Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde 45. Olağan Genel Kurul öncesi Mavi Liste, ‘şeffaf ve denetlenebilir yönetim’ çağrısıyla üyeleri sandığa davet etti. Liste, genç mühendislerin sorunları ve kamusal denetim vurgusunu öne çıkarıyor
Duygu Kıt
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İstanbul Şubesi’nin 45. Olağan Genel Kurul ve seçimleri 21-22 Şubat’ta yapılacak. Seçime “Demokrat Mühendisler-Mavi Liste” ile giren Erhan Karaçay, meslek örgütlerinin kamusal niteliğinin aşındırıldığını belirterek üyeleri genel kurula ve sandığa katılmaya çağırdı.
Gazetemize konuşarak, “Birlikte yöneteceğiz” sloganıyla yola çıktıklarını söyleyen Erhan Karaçay, EMO’nun yalnızca meslek içi teknik düzenlemeler yapan bir yapı olmadığını; enerji politikalarından özelleştirmelere, genç mühendislerin çalışma koşullarından kamusal denetime kadar geniş bir alanda sorumluluk taşıdığını vurguladı.
Erhan Karaçay, son yıllarda “yetkin mühendislik”, akreditasyon ve belgelendirme süreçleri üzerinden diplomanın mesleğe giriş için yeterli görülmediğini belirterek, bunun özellikle genç mühendisleri güvencesizliğe ittiğini söyledi. Erhan Karaçay şunları söyledi: “Yetkin mühendislik uygulamaları, A tipi muayene kuruluşu olma hedefleri, personel belgelendirme kuruluşu ve akreditasyon süreçleri, meslek odalarının kamusal düzenleme ve denetim anlayışlarından kopartılarak piyasa mekanizmalarına devredilmesinin araçlarıdır. Mühendisler sürekli olarak ücretli belgelendirme ve sertifikasyon süreçlerine tabi tutulmaktadır. Bu durum mühendisliği kamusal sorumluluk taşıyan bir meslek olmaktan uzaklaştırmakta, meslek mensuplarını piyasanın taleplerine göre yeniden tanımlanan bireyler haline getirmektedir.”
İşsizlik, düşük ücret ve formasyon sorunu
Mavi Liste’nin en çok vurguladığı başlıklardan biri genç mühendislerin karşı karşıya olduğu tablo. Üniversitelerden mezun olan çok sayıda mühendisin yeterli mesleki formasyon kazanmadan piyasaya sürüldüğünü belirten Erhan Karaçay, denetimsiz çalışma koşullarının gençleri düşük ücretle ve güvencesiz biçimde çalışmaya zorladığını söyledi. Erhan Karaçay, devamında şöyle dedi: “Önümüzde çok ciddi sorunlar var. Genç mühendislerin sorunları, onların üniversitedeki eğitimi genel eğitimlerden farklı sorunlar olmamakla birlikte mühendislik formasyonu kazanmadan piyasaya çıkmaları, piyasada bu alanın zaten denetimden tamamen uzaklaştırılması sonucu mühendislik ve mühendislerimizin değersizleştirilmesi ve çok düşük ücretlerle vasıfsız eleman gibi çalıştırılmasının önüne geçilecek önlemlerin alınması gerek. Genç mühendislerin formasyon kazanması, çok ciddi işsizlik, bunun yanı sıra kadın mühendislerdeki bu oranın çok fazla olması, kadınların iş bulmadaki sıkıntıları, öğrencilik dönemindeki staj problemleri odamızın önünde duran çözülmesi gereken önemli sorunlardan biridir.”
Serbest çalışanlar ve özelleştirmeler
Serbest çalışan müşavir mühendislerin de ağır ekonomik baskı altında olduğunu kaydeden Erhan Karaçay, özelleştirmeler sonrası dağıtım şirketlerinin uygulamalarının sahada ciddi sorunlar yarattığını söyledi. Erhan Karaçay, “Meslektaşlarımız yalnız bırakılıyor. Oda bu sürecin dışında kalamaz” diyerek, “Serbest çalışan müşavir arkadaşlarımız ciddi sorunlarla karşı karşıya durdular. Özelleştirmeler sonucunda dağıtım şirketlerinin kural tanımayan tavırları karşısında zorluk çekmektedirler. Bunların sorunlarının çözümü konusunda da ciddi adımlar atılmalı, onlarla birlikte çözüm üretilmesi gerektiği görüşündeyiz. Ayrıca sırf 2026 yılında binlerce serbest çalışan üretim yapan yerin kapandığını biliyoruz. Birçok arkadaşımız icrayla ve iflasla karşı karşıya gelmektedirler. Sonuçta bizim sorunlarımız toplumun sorunlarından ayrı değildir” ifadelerini kullandı.
‘Şeffaf ve hesap verebilir yönetim’
Erhan Karaçay, şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim anlayışını benimsediklerini ifade ederek seçilmeleri halinde karar süreçlerini üyelerin katılımına açacaklarını belirtti. Erhan Karaçay son olarak şunları söyledi: “Bir araya gelen yapıların politik olmaları, görüşlerinin ne olduğu bizler açısından önemli değil. Biz meslek odasının yapması gerekenler üzerinden kamunun çıkarları, üyelerimizin çıkarları doğrultusunda söylenmesi gereken, yapılması gereken her tavrı daha etkin, daha mücadeleci kararlılıkla konfor alanlarından çıkıp sahada bu çalışmaları yürütmeye adayız. Enerji konusunda, nükleer konusunda, özelleştirilen yerlerin yeniden kamulaştırılması konusunda yapacak çok işlerimiz var. Paydaşlarla bu konuyu adım adım ciddi olarak üyelerin de desteği katkısıyla çözme konusunda ciddi adım atacağımıza inanıyoruz. Mühendis arkadaşlarımızın anlayışı, görüşü, inancı, etnik kökeni ne olursa olsun bizleri destekleyerek göreve getireceğine inanıyoruz. Ve önümüzdeki hafta mazbatalarımızı aldıktan sonra bu görevlerimizi planlayarak, en az beş ayda olacak şekilde şeffaf bir yönetimle hem üyelerimizin hem basının hem kamuoyunun önünde hesap verir hâlde olacağız.”
Seçimler EMO İstanbul Şubesi’nde 21-22 Şubat’ta gerçekleştirilecek.









