Son birkaç yıldır dünyada yapay zekâ konusunda olağanüstü bir heyecan ve coşku yaratıldı. Öyle ki yapay zekâ, elektriğin bulunmasından bu yana “en dönüştürücü teknoloji” olarak sunuluyor.
Bu çerçevede, Nvidia, Microsoft ve OpenAI gibi dev teknoloji şirketlerinin hisselerinin fiyatları önceleri borsada adeta füze hızıyla yükseldi. Bu şirketlerce yeni veri merkezlerine ve çip fabrikalarına onlarca milyar dolarlık yatırım yapıldı, buralara devasa miktarda finansal kaynak aktarıldı.
Kapitalizmi krizinden çıkartacak bir buluş mu, yoksa onu çökertecek bir finansal balon mu?
Ancak, teknolojik değişimin önceki her döneminde olduğu gibi, bu heyecan ve coşku konusunda da değerlendirmeler keskin bir biçimde farklılaşıyor. Bazıları yapay zekâ konusundaki gelişmeleri “kapitalizmi çöküşten kurtarabilecek yeni bir verimlilik artışı çağının başlangıcı” olarak görüyor.
Karamsarlarsa bunun aslında daha önce “1845 İngiliz Demiryolu”, 2000 Amerikan “dotcom” ve “2008 ABD mortgage” balonlarında olduğu gibi, spekülatif balonlardan biri daha olduğunu ve bu balonun da patlayacağını ancak zamanının kestirilemediğini ileri sürüyor.
“Yapay zeka korkusu satışları”
Pratikte ise daha çok karamsar görüşleri doğrular biçimde gelişmeler yaşanıyor. 11 Şubat 2026’da ticari gayrimenkul sektöründeki CBRE Group ve Jones Lang LaSalle hisseleri yüzde 12, Cushman & Wakefield hisseleri ise yüzde 14 değer kaybetti. CBRE ve Cushman & Wakefield için bu düşüş, Covid-19’un neden olduğu 2020 yılındaki çöküşten bu yana en büyük düşüş oldu. Aynı gün gelen hisse senedi satışı dalgası, Covid-19’dan bu yana yeniden ayağa kalkmaya çalışan ticari gayrimenkul sektörüne bir darbe daha vurdu (ancak sonraki iki gün içinde satış dalgası ivme kaybetti).
Keefe, Bruyette & Woods analisti J. Rahmani müşterilerine gönderdiği bir notta, “yatırımcıların, yapay zekâ kaynaklı yıkıcı etkilerden potansiyel olarak etkilenebileceği düşünülen, yüksek ücretli ve emek yoğun iş modellerinden uzaklaştığını düşünüyoruz” diye uyarıda bulundu.
Aslında Wall Street’teki her şeyde olduğu gibi, bu fenomenin de bir adı var: “AI scare trade” (yapay zekâ korkusu ticareti). (1)
Teknoloji hisseleri sert çakıldı
Borsalardaki bu düşüşün asıl olarak teknoloji şirketlerinin hisselerindeki sert düşüşten kaynaklandığı ortaya çıktı.
Piyasanın ikilemi
Bu durum mevcut piyasanın garip bir ikilemini ortaya koyuyor: Karamsarlar piyasanın çöküşünü tetikleyebilecek bir yapay zekâ (AI) balonunun patlamasını beklerken, diğerleri teknolojinin kısa vadeli başarı potansiyelini değerlendiriyor ve buna göre hareket ediyorlar.
O halde, öncelikle, yapay zekâ üretimine yatırım yapan ve daha ziyade “Müthiş 7’li” olarak anılan dev teknoloji şirketlerinin borsalardaki hisselerinin değerlerinin ve bunun sürüklediği borsaların genel değerinin inanılmaz bir biçimde yükseldiği gerçeğiyle analize başlayalım.
Borsalar şahlandı!
Daha önce, ABD menkul kıymet borsalarındaki büyüme, ABD ulusal hasılasındaki (GSYH) büyümenin önüne bu kadar geçmemişti. Öyle ki halka açık (borsada işlem gören) 3.265 şirketin (Wilshere 5000) toplam piyasa değeri şu anda ulusal hasılanın yüzde 224’ü ile tüm zamanların en yüksek seviyesinde. Bu rakam, Aralık 2021’deki yüzde 193 ve Mart 2000’deki yüzde 135’i geçerek, 2000 yılında ‘dotcom balonu’nun patlamasının ardından S&P 500’ün yüzde 49 ve NASDAQ’ın yüzde 57 değer kaybetmesine neden olan seviyeyi aştı. (2)
Keza 2026 yılının ocak ayı ortasında, “S&P 500 Fiyat-Defter Değeri Oranı” 5,6’ya yükseldi (bu oran, 2000 dotcom balonunun zirve yaptığı dönemde 5 idi). Bu, yatırımcıların fon sağladıkları şirketlerin sahip olduğu fiziksel varlıklar için (borçlar hariç) her 1 dolar karşılığında 5,60 dolar ödediği anlamına geliyor. (3)
Borsada kayıtlı bir şirketin “defter değerine göre hisse senedi fiyatı” ile ölçülen “yapay zekâ yatırım balonu” 2000 yılındaki dotcom balonunun 17 katı ve 2007 yılındaki “subprime mortgage” balonunun dört katı. ABD borsa değerinin ulusal hasılaya oranı (diğer adıyla Buffett Göstergesi) yüzde 217 ile yeni bir rekor seviyeye ulaştı. (4)
Dahası, 2022’den bu yana ikiye katlanan ‘Piyasa Değeri/M2 Para Arzı Oranı’ yüzde 306 ile rekor seviyeye ulaştı. Yani şu anda ABD’deki tüm hisse senetlerinin toplam değeri, ABD finans sisteminde nakit, çek ve tasarruf olarak tutulan toplam dolar miktarının üç katından fazla. (5)
Teknoloji şirketlerinin borsa hakimiyeti
“Müthiş 7’li” olarak da anılan şirketlerin (Nvidia, Microsoft, Alphabet (Google), Apple, Meta, Tesla ve Amazon) tümü teknoloji sektöründe faaliyet gösteriyor. Teknoloji ve “Yapay zekâ/AI” sektörü, 2025’in ilk yarısında ABD ekonomisinin büyümesinin yüzde 92’sini oluşturdu. Gelişmiş araştırma asistanı aracı Chat-GPT’nin Kasım 2022’de piyasaya sürülmesinden bu yana, yapay zekâ ile ilgili hisse senetleri piyasa değerine tahmini 17,5 trilyon dolar ekledi (bu, S&P 500’ün kazançlarının yüzde 75’ine denk geliyor).
Müthiş 7’linin hisseleri şu anda ABD borsa değerinin yaklaşık yüzde 35’ini oluşturuyor. Tek başına Nvidia’nın piyasa değeri Müthiş 7’linin yaklaşık yüzde 19’una denk düşüyor. S&P 500, Nvidia’nın, endeksin yaklaşık yüzde 8’ini temsil etmesiyle, bugüne kadar hiç bu kadar tek bir hisse senedinin yoğunluğuna tanık olmamıştı.
Nvıdıa: teknoloji şirketlerinin “aşil topuğu”
Bir başka anlatımla, bu borsa, sadece yedi hisse senedi ve özellikle de yapay zekâ şirketlerinin modellerini geliştirmek için ihtiyaç duydukları tüm işlemcileri üreten Nvidia şirketi tarafından yönlendirilen, şu anda rekor seviyelerde olan, son derece dengesiz bir borsa.
Öyle ki eğer Nvidia’nın gelir artışı yavaşlarsa, bu aşırı değerlenmiş borsa üzerinde büyük bir aşağı yönlü baskı oluşturacaktır. Yani ‘Müthiş 7’liden herhangi biri gelir ve kârlarına göre harcamaları konusunda tereddüt etmeye başlar ve çip alımlarını azaltırsa, Nvidia’nın hisse senedi fiyatı hızla düşebilir ve diğerlerini de beraberinde uçuruma sürükleyebilir. (6)
Yapay zeka şirketlerinin hisse değeri ulusal hasılaya eşit
Yapay zekaya yatırım yapan şirketlerin hisselerinin toplam değeri ABD ulusal hasılasına eşit düzeyde. Dahası, bu rakam üç yılda iki katına çıktı ve ‘dotcom balonu’nun sönmesinden önce ulaştığı yüzde 60’ın çok üzerine çıktı.
Bu rakam, ‘konut (mortgage) balonu’ için de geçerli. İngiltere ‘Demiryolu Hisse Çılgınlığı’ sırasında, demiryolu hisselerinin piyasa değeri ise İngiltere ulusal hasılasının sadece yüzde 10’uydu ki bu, dört yıl içinde tüm demiryolu şirketlerinin yarısının iflas etmesine yol açtı.
1929 borsa balonundan daha kapsamlı bir balon
Son olarak, “1929 Büyük Buhranı” öncesinde borsa çöktüğünde, hanelerin sadece yüzde 10’u borsaya yatırım yapıyordu. Şu anda ABD’deki yetişkinlerin yüzde 62’si, hisse senedi sahibi olduğunu belirtiyor ve bu rakama, genellikle doğrudan veya dolaylı olarak borsaya yatırım yapılan emeklilik fonları dahil değil. Perakende yatırımcıların (bireysel) en az yüzde 43’ü, nakitlerinin karşılayabileceğinden daha fazla hisse senedi satın alıyor. ABD hane halkının hisse senedi varlıkları, toplam finansal varlıkların yüzde 47’sine ulaşarak 2000 yılındaki zirveyi 8 puan aştı. (7)
Aslında bu veriler bile borsaların çökmesinin, bir topyekûn finansal çöküşe, ekonomik küçülmeye ve aynı zamanda yoksullaştırma ve mülksüzleştirmeye neden olabileceğini çok iyi anlatıyor.
Devam edecek…
Dip notlar:
- https://peofdev.wordpress.com/2025/11/12/carlota-perez-and-the-ai-boom-where-are-we-in-the-cycle (12 Kasım 2025).
- S&P 500, ABD’nin en zengin 500 şirketinin, NASDAQ ise teknoloji sektörünün borsasıdır.
- “Defter değeri”, ekonominin sağlam ve üretken temelini gösteren kabaca bir gösterge olarak kabul ediliyor.
- https://thenextrecession.wordpress.com/2025/10/14/the-ai-bubble-and-the-us-economy.
- https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and-100def36d9ed (18 Ocak 2026).
- https://thenextrecession.wordpress.com/2025/07/27/ai-bubbling-up.
- https://grossmanite.medium.com/us-empire-on-the-precipice-jobs-market-enters-recessionary-territory-as-oil-price-sinks-and-100def36d9ed (18 Ocak 2026).









