Bölgesel güç mücadeleleriyle dolu Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlerin deneyimi, azimle direnen, gerektiğinde çökmeden geri çekilen ve birçok kişinin yok olacağını düşündüğü bir dönemde tutarlılığını koruyan bir gücün nadir bir örneği olarak öne çıkıyor
Majda Taleb*
Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlerin deneyimi, azimle direnen, gerektiğinde çökmeden geri çekilen ve birçok kişinin yok olacağını düşündüğü bir dönemde tutarlılığını koruyan bir gücün nadir bir örneği olarak öne çıkıyor.
Parçalanmış haritalar, değişen sadakatler ve mutlak boyun eğmenin egemen olduğu bir coğrafyada, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürtler, mücadelelerini farklı bir biçimde yürütmeyi, farklılıkları kucaklamayı ve ortaklık için alanlar açmayı tercih ettiler. Sadece topraklarını savunmak için silahlanmadılar, aynı zamanda, birliğin silahtan daha güçlü olabileceğine inanarak, kapsamlı bir yönetim ve toplum biçimi vizyonunu hayata geçirdiler. Bu yaklaşım, savaşın bıraktığı boşlukta Özerk Yönetim Projesinin doğmasına yol açtı ve zamanla geçici bir önlemden bütüncül bir siyasi deneyime dönüştü.
Kadınlar yasal dayanak olarak yer aldı
2012’den itibaren Kürtler, ademi merkeziyetçilik ve topluluk konseylerine dayalı yerel yönetimler kurmaya başladılar. Geleneksel bir ayrılık ilan etmediler, bunun yerine tabandan yönetilen, farklı bir Suriye modeli sundular. Bu model yalnızca Kürtlere özgü değildi, Araplar, Süryaniler ve diğer toplulukların da katılımına dayalıydı. Modelin merkezinde kadınlar sadece sembol olarak değil, yasal dayanak olarak yer aldı. Eşbaşkanlık sistemi, her liderlik pozisyonunda bir erkek ve bir kadının bulunmasını zorunlu kılarken, Kadın Koruma Birlikleri (YPJ), IŞİD’e karşı savaşan ve savaşın seyrini değiştiren bağımsız bir askeri güç olarak öne çıktı.
Kürt sesi belirli bir coğrafyayla sınırlı değildi
Kürtler ayrıca terörizme karşı uluslararası koalisyonun askeri olarak ortağı oldular. Bu koalisyon öncelikle ortak çıkarlar tarafından yönlendirilse de, Kürt deneyimine uluslararası tanınma sağladı. Kürt sesi artık belirli bir coğrafyayla sınırlı değildi, büyük güçlerin hesaplamalarında önemli bir faktör haline geldi. En önemli dönüşüm, genişlemenin kendisinde değil, geri çekilmenin yönetilme biçimindeydi. Askeri kuvvetler, Rakka ve diğer bölgelerden askeri ve güvenlik anlaşmaları çerçevesinde geri çekilirken, iç çatışma veya kanlı bir çöküş yaşanmadı. Geri çekilme kaosa dönüşmedi, örgütsel yapı bozulmadı. Askeri kuvvetler bütünlüğünü korudu, yeniden konuşlandırıldı ve birimleri daha sağlam bir yapıya yeniden entegre edildi.
Ancak bu direnç yeni gerilimlere yol açtı. Daha sonra bölgelerini hedef alan saldırılar, yerlerinde kalmaları ve sahneden kaybolmamalarıyla yakından ilgiliydi. Topraklarında demir yumrukla varlıklarını sürdürmeleri ve bölünmek yerine saflarını örgütlemeleri, onları siyasi ve askeri baskı girişimlerinin hedefi haline getirdi. Savaşçılarını birleşik bir yapı içinde yeniden entegre eden ve kurumlarını yönetmeye devam eden örgütlü bir gücün varlığı, uygulanabilir bir yönetim projesi olduğu anlamına geliyordu.
Önemli bir dönüm noktası
2026 yılının başlarında Suriye geçici hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (QSD) arasında bir anlaşmanın duyurulmasıyla, deney önemli bir dönüm noktasına girdi. Anlaşma, kültürel ve dilsel haklarla ilgili garantiler karşılığında Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devletinin yapısına entegre edilmesini ve kendi bölgelerinde ademi merkeziyetçilik ilkesinin kabul edilmesini içeriyordu. Kimileri için bu gerekli bir uzlaşmaydı, kimileri içinse projenin merkezi bir devlet çerçevesinde ruhunu koruyabilme yeteneğinin bir testiydi.
Net bir proje ve kimliğe sahip katılımcı bir güç
Son yıllarda yaşananlar, Kürtlerin yalnızca dış ittifaklara değil, aynı zamanda tutarlı bir iç yapıya, bir davaya ve tarihsel bir yaklaşıma da dayandığını kanıtlıyor. Buna dayanarak, güçlerini yeniden örgütlediler, savaşçılarını entegre ettiler ve kadınların siyasi ve askeri karar alma süreçlerindeki varlığını korudular. Geri çekilmeden sonra ortadan kaybolmadılar, baskı altında da geri çekilmediler. Aksine, net bir proje ve kimliğe sahip katılımcı bir güç olarak kaldılar.
Bölgesel güç mücadeleleriyle dolu Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürtlerin deneyimi, azimle direnen, gerektiğinde çökmeden geri çekilen ve birçok kişinin yok olacağını düşündüğü bir dönemde tutarlılığını koruyan bir gücün nadir bir örneği olarak öne çıkıyor. Hem erkeklerin hem de kadınların yer aldığı bu örgütlü direnç, onu gelecekteki herhangi bir Suriye denkleminde vazgeçilmez bir oyuncu haline getirmiştir.
Kaynak: NûJINHA
*Yemenli Gazeteci









