Rojava Jineoloji Akademisi, Kürtçe, Türkçe, Arapça ve İngilizce hazırladığı 34 sayfalık raporla Türkiye, HTŞ ve DAİŞ’e bağlı grupların bölgede işlediği insanlık ve savaş suçlarını belgeledi. Rapor, uluslararası mahkemeler, insan hakları örgütleri ve çocuk koruma kuruluşlarına sunulacak
Kuzey ve Doğu Suriye-Rojava Jineoloji Akademisi, Türkiye ile Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve DAİŞ’e bağlı grupların bölgede işlediği ağır insan hakları ihlallerini araştırarak, bunları detaylı bir şekilde belgeleyen bir rapor hazırladı. 34 sayfadan oluşan dosya, uluslararası mahkemeler, insan hakları örgütleri ve çocuk koruma kuruluşlarına sunulacak.
Özellikle Halep kentinin Şêxmeqsud ve Eşrefiye mahalleleri ile Cizîrê Kantonu’ndaki Hesekê, Qamişlo, Çilaxa, Kobanê, Reqa ve Tebqa bölgelerinde yaşanan sistematik saldırıları kapsayan raporda, sivil yerleşim yerlerinin hedef alınması, zorla yerinden etme, katliam, çalışanların tehdit edilmesi, kaçırılma, DAİŞ’lilerin serbest bırakılması, demografik yapının değiştirilmesi, çocuk ve kadınlara yönelik hak ihlalleri gibi başlıklar yer alıyor. Rapora göre, Ocak 2026’da Halep’ten Kuzey ve Doğu Suriye’nin diğer birçok kent ve bölgesinde sivil mahalle, köy ve kentlerine yönelik ayrım gözetmeyen saldırılar Türkiye’ye ait SİHA, tank ve topların da aralarında bulunduğu ağır silah saldırıları gerçekleştirildi. Saldırılarda katledilen sivillerin fotoğraflarının da yer aldığı raporda, katledilenler arasında kadınlar ve çocukların da bulunduğu kaydedildi. Raporda, tarihler, isimler ve yer bilgileri fotoğraflarla tek bir belgede toplandı.
Jineoloji Akademisi Sözcüsü Zehriban Hisen, raporun hazırlanma sürecini ANF’ye anlattı.
Rapor hazırlandı
Raporu Kürtçe, Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde hazırladıklarını, uluslararası kurumların gereksinimlerine göre diğer dillere de çevrileceğini belirten Zehriban Hisen, şunları ifade etti: “Ocak ayında, Suriye hükümetine bağlı ve Türk devleti destekli silahlı gruplar tarafından Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırılar gerçekleşti. Bu saldırılarda çok sayıda sivil, kadın, çocuk, yaşlı ve asker katledildi, esir alındı veya kaçırıldı. HTŞ’nin mahallelere girmesiyle birçok kişinin akıbeti belirsiz kaldı. Ardından Fırat bölgelerine, Kobanê’den Tebqa, Derazor ve Reqa’ya kadar yoğun saldırılar düzenlendi. Bu suçları belgelemek için çalışmalara başladık ve Ocak ayı boyunca yaşanan ihlalleri kayda aldık. DAİŞ 2014 yılında Kürtler tarafından yenilgiye uğratıldı ancak saldırılarla DAİŞ yeniden canlandırıldı.
Tüm dünya için tehdit
Reqa’nın düşüşünden sonra kendi bayraklarını kaldırdılar. Bu tehdit sadece bölge halkı için değil, tüm dünya için geçerli. Bu suçları belgelemek hayati önem taşıyor. Genel raporumuzun ardından, çocuklara yönelik ihlallere odaklanan özel bir dosya da hazırlayacağız. Binlerce aile ve çocuk göç etmek zorunda kaldı; okullar, camiler ve kamplarda kalıyorlar. Bu durum hem göçmen çocuklar hem de çevredeki çocukların eğitimlerini, fiziksel ve psikolojik sağlıklarını olumsuz etkiliyor. Bu dosyalarla katledilen halkımızın sesi olmayı hedefliyoruz ve bunları uluslararası kurumlara göndereceğiz, süreci doğrudan takip edeceğiz. Tüm kadın hareketlerine, uluslararası güçlere ve çocuk koruma örgütlerine sesleniyoruz; bu ihlallere karşı tavır alın. ‘Çocuk ve kadın katliamlarına hayır’, ‘Huzurlu ve kolektif ortak yaşama evet’ deyin.”
HABER MERKEZİ









