• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Mustafa Durmuş

2026 ve sonrası: finansal kriz, emperyalist savaş ve otokrasi (I)

Dünya ekonomisinin görünümü bize ne söylüyor?

9 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49
Kategori: Mustafa Durmuş, Yazarlar

Kapitalist-emperyalist sistemin çoklu krizleri 2025 yılına damgasını vurdu ve bunlardan bazılarının 2026 yılında çok daha etkili olması bekleniyor.

Bu krizler, kendini “ekonomik durgunluk”, “yüksek işsizlik, “yüksek enflasyon” ve “finansal kriz” biçiminde gösteren “ekonomik kriz”; “aşırı hava hareketleri”, “orman yangınları”, “sel ve su baskınları” ve “hava kirliliği” biçiminde gösteren “iklim krizi”; “demokrasiden uzaklaşma”, “otoriterleşme” ve “aşırı sağcılaşma” biçiminde gösteren “politik kriz” ve “uluslararası çatışmalar”, “savaşlar” ve “ülke işgalleri” biçiminde gösteren “jeopolitik krizler” olarak ortaya çıkıyor.

Nitekim ocak ayında toplanan Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda dünyanın karşı karşıya bulunduğu risklerin ilk ikisi, önem derecesine göre, şöyle sıralandı: Jeo-ekonomik çatışma (yüzde18), devlet temelli silahlı çatışma (yüzde  14).  (Bu ikisi birlikte “Jeopolitik Risk” olarak tanımlanıyor ve toplam riskin üçte birini oluşturuyor). Aşırı hava koşulları yüzde 8 ile üçüncü, toplumsal kutuplaşma-yanlış bilgi ve dezenformasyon yüzde 7 ile dördüncü ve ekonomik durgunluk yüzde 5 ile beşinci sırada riskler olarak sıralanıyor.

Küresel ekonomik büyüme yavaşladı!

Kapitalist sistem özü itibarıyla bir sermaye birikim sistemidir. Sermaye birikiminin kaynağı ise kâr ve bunun da kaynağı işçilerden gasp edilmiş olan artı değerdir. Bir kapitalist ekonomide sermaye birikimin hızlanması onun “gayrisafi yurt içi hasıla” adı da verilen ulusal gelirinin düzenli bir biçimde büyütülmesiyle mümkün olabiliyor. Bu anlamda ekonomik büyüme, kapitalizm için kaçınılmaz bir gerekliliktir. Öyle ki sermaye birikimini sürdüremeyen, yani yeterince büyüyemeyen bir ekonomi krize girer.

Bu çerçevede dünya ekonomisini ele aldığımızda; 2008-2009 ve 2020-2021 gibi yıllar dışında dünyadaki ortalama ekonomik büyümenin pozitif olduğu ancak bunun 1990’ların ortalaması olan yıllık yüzde 4-5’in oldukça gerisinde kaldığı görülüyor. Yani dünya kapitalizmi, ikinci en büyük krizi olan 2008 ‘Büyük Resesyonu’ndan (daralma) hala tam anlamıyla çıkamadı.

2026 yılında en hızlı büyümesi beklenen ekonomiler

İçinde bulunduğumuz 2026 yılında dünyanın bazı ekonomileri için tahmin edilen büyüme oranları ise aşağıdaki tabloda gösteriliyor:

Küresel reel GSYH büyümesinin 2026 yılında yüzde 3,1 olması (2025 için öngörülen yüzde 3,2’lik büyüme oranının biraz altında kalması) ve birkaç yıllık ekonomik dalgalanmanın ardından, 2026 yılında büyümenin dünya genelinde dengesiz seyretmesi bekleniyor.

Küresel büyümenin genel olarak istikrarlı seyredeceği öngörülse de enerji üretimi, ticaret engelleri, mali koşullar ve demografik eğilimler gibi faktörlerin etkisiyle büyüme ivmesi ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterebiliyor. Sonuç olarak, bazı ekonomiler hızlı büyüme potansiyeline sahipken, diğerleri daha mütevazı bir görünüm sergiliyor.

Örneğin Guyana’nın, büyük bir petrol patlamasının desteğiyle 2026 yılında yüzde 23’lük reel GSYH büyümesi kaydetmesi ve bu oranla küresel olarak en yüksek büyüme oranına ulaşması öngörülüyor. Türkiye ise toplam 190 ülke arasında, yüzde 3,7’lik bir büyüme beklentisi ile 71.sırada yer alabiliyor.

Diğer yandan, aynı tabloda 2026 yılında büyüme tahminleri sıralanan dünyanın en büyük ilk 20 ekonomisi olan G-20 ekonomilerinin, dünyadaki üretimin yaklaşık yüzde 85’ini gerçekleştirdiği tahmin ediliyor. Dolayısıyla bu ekonomilerin büyümesindeki herhangi bir yavaşlama, genel olarak dünya ekonomisini olumsuz etkileyecektir.

Trump’la birlikte küresel ekonominin kuralları değişiyor!

Trump’ın, ikinci kez ABD gibi emperyalist kapitalist sistemin amiral gemisi niteliğindeki bir ülkenin başına gelmesiyle küresel ekonominin kuralları da değişmeye başladı. Ulusal ekonomiler, kurumlar ve piyasalar, orta vadeli büyüme beklentilerinin zayıf olduğu ve makroekonomik politikaların yeniden ayarlanmasını gerektiren, daha fazla korumacılık ve parçalanmanın damgasını vurduğu bir ortama uyum sağlamaya çalışıyorlar.

Ekonomik büyüme beklentileri de bu gelişmeyle birlikte değişmeye başladı. ABD’nin 2025 yılı şubat ayında yüksek gümrük vergileri uygulamaya başlamasının ardından yapılan anlaşmalar ve (sonradan yapılan değişiklikler bazı aşırılıkları hafifletse de), küresel ekonominin istikrarı ve gidişatı hakkındaki belirsizlik hâlâ ciddi boyutlarda sürüyor. Bu arada, bazı gelişkin ülkelerin yapmakta oldukları ‘uluslararası kalkınma yardımları’nda önemli kesintiler yapıldı ve göçmenlik konusunda yeni kısıtlamalar uygulanmaya başlandı.

Uluslararası örgütler iyimser ama temkinli

Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik büyümenin 2025’te yüzde 3,1’e gerileyeceğini (2024’te yüzde 3,6 idi) öngörüyor. Ancak bu büyümenin önemli kısmı gelişkin ekonomilerden ziyade azgelişmiş ekonomilerden kaynaklanacak. 2026’da ise; gelişkin Avrupa ekonomilerinin yaklaşık yüzde 1,6 ve ABD’nin yüzde 2,1 büyüyebileceği tahmin ediliyor. Azgelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerin ise ortalama yüzde 4,0’ın biraz üzerine büyümesi öngörülüyor. Avrupa’daki aralarında Türkiye ekonomisinin de bulunduğu yükselen ve azgelişmiş ekonomilerin büyüme hızı daha düşük olacak: yüzde 2,2. Türkiye ekonomisinin 2026 yılında büyüme hızının ise (daha önce de belirtildiği gibi) yüzde 3,7 olması bekleniyor. (1)

Diğer yandan, Dünya Bankası 2026 yılı için daha kötümser bir bakışa sahip. Bu örgüte göre, küresel büyüme 2026 yılında yüzde 2,6’ya gerileyecek. Özellikle, firmaların stok birikimini azaltması ve gümrük vergilerinin etkisinin artmasıyla, dış ticaret büyümesi zayıflayacak. Bu durum, dış ticaret mallarına olan talebin yavaşlamasına ve önemli ekonomilerde iç talebin zayıflamasına yol açacak. 2027 yılına kadar, önceki parasal gevşeme iç talebi destekleyecek ve belirsizliğin azalmasıyla ticaret toparlanacağı için büyümenin yüzde 2,7’ye yükselmesi bekleniyor. (2)

Kârlılıktaki düşüş

Ekonomik büyümedeki bu gerilemede; Trump’çı gümrük vergileri şokunun (başlangıçta açıklanandan daha küçük olmasına rağmen), belirsizliklerin ve korumacılığın yarattığı olumsuz etkiler kadar, kâr oranlarının azalmasının da etkisi var.

Çünkü kapitalist sistemin damarlarındaki kan gibi zaruri olan kâr oranlarının azalması (kârlılığın azalması) büyük ekonomik krizlerin asıl nedenini oluşturuyor. Kârlılık azalınca yeni yatırımlar azalıyor, bu da üretimin ve tüketimin yavaşlamasıyla sonuçlanıyor.

Ekonomik büyümeyi yavaşlatan diğer faktörlerse; Trump’çı gümrük vergileri ve korumacı politikalar sonucunda dünya ticaret hacminin daralması, çatışmalar ve savaşlar yüzünden tedarik zincirlerinde ortaya çıkan kopma ve diğer jeopolitik gerilimler olarak sıralanıyor.

Devam edecek…

Dip notlar:

(1)     IMF, World Economic Outlook, October 2025, https://www.imf.org (16 Ocak 2026).

(2)     World Bank, Global Economic Prospects, https://www.worldbank.org/en/publication/global-economic-prospects (16 Ocak 2026).

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Sobanın parlaması sonucu yaralanan çocuk yaşamını yitirdi

Sonraki Haber

Devrim Muhafızları linç etmişti: Sara Ebrahimi yaşamını yitirdi

Sonraki Haber

Devrim Muhafızları linç etmişti: Sara Ebrahimi yaşamını yitirdi

SON HABERLER

ETHA’dan dayanışma çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Kobanê Asayiş Heyeti üyesi: Askeri güçlerin çekilmesinin ardından halk köylerine geri dönecek

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Yemenli akademisyen Eşvak eş-Şemiri aylardır Husiler tarafından alıkonuluyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Halep ve Efrîn’de insanlık dışı uygulamalar artıyor

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

11 yıl önceki paylaşımdan gazeteciye ceza

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

DEM Parti’den ‘Cizîr bodrum katliamları’na dair araştırma önergesi

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

Musk’tan Epstein açıklaması: Gerçeği söyleyenlerin dava masraflarını karşılayacağım

Yazar: Yeni Yaşam
9 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır