• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Şubat 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Ayşegül Doğan: Raporun uygulanmasını sağlamalıyız

19 Şubat 2026 Perşembe - 13:40
Kategori: Manşet, Politika

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Meclis Komisyonu’nun raporuna dair değerlendirmelerde bulunarak, ‘Milyonlar adına artık bu raporun hep birlikte takipçisi olmalıyız ve uygulanmasını sağlamalıyız’ dedi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde güncel gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Ayşegül Doğan, İslam dünyası açısından önemli bir ay olan Ramazan ayının dayanışmayı ve paylaşmayı güçlendirdiğini belirterek, “Bu topraklarda yaşayan herkesin dili, dini, inancı ne olursa olsun herkes için Ramazan ayının barış, huzur ve kardeşliğe kapı aralamasını diliyoruz. Hayırlara vesile olsun diyoruz” dedi.

En önemli ve birinci gündemlerinin Meclis Komisyonu çalışmaları olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, “Ortak rapor herkesin gözünün üzerinden olduğu bir rapordu. Ne çıkacak bu Komisyondan, neler tavsiye edecek, hangi önerilerle Meclis’e yeni bir mesai tavsiyesinde bulunulacak diye bir beklenti vardı. Ağustos ayından bu yana sürdü çalışmaları ve dinlemeleri. Çalışmalar, tüm eksikleri ve yapılması gerekenleri ile de kamuoyunun hem bilgisi hem ilgisi dahilinde yürüdü. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasını ne kadar önemsediğimizi burada çok kez anlattık” dedi.

‘Meclis’in ortaya koyduğu irade bizim açımızdan da önemli’

Bazı noktaların yeniden hatırlatılması gerektiğini ve Kürt sorununun Meclis zeminine taşınmasının önemine işaret eden Ayşegül Doğan, “Bu meselenin tüm siyasi partilerin katılımıyla tartışılmasının ne kadar değerli olduğunu ve bugüne kadar ıskalanmış pek çok fırsatta Meclis’in asıl oynaması gereken rolü ve işlevi oynamadığını, bunun Türkiye’ye neler kaybettirdiğini ifade ettik. Bu açıdan baktığımızda Meclis’in ortaya koyduğu irade, bunun çoğulcu bir şekilde gerçekleşmiş olması, yine siyasetin bu konuda mümkün mertebe en geniş uzlaşıyla, en geniş mutabakatla bugüne varmış olması tabii ki bizim açımızdan da önemli” ifadelerini kullandı.

Komisyon raporuna dair tartışmaların devam edeceği vurgusunu yapan Ayşegül Doğan devamla şunları aktardı:

“Masada kalma konusundaki inadını ve ısrarını sürdüreceğini ifade eden herkese DEM Parti olarak müteşekkiriz. Çünkü bu sorunun çözümü demokratik siyaset alanının genişlemesidir. Dolayısıyla bu çalışmaları kılı kırk yararak büyük bir sorumlulukla taşımanın sorumluluğuyla bugünlere getirdik. O yüzden hiçbir şey kolay olmadı. Hiçbir şey sanıldığı, göründüğü gibi kolay gerçekleşmedi. Biz bunu daha önce de 5 Ağustos’ta komisyon kurulduktan sonra ifade etmiştik. Yine Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantımızın hemen akabinde, iki gün sonra dedik ki; Meclis Komisyonu’nun yapacağı çalışmaların etkili ve kalıcı bir sonuca ulaşması ve sonrasında atılacak adımların gerçekleşmesi için partimiz her türlü çabayı gösterecektir.

Uyarılar yaptık ve bu uyarıların bir bölümü bugün o raporda hayat buldu. Bir bölümü ise görmezden gelindi. Hakikati ve her şeyi göze alarak, dile getirenlerin hatıralarını unutmayacağız. Şimdi bu aşamaya gelene kadar çok sayıda insan da dinlendi. Farklı kurumlar da dinlendi. Onlara da bir teşekkürü borç biliyoruz. Çünkü komisyon raporunun tüm eksiklerine rağmen bu şekilde çıkabilmiş olması, özellikle 6’ncı ve 7’nci başlıklarda demokratikleşmeye dair, bundan sonra atılacak yasal adımlar ve hukuki düzenlemelerle ilgili tavsiyelere dair bu dinlemelerin çok katkısı olduğunu belirtmek isterim. O yüzden yalnızca bu süreçte yer alan siyasi partilere değil, doğrudan ve dolaylı katkısı olan herkese DEM Parti adına teşekkür ederiz.

‘İlk aşama resmen tamamlanmış oldu’ 

Sayın Öcalan’ın da son görüşmede DEM Parti İmralı heyetine söyledi; Artık ilk aşama resmen tamamlanmış oldu. Yeni bir aşamaya geçildi ve bu raporu ikinci aşamanın resmen başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Bundan sonra yeni bir takvim ihtiyacı var.  Bu yeni takvimin nasıl işleyeceğine ilişkin komisyon, hazırladığı raporunda da detaylı bir şekilde aslında ifade ediyor. Ancak bu başlıkların altı nasıl doldurulacak, nasıl uygulanacak, dünden beri kamuoyunun en çok merak ettiği ve bu konuya ilişkin yoğun olarak yönelttiği sorular arasında bu sorular da yer alıyor.

‘Mesai Türkiye’nin demokratikleşmesine dair yapılması gerekenlere ayırmalı’

Rapor hayati aşama açısından ön açıcı olmalı. Yine komisyonun raporda yer verdiği tespit ve tavsiyelerin zaman kaybetmeden yerine getirilmesi için bir an önce yasal düzenlemelere dair çalışmalara başlanmalı. Meclis’in bütün mesaisini bundan sonra bu meselenin çözümüne ve Türkiye’nin demokratikleşmesine dair yapılması gerekenlere ayırması gerekir. Komisyon üyelerinin üzerinde mutabakata varabilecekleri bir nihai rapor bekleniyordu. Şimdi artık o rapor tüm tartışmalara rağmen tamamlandı. Gönül isterdi ki 51 üyenin tamamının evet oyu verebileceği bir rapor çıkmış olsun ama böyle olmadı. O uyarılar,  dikkat çekilen başlıklar, konulması gereken ve konulması gerektiği düşünülen şerhler de elbette dikkate alınmalı. Ancak biz isterdik ki o raporun altında TİP’in de EMEP’in de tüm eleştirilerine rağmen imzası olsun.

‘Bu yaklaşımı terk etmeye davet ediyoruz’ 

Şunu da söylemek gerekir; eskinin diliyle yeniyi inşa etmek imkansız. O yüzden eskinin dilinden vazgeçmek gerekir. Bu bizim yaptığımız en başından bugüne kadar en temel uyarılardan biriydi. Gördük ki raporda eskinin diline dair bir ısrar var. Bundan vazgeçmek için o kadar çok neden var ki; Türkiye’nin acı deneyimler ile tecrübe ettiği, buradan ders çıkarmış olmak gerekirdi. Peki, bir de rasyonel durum var. Bölge değişti ve sözünü ettiğimiz mesele çok boyutlu, çok katmanlı, tarihsel, sosyolojik, ekonomik pek çok açıdan değerlendirecek boyutu olan bir hak ve özgürlükler meselesi. İnkâr siyasetinin yarattığı sonuçları konuşuyoruz. İnkar siyasetinin yarattığı sonuçları konuşurken bunu gerçekçi bir şekilde ortaya koymak gerekir. Öyle ortaya koymak gerekir ki bundan sonraki yol buna uygun bir şekilde yürünebilsin. Aksi takdirde iç ve dış politikanın bu kadar iç içe geçtiği bir zaman diliminde değişen bölge dinamiklerini, değişen parametreleri değerlendirmeden önümüzdeki süreci değerlendirmek, önümüzdeki tarihi fırsatı değerlendirmek, kırılgan noktalarıyla birlikte ele almak hepimizi zorlayabilir. O yüzden bu ortak raporda görülmeyen, bizim farklı görüşlerimiz olarak ifade ettiğimiz, dün komisyon üyelerimizin komisyonda da ifade ettikleri ‘Terörsüz Türkiye’ süreci gibi tanımlamalar yerine komisyon ortak rapor taslağında diyor ki; ‘Terörsüz Türkiye süreci’, ‘terör örgütü’, ‘terör belası’ bu kavramlar gerçekçi kavramlar değil. Kürt meselesi böyle indirgemeci bir yaklaşımla onlarca yıldır çözülmedi, çözülemedi. O yüzden bu yaklaşımı terk etmeye davet ediyoruz.

‘Kürt meselesi bir terör meselesi olarak görülemez’ 

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu mesela. Buradan ilham alabilecek bir isim toplumun daha geniş kesimleri tarafından desteklenebilirdi ve güven duygusu pekiştirilebilirdi. Bu yapılmadı, bu tercih edilmedi. Buna itirazımızı, buna ilişkin reddimizi tarihsel olarak nedenleri ile birlikte dün komisyonda ifade ettik. Biliyorsunuz biz mevcut süreci Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak tanımlıyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu yönlü yürütüyoruz. Ayrıca barış ve demokrasi mücadelesi bizim onlarca yıldır verdiğimiz mücadelenin adı ve bizim varlık nedenimiz. Kürt meselesi bir terör meselesi olarak görülemez.

Dar kalıplardan, eski tariflerden ve tanımlardan vazgeçmek gerekiyor. Dillerin birlikte eşit ve özgür şekilde yaşayabilme imkanları var.

‘Türkiye çok dilli bir ülke, çok kimlikli bir ülke’ 

21 Şubat Dünya Ana Dili Günü yaklaşıyor. Bu konuda da Türkiye aslında çokça tartışma yürüttü. Türkiye çok dilli bir ülke, Türkiye çok kimlikli bir ülke. Bu dillerin birlikte eşit ve özgür şekilde yaşayabilme imkanları var. Ayrıca Türkiye’de Türkçeden sonra en çok ve en yaygın şekilde konuşulan dil Kürtçe’dir. Şimdi Kürtçe’nin kullanımına, kamusal alanda özgür bir biçimde yaşamasına dair önümüzdeki süreçte elbette birtakım hukuki düzenlemeler, yasal adımlar düşünülmeli. Bu komisyonun gündemi değildi. Çünkü bu aynı zamanda bir anayasa meselesi ve bu komisyon anayasa meselesini tartışmayacağını ilk günden ifade etti.

‘Raporun hep birlikte takipçisi olmalıyız’ 

Bu başlıkların somut bir karşılık bulması, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin gerçek sınavı olacak bundan sonra. Bu sınav hepimiz için tarihi bir sınav. Bundan sonrasını takip etmek, bundan sonra raporun tavsiyelerini Meclis’in hızla gündemine almasını ve bu konuda çalışmalar yapmasını sağlamak yalnızca siyasi partilerin değil, o komisyona gelip fikirlerini, görüşlerini aktaran, aktarmak isteyen, aktaramayan, doğrudan dolaylı katkısını bu meselenin çözümüne ulaştırmak isteyen herkese buradan DEM Parti olarak sesleniyoruz; Ortak raporu takip etmek, raporun tavsiyelerini bağlayıcı olduğunu unutmadan böyle tartışmalar da görüyoruz. Rapor önerilerde bulundu, tavsiyelerde bulundu. Haklı kaygılar var ve bu tavsiyeler, öneriler Meclis tarafından dikkate alınacak mı, yürütme erki bunun takipçisi olacak mı, buna sahip çıkacak mı, bunlar uygulanacak mı diye soranlar var. Evet işte milyonlar adına artık bu raporun hep birlikte takipçisi olmalıyız ve uygulanmasını sağlamalıyız.

‘Önümüzdeki dönemde sürecin örgütleyicisi olacağız’

Şimdi tabii ki yalnızca bu rapor değil gündemimiz. Biliyorsunuz sahaların, alanların, meydanların hareketleneceği bir döneme giriyoruz. 8 Mart yaklaşıyor. Bir yandan 21 Mart Newroz yaklaşıyor. Biz zaten hep alanda, meydanda olan bir siyasi parti olarak bunu daha da çok hareketlendireceğiz. Barış ve demokratik toplum sürecinin toplumsallaşmasının ne kadar hayati olduğunu da en başından beri ifade ediyoruz ve sizlerle her yerde buluşmaya çalışıyoruz. Süreci anlatmak için, kaygıları dinlemek için, yol haritasına eleştirilerinizi, önerilerinizi katabilmek için, yol haritasını birlikte yapabilmek için eylemimizi ve söylemi birlikte üretmek için bu buluşmaları çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu sürecin anlatıcısı ve örgütleyicisi olacağız. Çünkü bu süreç ancak bunun için sahici bir biçimde müdahale edenlerin omuzlarında yükselebilecek ve en nihayetinde de onların gayretiyle başarıya ulaşacak.”

Kaynak: MA

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Polonya Başbakanı vatandaşlarını uyardı: İran’ı derhal terk edin

Sonraki Haber

Buca Belediyesi’nde memurlar iş bıraktı

Sonraki Haber

Buca Belediyesi'nde memurlar iş bıraktı

SON HABERLER

MATUHAY-DER: Gözaltılar serbest bırakılsın

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Kongra Star’dan Kobanê açıklaması: Sessizlik en büyük utançtır

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Der Spiegel’in haberi basın konseyine şikayet edildi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Nijerya’da maden patlaması: 37 işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

İran ile Rusya ortak deniz tatbikatına başladı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Şirnex ve Cizîr’de halk buluşmaları

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

Çocuğa işkence yapan fail tepkilerin üzerine gözaltında

Yazar: Yeni Yaşam
19 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır