• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Şubat 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Elsa Wong: Rojava’daki direnişe ışık olmak gerekir

11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:26
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

Cihatçı çetelerin kuşatması altındaki Kobanê ile dayanışmak için Halkların Karavanı İnisiyatifi öncülüğünde Pirsûs’a giden Elsa Wong, ‘Vahşi yeni dünya düzenine karşı alternatif bir model olan Rojava’da kadın öncülüğündeki direnişe ışık olmak gerek!’ dedi

Türkiye’nin desteklediği Geçici Suriye Hükümetine bağlı cihatçı çetelerin Kobanê kuşatmasına karşı Halkların Karavanı İnisiyatifi öncülüğünde Avrupa’nın dört bir yanından Türkiye’ye gelen gençler, tüm engellemelere rağmen Pirsûs’ta (Suruç) Kobanê ile dayanışma eylemlerini gerçekleştirdiler. İstanbul’a giderken gözaltına alınıp deport edilen gençlerden Elsa Wong değerlendirmelerde bulundu.

‘Kürtlerin direnmeyi bir yaşam tarzına dönüştürmesi beni çok etkiledi!’

Elsa Wong, cihatçı çetelerin kuşatması altındaki Kobanê ile dayanışmak için Suruç sınırına giden heyette yer alıyordu. Fransa’da gelen Elsa’nın babası Çinli, annesi Fransız. Kürt meselesiyle Marsilya’ya sürgün gelen Kürtlere Fransızca öğretirken tanıştığını anlatan Elsa Wong, “Bana kendilerinin ve ailelerinin maruz kaldığı baskıları anlattılar. Bu dinlediğim yaşam öykülerinden çok etkilendim ve hemen Kürt meselesini araştırmaya koyuldum. Kürtçe öğrenmeye başladım” dedi.

Konuşurken sık sık gözleri yaşaran Elsa Wong, Kürt meselesinde kendisini en çok Kürt halkının direncinin etkilediğini vurguladı. Wong, Kürtlerin bu kadar acı çekmelerine rağmen hiçbir zaman direnmekten vazgeçmemelerinin ve bunu bir yaşam tarzına dönüştürmelerinin kendisini hem çok duygulandırdığını hem de geleceğe dönük umut ve ilham verdiğini kaydetti. Kürt halkının ve Filistin halkının maruz kaldıkları zulüm karşısındaki vazgeçmeme dirayetinin mücadelenin gerçek bir pusulası olduğunu vurgulayan Elsa Wong, “Bu bize aslında, en çok ezilen, baskı ve şiddete maruz bırakılan halkların bulunduğu yerde aynı zamanda çok güçlü direnişlerin olduğunu da gösteriyor. Dünyanın gözlerini daha fazla Filistin’e, Kürdistan’a ve insanların direndiği yerlere çevirmesi gerekiyor. Bunun için illa da bu ülkelere gitmeleri gerekmiyor, bulundukları yerlerde meseleleri tartışıp, gündeme taşıyıp, ‘Ne yapabiliriz?’ sorusu etrafında çözüm arayabilirler” diye konuştu.

‘Enternasyonalist bilinci yükseltmek gerek!’

Bugün dünyada sürekli bir kriz halinin olduğunu, insanların sürekli katliam, cinayet, soykırım haberleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Elsa Wong, bu enformasyon bombardımanının insanların nereye kanalize olacağını şaşırmasına ve eyleme geçmemesine yol açtığına işaret etti. Özellikle sanal medyadaki hızlı enformasyon akışının insanların bir noktaya odaklanmalarına engel olduğunu vurgulayan Elsa Wong söyle konuştu:

“İnsanlar sabah dünyanın herhangi bir yerinde bir saldırı haberiyle güne uyanıyor; akşam evlerine gittiklerinde ise dünyanın başka bir yerindeki bir saldırı haberiyle sarsılıyorlar. Bu da sanal dünya dışında gereken tepkiyi göstermelerini engelliyor. Bu enformasyon bombardımanının tam da insanları pasif ve aksiyonsuz kılmak için yapıldığını düşünüyorum. Avrupa’da militarist söylemlerin, ‘dünya tehlike altında’ nutuklarının arttığı ve zorunlu askerliğin yeniden gündeme getirildiği bir atmosferde, bunu medyatik savaşın ve propaganda savaşının bir parçası olarak görüyorum. Devletler medya aracılığıyla ‘tehlikedeyiz’ propagandası yaparak, insanları tekrar milliyetçi ve militarist bir formata çekmeye çalışıyorlar. Bu da tarihten bir ders çıkarılmadığını gösteriyor. Bu dayatmaya karşı, geçmişte Avrupa’da, Fransa’da, dünyada Vietnam savaşına karşı anti-militarist hareketlerin gerçekleştirdikleri tarihsel mobilizasyonlardan ilham alarak enternasyonalist bilinci güçlendirmek ve yükseltmek gerekiyor.”

‘Kuşatmayı öğrendiğimde hemen harekete geçtim!’

Rojava’da yaşanan saldırıları ve Kobanê’ye yönelik kuşatmayı öğrendiğinde tam da bu enternasyonalist bilinçle harekete geçtiğini anlatan Elsa Wong, “Kobanê’ye yönelik kuşatmayı haberlerde gördüğümde hemen harekete geçmek istedim. Vicdanen kendimi kötü hissettim. Katliamlar karşısında bize dayatılan seyirci kalmak pozisyonundan çıkmak ve bir şey yapmama güçsüzlüğünü kırmak için de bir fırsat oldu benim için. Öyle oturduğum yerde ağlayacağıma, harekete geçmeye karar verdim. İsrail ablukasını kırmak için onlarca yardım teknesiyle Gazze’ye doğru yola çıkan Halkların Karavanı İnisiyatifi öncülüğünde, Kobanê’ye en yakın nokta olan Suruç’a gitme kararı aldım. Bu aynı zamanda Kobanê kuşatmasına ilişkin bir gündem oluşturmak kadar, buna seyirci kalan devletler üzerinde bir baskı kurmak ve onlara uluslararası hukuku hatırlatmak amacını taşıyordu. Kobanê’deki kuşatma nedeniyle çocuklar soğuktan yaşamını yitirirken, kadınlar katledilirken kimse sessiz kalamaz” vurgusunda bulundu.

‘Halklar Öcalan’ın perspektifiyle barış içinde yaşayabilir’

Kapitalist sistemi sürdürmek isteyen, başta ABD olmak üzere, emperyalist güçler arasında kaynak açısından zengin olan Ortadoğu’daki paylaşım rekabetinin sürdüğünü hatırlatan Elsa Wong, bu emperyalist saldırganlığa karşı çıkan tüm diğer devletlerin ise hedef olmaya devam ettiğini belirtti.

Suriye’deki Esad rejiminin de ABD, Avrupa, İsrail’in desteğiyle devrildiğini dile getiren Elsa Wong şunları kaydetti:

“ABD için Ortadoğu’da önemli olan kendi çıkarları. Bunun için işlerine gelmeyen bir rejimi devirip, başka bir rejimi destekleyebilirler. Ya da DAİŞ, HTŞ gibi cihatçı güçler Batılıların çıkarları doğrultusunda hareket edip kaos yaratabiliyorsa, o zaman 2014 yılında onlara karşı savaşmak için destekledikleri SDG güçlerini yüzüstü bırakabilirler. Çünkü emperyalist güçler için önemli olan çıkarları ve bu çıkarları için herkesi kullanırlar, ama çıkarı kalmadığı zaman da bırakırlar. Bu emperyalist saldırganlığı ancak halkların dayanışması kırabilir. Çünkü burada giderek yükselişe geçen bir faşizm ve hukuk tanımazlık var. Bu artık iki blok arasında bir savaşa dönüştü. Emperyalist kapitalist blok ile tam da Rojava’da hayat bulan kadın öncellikli, çoğulcu demokratik güçler ve halklar arasında bir savaş. Tam da bu nedenle Rojava modeli çok önemli bir yerde duruyor. Oluşturmak istenilen bu vahşi yeni dünya düzenine karşı Rojava bir alternatif. Abdullah Öcalan’ın kapitalist moderniteye karşı demokratik ulus perspektifine inanıyorum. Halklar ancak inançların, kültürlerin, etnik kimliklerin birlikte ve saygı içinde yaşadığı, kadınların yaşamın kurucusu ve öznesi olduğu bir perspektifte barış içinde yaşayabilir. Bu anlamda cihatçı grupların Halep’te, Rojava’da önce kadınları hedef almaları bir tesadüf değil. Kadınlar yaşamdaki ve direnişteki organizasyonun merkezinde oldukları için, yaşamı yok etmek isteyen böyle faşist bir ideoloji tarafından tehdit olarak görülüyorlar. Yaşam savunucusu ve dirençli kadınlar genellikle savaşa da, DAİŞ gibi faşist projelere de karşı çıkanların öncüleridir. Kürt kadınların mücadelesi ve duruşu benim için çok ilham verici. Rojava’da kadın öncülüğündeki direnişe ışık olmak ve bu direnişi Avrupa’ya da tanıtmak gerek.”

Haber: Zeynep Kuray / ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Meksika’da kaçırılan 10 madenciden 5’i öldürüldü

Sonraki Haber

Abdullah Öcalan uluslararası komplo için ne diyor?

Sonraki Haber

Abdullah Öcalan uluslararası komplo için ne diyor?

SON HABERLER

İmralı Heyeti bugün Erdoğan ile görüşecek

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

UNICEF: 200 milyondan fazla çocuğun insani yardıma ihtiyacı var

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Özel’den Akın Gürlek tepkisi: Boyun eğmeyeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Kobanê’de kuşatma 23’üncü gününde: Temel gıda ve bebek mamasına ihtiyaç var

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Nadine Maenza: ABD Kürtleri korumak için Şara’ya gerçek bir baskı uygulamalı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

Akın Gürlek yerine vekalet edecek isim Can Tuncay oldu

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

İran ve Rojhilat’ta bilanço ağırlaşıyor: 7 bin kişi katledildi, 53 bin gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır