‘Mücadele arkadaşım’ dediği abisi Selim Sadak’ı anlatan Resul Sadak, ‘Bir barış elçisiydi. Bizde hep onun bize gösterdiği yolda gitmeye çalıştık’ dedi
Demokratik siyasette ısrar eden birçok siyasetçi gözaltına alındı, uzun yıllar cezaevinde tutuldu, faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Kimi siyasetçiler ise doğduğu, büyüdüğü, uğruna mücadele ettiği topraklarından uzağa sürgüne gitmek zorunda bırakıldı. Bunlardan biride Kürt siyasetçi Selim Sadak’tı. Almanya’nın Heilbronn kentinde kanser hastalığıyla mücadele ederken 23 Ocak tarihinde yaşamını yitiren 71 yaşındaki Selim Sadak, ardından bir mücadele mirası bıraktı.
Selim Sadak’ın hayatı
1954 yılında Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Bafê köyünde dünyaya gelen Resul Sadak, ilk ve orta öğrenimini Hezex’te, liseyi ise Mêrdîn’de (Mardin) tamamladı. Daha sonra Diyarbakır Eğitim Fakültesi Matematik Bölümü’nde eğitim gördü. 1983 yılında siyasete atılan Selim Sadak, Halkçı Parti’den Hezex’te belediye başkan adayı oldu. 1988 yılında bu sefer Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den (SHP) aday olan Selim Sadak, SHP’nin Ekim 1989’da Paris’te düzenlenen “Kürt Ulusal Kimliği ve İnsan Hakları” konulu bir konferansa katıldıkları için Kürt milletvekillerini ihraç etmesi üzerine partisinden istifa etti. 1991 milletvekili genel seçimlerinde Halkın Emek Partisi (HEP) adayı olarak SHP listelerinden seçime girerek Meclisi’nin 19’uncu dönem Şirnex milletvekili oldu.
10 yıl cezaevinde kaldı
3 Mart 1994’te dokunulmazlığı kaldırılan Selim Sadak, aralarında Leyla Zana, Hatip Dicle ve Orhan Doğan’ın da bulunduğu milletvekilleriyle birlikte 17 Mart 1994’te tutuklandı. 10 yıl cezaevinde kalan Sadak, Haziran 2004’te Yargıtay kararıyla beraat etti. Cezaevinden çıktıktan sonra siyasal mücadelesine devam eden Selim Sadak, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kuruluşunda yer aldı ve yürütme kurulu üyesi olarak görev yaptı. 2009 yılında DTP’den Sêrt (Siirt) Belediye Başkanı seçildi. Aynı yıl kamuoyunda KCK Ana Davası olarak bilinen operasyonlar kapsamında tutuklanan Selim Sadak’a “örgüt üyeliği” iddiasıyla 6 yıl hapis cezası verildi. Türkiye’de devam eden davalar nedeniyle Avrupa’ya çıkmak zorunda kaldı. 23 Ocak tarihinde yaşamını yitiren Selim Sadak, 28 Ocak tarihinde memleketi Hezex’te binlerce kişinin katılımı ile Şêx Hesen mezarlığında son yolculuğuna uğurlandı.
‘Barışların elçisi’
Selim Sadak, yaşamı boyunca her zaman Kürtlerin ulusal birliği ve toplumdaki barışlara yaptığı katkıları ile öne çıkan biri oldu. Cezaevinden çıktığı 2004 ile Avrupa’ya sürgüne gitmek zorunda bırakıldığı 2021 yılları arasında 56 barış görüşmesinde yer aldı, aileleri barıştırdı. Ağabeyinin “barışların elçisi” olduğunu belirten Selim Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, mücadele arkadaşım dediği ağabeyini anlattı.
‘Taviz vermedi, boyun eğmedi’
Abisinin onlarca defa siyasi görüşünden kaynaklı gözaltına alındığını belirten Resul Sadak, “Kürt siyasi hareketinden önce de, sonrada hep halk için çabaladı. Bundan kaynaklı sürekli gözaltına alındı. Gözaltına alındığında onlarca gün gözaltında kalıyordu. Birçok dava açıldı hakkında. Hiçbir taviz vermedi, boyun eğmeden her seferinden kaldığı yerden mücadelesine devam etti. Bu çalışmalarını Meclis’te de sürdürdü. Halkın taleplerini, yaşadıklarını Meclis’e taşıdı. Hiçbir zaman halka yön vermedi, halkın belirlediği yönde yürüdü. Halka kulak verdi, halk ne istiyorsa hep onu yaptı. Orhan Doğan, Hatip Dicle, Leyla Zana’da bunu yaptı. Birçok mücadele arkadaşı aldıkları cezalardan kaynaklı Avrupa’ya çıkmak zorunda kaldılar. Ancak 1994’te imkanı varken Avrupa’ya gitmeyi ret etti. 10 yıldan fazla cezaevinde kaldı, cezaevinden çıktıktan sonra yaşamını yitirene kadar mücadelesini devam ettirdi” dedi.

‘Sayın Öcalan’a bağlıydı’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikriyatına abisinin sonsuz bir bağlılıkla inandığının altını çizen Resul Sadak, “Her zaman her yerde Sayın Öcalan’ın fikirlerini anlatırdı. Birçok kez mahkeme salonlarında da bunları anlattı. Beraber yargılandığımız davalar oldu. Mahkeme salonlarında her zaman ‘Sayın Öcalan olmadan bu sorunlar çözülmez’ derdi. Kürtlerin ulusal birliği için çok mücadele etti. Nerede bir anlaşmazlık varsa büyük ya da küçük fark etmez hepsine gider elinden geldiğinden çözmeye çalışırdı. 2004 yılında cezaevinden çıktıktan sonra Avrupa’ya gittiği 2021 yılına kadar çözüme kavuşturduğu bütün anlaşmazlıkları bir bir yazmıştı. 56 anlaşmazlığı barış ile sonuçlandırdı. Bundan öncede bir çok anlaşmazlığın çözümüne katkı sundu ancak bu yazılanlar sadece. O bir barış elçisiydi. Bir yerde bir anlaşmazlık varsa onun gözlerine uyku girmezdi. Kimi zaman gecenin 12’sinde yatağından çıkar giderdi. Bu sorunu çözmeden eve gelmezdi. Bir yerde bir tartışma olduğunda ve fikir ayrılıkları ortaya çıktığında kendi dediğini bazen diretirdi ancak ‘Sayın Öcalan’ın fikri budur, bunu demiş’ dediğimizde geri adım atar, ‘Önderlik ne diyorsa o doğrudur’ derdi. Bu denli Sayın Öcalan’a bağlıydı” ifadelerini kullandı.
‘Mücadelesine layık olacağız’
Selim Sadak’ın hasta olduğu dönemde Almanya’da ziyaret ettiğini belirten Resul Sadak, “Kanser hastası olduğu ortaya çıktığında yanına gittim. Birçok siyasetçi onu ziyaret etti. Bunlardan biride Ömer Öcalan’dı. Ömer Öcalan, İmralı’ya gittikten sonra ziyaret etmişti. Onu hasta haliyle soru yağmuruna tutmuştu. Sayın Abdullah Öcalan’ın sağlığı başta olmak üzere adadaki yaşamı üzerine çokça sorular sormuştu. Çok misafirperver biriydi. Hep sofrasını başkaları ile paylaşırdı. İyi bir mücadele arkadaşı olduğu gibi iyi bir abiydi. Hep bize mücadeleye dört kolla sarılmamız telkinlerinde bulunurdu. Hem abi-kardeşi hem de mücadele arkadaşıydık. Hayata gözlerini yumduğunda yanında olamadım. Son sözleri, ‘Resul nerede, yine tutuklandı mı yoksa?’ olmuş. Hep ‘Şehitlere layık olmak için ne gerekiyorsa yapmalıyız’ derdi. Bizde hep onun bize gösterdiği yolda gitmeye çalıştık. Cenazesine akın eden binler oldu. Onun mücadelesine layık olmak için elimizden geleni ailesi olarak yapacağız” şeklinde konuştu.
Haber: Emrullah Acar / MA









