• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Şubat 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Demokratik Kürt birliğinin önemi

10 Şubat 2026 Salı - 09:43
Kategori: Güncel, Manşet

Demokratik Kürt birliği, her türlü tehlikeyi önleyecek ve saldırıyı kıracak bir güç kaynağı olma özelliği taşıyor. Tüm demokratik Kürt güçlerine, aydın ve siyasetçilerine tarihin yüklediği en temel görev budur

Fuat Ali Rıza

Yeni Özgür Politika’nın yazarı Fuat Ali Rıza, Suriye’deki gelişmeleri ve ulusal birlik konusunda “Demokratik Kürt birliğinin önemi” başlığıyla bir yazı kaleme aldı. Yayımlanan yazıda şunlar belirtildi:

“Söylendiğine göre her şerde bir hayır varmış. 6 Ocak’tan itibaren Şam Yönetimi’nin Halep üzerinden Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne saldırısı Fırat’ın doğusunda askeri bakımdan olumsuz karşılanacak olaylara yol açtıysa da hayır sayılabilecek çok önemli bazı gerçekleri de açığa çıkardı. Bunlardan bir tanesi mevcut Şam Yönetimi’nin karakteridir. Denebilir ki HTŞ Yönetimi’nin karakterini anlamak için bu saldırıyı beklemeye gerek var mıydı? Elbette yoktu, ancak son saldırılar da mevcut yönetimin tekçi-faşist karakterini perçinledi.

Bununla birlikte daha önemli olan ise Aralık 2024’ten itibaren harekete geçirilen HTŞ planının ne olduğunun ve kimler tarafından yürütüldüğünün açığa çıkmasıdır. Bu çerçevede 4 Ocak Paris anlaşmasının ikinci bir 15 Şubat komplosu olarak tanımlanması yerindedir. Bu anlaşma, küresel kapitalist modernite sisteminin özgür Kürt varlığına karşıt olduğunu ve son yüz yılda yürütülen bu politikayı kısmi rötuşlarla önümüzdeki süreçte de devam ettirmek istediğini göstermiştir. Bu da DAİŞ’e karşı savaşta Kürtlere dizilen övgülerin ne kadar çıkarcı ve sahte olduğunu ortaya koymuştur.

Kuşkusuz Suriye’de son ayda yaşanan olayların değerlendirilmesi derinleştirilerek devam edecektir. Bu anlamda 14 yılı bulan Kuzey ve Doğu Suriye deneyimi de elbette çok yönlü incelenecek ve tartışılacaktır. Henüz az bir zaman kesitini içerse de Demokratik Modernite Paradigması anlamında yeni bir teorik ve ideolojik çizginin uygulanmaya çalışılmış olması kuşkusuz bundan sonraki devrimci pratikler açısından son derece öğretici dersler ortaya çıkartmıştır. Olumlu ve olumsuz yönleriyle bu derslerin objektif ve yeterli düzeyde bilince çıkartılması hayli öğretici sonuçlar verecektir.

Bu kısa değinmeler ardından esas olarak Suriye’de yaşanan son olayların Kürt toplumu üzerindeki etkisi üzerinde duracağımız zaten başlıktan bellidir. Son olayların ortaya çıkardığı en kayda değer gelişme açık ki bu alanda yaşanmıştır. Tarihsel gelişimine dayalı olarak günümüz Kürt gerçeğinin durumu esas olarak Rojava Kürtlerini hedefleyen saldırılar karşısında net bir biçimde açığa çıkmıştır. Şam Yönetiminin Şêxmeqsûd ve ve Eşrefiyê mahallelerinden başlayan ve Kürtlerin etkinliğindeki Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ni hedefleyen saldırıları, dört parça Kürdistan’daki ve dünyanın dört bir yanındaki Kürtleri kelimenin gerçek anlamıyla ayağa kaldırmıştır.

Peki bunda hangi etkenler rol oynamıştır? Kuşkusuz yeterince cevaplanması gereken önemli bir soru budur. Elbette bu toplumun ve yönetimin yakın geçmişte DAİŞ’e karşı yürüttüğü muzaffer mücadele bunda önemli bir etkendir. Çünkü özgür Kürt’ü ve özellikle özgürlük mücadelesi veren Kürt kadınlarını tüm dünyaya bu mücadele tanıtmış ve büyük destek görmüştür. Yine küresel bir konsept temelinde Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne saldırılmasının içerdiği haksızlık önemli bir etkendir. Mevcut Kürdistan parçaları içinde Rojavayê Kurdistan’ın en küçük parça olması da çok önemli bir etken olmuştur. Adeta küçük kardeşi sahiplenme anlamında tüm Kürtlerin Rojava Kürtlerini sahiplenişi ortaya çıkmıştır. Direnişi ve sahiplenişi “Onur” kavramıyla ifadelendirmenin bir boyutu, DAİŞ’e karşı geliştirilen kahramanlık direnişi olurken, şüphesiz bir boyutu da Rojava Kürtlüğünün varlığını koruma anlayışı olmuştur.

Kuşkusuz burada Kürtlerin dört parçada ve yurt dışında son ay içinde gece-gündüz demeden sokakları ve meydanları dolduran eylemlerini sıralayacak değiliz. Bunlar zaten basından günlük olarak ve çoğu da canlı yayınlarda veriliyor. Bizim burada üzerinde durmak istediğimiz ise bir ayı aşan bu büyük ayağa kalkışın ne anlama geldiği ve ne tür görevleri ortaya çıkardığı hususları genel hatlarıyla değerlendirmektir. Çünkü bu eylemler çok yönlü ve önemli anlamlar içermektedir. Denebilir ki, dört parça Kürdistan’da ve yurt dışında yaşayan tüm Kürtler çok ciddi bir ulus olma, özgür yaşama ve demokratik yönetilme ruhu, duygusu ve bilinci ortaya çıkarmıştır. Küresel kapitalizm tarafından paramparça edilen Kürtler, kendi demokratik birliklerini yaratmışlardır. Yani çok ciddi bir Kürt duygu, ruh ve birlik devrimi yaşanmıştır.

Elbette bütün bu eylemlere kadınların öncülük etmesi ve etkin katılması da başlı başına bir öneme sahiptir. Kadın özgürlüğü öncülüğünde gerçekleşen Kürt özgürleşmesinin karakterini ortaya koymaktadır. En kitlesel ve canlı gösterilerin Güney Kürdistan’da ve özellikle Süleymaniye’de yaşanması da oldukça anlamlıdır. Güney Kürdistan toplumu, Rojava’yı tehdit eden tehlikenin kendisini de doğrudan hedeflediğini ve Kürtlerin ciddi tehlikelerle yüz yüze olduğunu net bir biçimde görmüştür. Başta Güney Kürdistan’daki gösteriler olmak üzere her alandaki eylemlerde en çok Kürdistan’ın ve Kürt halkının birliğini ifade eden sloganların atılması bunu açıkça göstermiştir. Suriye’deki Kürt yönetimini ortadan kaldırmak için saldıranlar tüm Kürdistan ve dünyada böyle bir Kürt duruşuyla karşılaşınca şaşırmış, korkmuş, sonuçta bunun da etkisiyle uzlaşmayı kabul etmek zorunda kalmıştır.

Söz konusu şaşkınlığın bir benzerini de aslında Kürtler ve de Kürt aydınları ve siyasetçileri yaşamıştır ve de yaşamaktadır. Aydınlar ve siyasetçiler bir aydır bu durumu anlamaya ve yaşadıkları şaşkınlığı aşmaya çalışmaktadır. Çünkü kadınlar ve gençler öncülüğünde Kürt toplumu mevcut aydın ve siyasetçi duruşunu aşmıştır. Demokratik Kürt birliğini kendi içinde ve günlük eylem halinde ortaya çıkartarak, Kürt aydın ve siyasetçilerinin önüne demokratik birlik görevini net bir biçimde koymuştur. Kürt toplumunun eylem halinde verdiği mesaj budur ve bunu hiçbir aydın ve siyasetçi görmezden gelemez. Böyle davranmaya çalışanların sonunun hüsran olacağı açıktır.

Peki bu durumu nasıl izah edeceğiz? Çok açık ki, aydın ve siyasetçi konumunda bulunanlar kitlelerin gerisindedir; çünkü gerçekten toplumdan kopuk, yüzeysel, bireyci ve biraz da çıkarcı konumdadırlar. Toplumun Önder Abdullah Öcalan ve PKK öncülüğünde yürüttüğü mücadelenin ne tür değişim ve gelişmelere yol açtığının yeterince farkında değildirler. Buna karşılık, başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm Kürt toplumu gerçek bir özgürleşme ve demokratikleşme yaşamış, büyük bir bilinç ve irade ortaya çıkarmıştır. Daha önemlisi, tarihsel sezgisine de dayanarak Kürt varlığının karşı karşıya bulunduğu tehlikeyi görmekte ve bunu önlemek için yürüttüğü mücadelenin başarısının birlikten geçtiğini çok iyi bilmektedir. Bu anlamda da toplum mevcut siyasetin önüne geçmiş durumdadır.

O halde, demokratik Kürt birliği artık ertelenemez bir görev haline gelmiştir. Ne aydınlar ne de siyasetçiler bu görevden kaçınabilir. Çünkü yüz yıllık büyük varlık ve özgürlük mücadelesinin bu temelde başarı imkânları herkesin görebileceği kadar açıktır. Örneğin tarihi 15 Şubat uluslararası komplosunun 27. yıl dönümünü yaşıyoruz ki, 15 Şubat komplosunun Kürt siyasetinin birlik olmaması nedeniyle gerçekleştiğini çok iyi biliyoruz. Yine 27 yıldır Önder Abdullah Öcalan’ın İmralı işkence ve soykırım sistemi altında tutulmasının da buna dayandığı, komploya karşı mücadelenin bu nedenle istenen sonucu vermediği herkes tarafından biliniyor. Bugün eğer Kürtlere karşı yeni komplo saldırıları düzenleniyorsa, Rojava Kürtleri mevcut durumu yaşıyorsa, bütün bunlarda da demokratik Kürt birliğinin olmaması önemli rol oynuyor.

Demokratik Kürt birliği bugün işte bu kadar önemli hale gelmiş bulunuyor. Her türlü tehlikeyi önleyecek ve saldırıyı kıracak bir güç kaynağı olma özelliği taşıyor. Elbette böyle bir birlik, sıradan ve yüzeysel yaklaşımlarla oluşturulamaz. Çünkü herhangi bir birlik değil, demokratik birliktir. Tüm demokratik Kürt güçlerine, aydın ve siyasetçilerine tarihin yüklediği en temel görev budur. Önder Abdullah Öcalan’ın çağrısı da her zaman bu temeldedir. Önümüzdeki sürecin bu tür tarihi gelişmelere yol açacağına, Şam Yönetimi’nin şerrinden böyle bir hayrın doğacağına inanıyor; 15 Şubat uluslararası komplosunu lanetlerken, tüm Kürtleri ve dostlarını da Önder Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için mücadeleyi daha da yükseltmeye çağırıyoruz.

Kaynak: Yeni Özgür Politika 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Sosyolog Virdar Sêymere: İran’da yaşananları anlatmak için hayattayız

Sonraki Haber

Ege’de Navtex gerilimi: Sakin sular dalganabilir mi?

Sonraki Haber

Ege'de Navtex gerilimi: Sakin sular dalganabilir mi?

SON HABERLER

Kolombiya’da selde en az 22 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

‘Rojava’da çocuklara karşı işlenen savaş suçları’ raporu açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

HRANA: İran ve Rojhilat’ta gösterilerde yaklaşık 52 bin kişi gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

Kobanê kuşatması 72 bin öğrenciyi okulsuz bıraktı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

Gar Katliamı 124. ayında: Katliam devletin politikası haline geldi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

ABD Kongresi ‘Rojava’ gündemiyle toplandı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

Tülay Hatimoğulları Meclis Grup Toplantısı’nda konuşuyor CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır