip Temel, “Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından verilen ilk, orta, lise ve üniversite diplomalarının, ana dilde alınan eğitimler nedeniyle denklik ve resmi onayla kabul edilmesi çok önemli. Bu, seçmeli ders değil, 15 yıldır kurumsallaşmış ana dil eğitiminin tanınmasıdır” diye konuştu.
Medya, kültür ve sivil toplum alanına ilişkin düzenlemeleri de hatırlatan Tayip Temel, bu kurumların mevzuata uygun şekilde ruhsatlandırılarak kendi karakterleriyle faaliyetlerini sürdürebileceğini söyledi.
Efrin ve diğer bölgelere dönüş
Tayip Temel, Efrin, Şêxmeqsûd, Grêspî , Serêkaniyê ve diğer bölgelere kesin dönüşün sağlanmasının da anlaşmanın Tayip Temel başlıklarından biri olduğunu vurgulayarak, “Demografik yapısı değiştirilen şehirlerin aslına uygun biçimde yeniden yapılandırılması, göç edenlerin evlerine ve topraklarına kavuşması çok önemli” dedi.
Bu bölgelerde yerel yöneticilerin ve sivil yönetimlerin atanacağını belirten Tayip Temel, Türkiye’nin bu başlıklara karşı şu ana kadar olumsuz bir tutum sergilemediğini ifade etti.
DSG’nin masaya oturup bu anlaşmayı imzalamasının kritik olduğunu söyleyen Tayip Temel, “Gelen büyük bir tehlikenin önü alınmış oldu. Bu, Kürtlerin direnişi, kararlılığı ve uluslararası düzeyde kurduğu dayanışmanın somut bir sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
HABER MERKEZİ









