• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Leezenberg ve Quinn: Kültürel haklar tanınmalı, anadil eğitime taşınmalı

23 Şubat 2026 Pazartesi - 11:50
Kategori: Güncel, Manşet

Sürecin kapsaması gereken zorunlu alanlara işaret eden Akademisyen Michiel Leezenberg ve TUI Başkanı Anthony Quinn, siyasal haklar dışında kültürel hakların tanınması ve anadilin eğitime taşınması gerektiğini belirtti 

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında Türkiye Barolar Birliği Konferans Salonu’nda Üçüncü Uluslararası Katılımlı Anadili Sempozyumu düzenledi. Sempozyuma katılan konuşmacılardan İrlanda Öğretmenler Sendikası (TUI) Başkanı Anthony Quinn ve Amsterdam Üniversitesi’nden akademisyen Michiel Leezenberg, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci ekseninde anadilin statüsünü değerlendirdi.

Türkiye gibi çok dilli olan bir ülkede eğitim dilinin yalnızca Türkçe olmasını eleştiren Quinn, bunun öğrenci çocuklar için büyük bir engel olduğunu belirtti. Eğitim sisteminde kendini ve dilini göremeyen çocukların eğitimden uzaklaştığının bilimsel ve akademik olarak kanıtlandığını vurgulayan Quinn, “Anadil çok değerli bir şey ve desteklenip eğitime taşınmalıdır. Bu çok dışlayıcı bir şey, çünkü eğitim alanında temsil edilmediğinizi hissettiğinizde, oradan koparsınız. Bunun sonucunda da hem psikolojik hem de sosyoekonomik etkiler ve engeller ortaya çıkıyor. Bu yüzden her alanda kapsayıcılığın sağlanması son derece önemli” dedi.

‘Tavsiyem ve uyarım, anadillerini kaybetmemeleri’

İrlanda’nın da anadil konusunda benzer deneyimleri olduğuna değinen Quinn, “Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar uygulanan sömürgeci baskılar nedeniyle dil büyük ölçüde kaybolmuş durumda. Bugün ise anadil, ülkenin çevre bölgelerinde bulunan birçok küçük coğrafi alanlara itilmiş halde. Şu anda anadili yeniden eğitim sistemine ve genel olarak toplumun tamamına entegre etmek için büyük bir çaba var. Ancak dil kaybedildiğinde onu yeniden kazandırmak büyük bir emek ve gayret gerektiriyor. Bu nedenle Türkiye halklarına kesinlikle tavsiyem ve uyarım, ana dillerini kaybetmemeleri. Bu, korunması ve uğruna mücadele edilmesi gereken bir şey” diye konuştu.

‘Hükümetin halkı dinlemesi ve ihtiyaçlarını karşılaması gerekir’ 

Süreç ve karşıyı kabul etme arasındaki ilişkiye işaret eden Quinn, “Türkiye’de devlet halkın ne yapması gerektiğini söylüyor; ama aslında hükümetin halkı dinlemesi ve yurttaşların ihtiyaçlarını karşılaması gerekir. Barış sürecini dünya çapında kabul gören bir şey olarak görüyorum. Barışın inşası teşvik edilmesi ve herkesin görmek istediği bir şey. İnsanlık olarak uyum içinde yaşamayı sağlamalıyız. Ancak bu karşılığında bir bedelin olması veya kimlik duygusunun aşınması gerektiği anlamına gelmez. Eşitlik olmalı ve herkesin kültürü, dili, bakış açısı desteklenmeli. Barışın sürecinde hiyerarşi oluşturulamaz. Bu, dostluk elini uzatabileceğimiz ve bir tarafın diğerini yenmeye ve bastırmaya çalışmadığı bir anlayıştan doğmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘Barış sürecinde siyasal ve kültürel haklar tanınmalı’

Çok dilli eğitime dikkat çeken Leezenberg ise, birden fazla dil konuşabilmenin bir yük değil, tam tersine bir avantaj olduğunu vurguladı. Türkiye’de devam eden sürecine değinen Leezenberg, “Bir barış süreci aynı zamanda siyasal ve kültürel hakların tanınmasını da içermelidir, ancak henüz bunu görmedim. İnsanları bir ülkeye entegre etmek istiyorsanız, onlara belli bir tanınma ve saygı göstermeniz, kendi özgün dilsel geçmişleriyle bu ülkenin bir parçası olduklarını söylemeniz gerekir. Bu durum yalnızca Kürtler için değil, Lazlar, Çerkezler, Ermeniler, Yunanlar ve diğer halklar için de geçerli. Türkiye birçok dilin konuşulmuş olduğu ve hala konuşulmaya devam ettiği bir ülke” diye belirtti.

‘Kürtçenin arkasında bir medeniyet var’

Kürt dili üzerine kendisinin de birçok çalışma yaptığını belirten Leezenberg, “Kürtçe arkasında bir medeniyet barındıran bir dil. Bunun farkına varmak önemli. Umarım bu farkındalık daha geniş kitlelerce bilinir hale gelir ve Kürtçeye duyulan saygıyı değiştirebilir. Çünkü günümüzde hala çok fazla insan Kürtçenin gerçek bir dil olmadığını, sadece lehçelerden oluştuğunu, sistematik ya da tek bir dil değil, başka dillerin bir karışımı olduğunu düşünüyor. Tüm bu fikirler yaygın olsa da gerçeği yansıtmıyor. Dolayısıyla Kürt dilinin tarihi ve yapısı üzerine yapılan araştırmalar Kürtçenin gerçekte ne olduğuna dair bu ideolojilere ve mitlere karşı önemli bir denge unsuru oluşturuyor” şeklinde konuştu.

Haber: Deniz Karabudak \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Irak Planlama Bakanlığı’ndan tartışmalı karar: Gulale’ye ilçe statüsü verildi

Sonraki Haber

Şam hükümetinden ‘entegrasyon’ iddiası: Hol Kampı’ndaki DAİŞ’liler nerede?

Sonraki Haber

Şam hükümetinden ‘entegrasyon’ iddiası: Hol Kampı’ndaki DAİŞ’liler nerede?

SON HABERLER

Ayşegül Doğan: Onurlu barış ve demokrasi gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

İran’daki üniversitelerde protestolar sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

Artvin’i madenle çevrelemek istiyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

8 Mart etkinlikleri kapsamında Bakırköy Cezaevi önünde açıklama yapılıyor CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

Şam-Rojava hattında kırılgan denge: Türkiye’nin baskıları süreci tıkıyor

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

KCK Adalet Komisyonu Davası’nda karar: 41 kişi beraat etti

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

Rojava’ya gönderilen yardımlar dağıtıldı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır