Avrupa’nın farklı kentlerinden Pirsûs’a uzanan enternasyonalist dayanışmada yer alan Zozan ve Magda, Kobanê üzerindeki kuşatmayı kırmak istediklerini vurguladı
Avrupa’nın çeşitli kentlerinden yola çıkarak Pirsûs’ta (Suruç) Kobanê sınırına kadar giden Peoples’ Caravan (Halklar Karavanı) bileşenleri, hem Rojava’ya yönelik saldırılara karşı hem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı ses yükseltti. Karavanda yer alan enternasyonalist aktivistler Zozan ve Magda, değerlendirmelerde bulundu.
‘Kobanê kuşatmasını kırmak istedik’
Halklar Karavanı bileşeni ve Geleceği Dokuyan Kadınlar Ağı (Network of Women Weaving the Future) üyesi Zozan, karavana katılma gerekçelerini şu sözlerle anlattı:
“Rojava’daki, özellikle Kobanê’deki durum nedeniyle Halklar Karavanı’na katıldık. Oradaki insanlar 25 günden fazla bir süredir elektriksiz, susuz ve yiyeceksizdi. Gerçekten çok zor şartlarda yaşıyorlardı. Birçok insan dışarıda kalmak zorunda kaldı. Bu yüzden Kobanê kuşatmasını kırmak istedik.”
Zozan, Almanya, Fransa, İtalya, Sırbistan ve Yunanistan’dan aktivistlerin bir araya gelerek Türkiye’ye doğru yola çıktıklarını ve Suruç’a ulaştıklarını belirtti.
‘Tarihe bir adım atmak istedik’
Paris’ten katılan Magda ise yolculuklarının yalnızca insani değil, tarihsel bir sorumluluk taşıdığını vurguladı:
“İstanbul’a vardık, ardından Suruç’a kadar gittik. Sınıra ulaştık ve Kobanê’ye geçmeye de kararlıydık. Bu devrime katılan, yaşananları ve halkı savunmak için bir araya gelen insanların tarihinde biz de bir adım atmak istedik.”
Magda, Türkiye’nin ve karşı çıkan diğer güçlerin kendilerine izin vermeyeceğini bilmelerine, bazılarının Türk devleti tarafından tutuklanacaklarını ifade etmek için kendilerine “Silivri soğuktur” esprisini yapmalarına rağmen kararlılıkla yola çıktıklarını belirterek, “Yine de çok yaklaştık” dedi.
‘Rojava birlikte yaşamın somut örneğidir’
Zozan ve Magda Karavan ile tekrar döndüklerinde soluğu Strasbourg’da düzenlenen “Önder Apo’ya Özgürlük Rojava’ya Statü” yürüyüşünde aldı. Her iki enternasyonalist Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecride ilişkin konuşarak, Strasbourg’daki eylemlere katılma nedenlerinden birinin de Önder Apo’nun özgürlüğü olduğunu söyledi.
Zozan “Rêber Apo geçen yıl demokratik ve barışçıl bir toplum çağrısı yaptı. Türk devletiyle, Türkiye halklarıyla ve orada yaşayan tüm halklarla birlikte demokratik bir yaşamın mümkün olduğunu söyledi. Rojava’daki durum bunun somut örneğidir. Suriyeliler, Aleviler, Êzidiler, Kürtler, Araplar, Dürziler birlikte yaşıyor. Bu, Rêber Apo’nun paradigmasıdır. Bu yüzden özgürlüğünü istiyoruz. Kendisi 27 yıldır İmralı’da tecrit altında.” diye konuştu.
‘Avrupa’da da birlikte yaşama iradesi büyüyor’
Magda ise Kürdistan’dan Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada insanların ortak yaşam iradesi etrafında seferber olduğunu ifade etti:
“Kürdistan’da, Türkiye’de, Avrupa’da ve Strasbourg’da insanlar birlikte yaşama isteği için harekete geçti. Biz de Avrupa’da bu iradeyi taşımak için bir araya gelen insanlarla birlikte olmak istedik.”
Halklar Karavanı bileşenleri, Rojava’ya yönelik kuşatmaya ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecride karşı uluslararası dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.
Kaynak: ANF









