• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Şubat 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Afşin Aybar

Komün, bir yaşam felsefesidir

25 Şubat 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Afşin Aybar, Manşet, Yazarlar

Komünalite geliştirilmeden demokratik sosyalizmin başat kılınması başarılamaz. Komün kök hücreyse ve toplumun varoluş tarzı ise işe komünden başlamak, komünlerle toplumsal varlığı canlandırmak gerekiyor

Afşin Aybar

Barış ve Demokratik Toplum süreciyle birlikte Önder Apo’nun özellikle Marks ve Marksizm hakkındaki değerlendirmeleri büyük ses getirdi. Önderlik tarihsel toplumu analiz ederken Marks’tan ayrılarak toplumsal yarılmayı otuz bin yıl öncesine; kastik toplumsal katilin anacıl düzene karşıt bir düzeni, kastik sisteme dayanan köleciliği geliştirmesine dayandırmıştır. Önderlik bunu komün-devlet çelişkisi, mücadelesi olarak değerlendirmiştir. Toplumsallığın merkezinde yer alan, toplumsallığın esas yaratıcısı olan kadının köleleştirilmesi topluma vurulan en büyük darbe olmuştur. Toplumun kök hücresi olan komün bastırılmış ve toplumsallık, komünal yaşam geriletilmiştir.

Tüm bunlardan yola çıkarak eğer komün, toplumsallığın kök hücresi olarak yeniden anlamlandırılmak isteniyorsa, doğru bir tarihsel toplum analizi, erkek egemenlikçi devlet ve iktidar tahlili yapılarak, politik ve etik değerler etrafında devletin alanını, toplumsallıktan yana daraltacak tüm sosyal alanı kapsayan yaygın komünlerin oluşturulması ve demokratik toplum sosyalizmini geliştirme mücadelesinin aralıksız sürdürülmesi ve ilerletilmesi gerekmektedir. Komünalite geliştirilmeden demokratik sosyalizmin başat kılınması başarılamaz. Komün kök hücreyse ve toplumun varoluş tarzı ise işe komünden başlamak, komünlerle toplumsal varlığı canlandırmak gerekiyor.

Komün; insanların en eski ve en basit, temel savunma ve örgütlenme biçimi olarak bir yaşam felsefesidir. İnsanların, milyonlarca yıllık emeğinin sonucunda yaratılan toplumsal değerlerin etrafında bir araya gelerek dayanışmaları, düşünce zenginliklerini, yaratıcılıklarını, deneyimlerini paylaşarak, kültürel, ahlaki, maddi ve manevi tüm değerleri, kolektif bir emekle yaratma zihniyetine sahip olmalarıdır. Eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir anlayışla farklı kimliklerin, inançların, düşüncelerin, kültürlerin bir arada özgürce yaşama zeminidir.

Komün; özgürlük bilinci ve iradesinin, demokratik zihniyetin, eşitlikçiliğin, kadın özgürlüğünün, doğayla simbiyotik ilişki temelinde uyum sağlamanın, üretkenliğin ve paylaşımcılığın yaratıcı tarzda geliştirildiği, yerelden, tabandan gelişen en temel toplumsal örgütlenme birimidir.

Bu yönüyle doğru değerlendirildiğinde komünler aynı zamanda yerelin, halkın öz gücüne dayalı olarak geliştirilen öz savunma örgütlenmeleri olarak da temel bir rol oynamakta, çeşitli ve zengin demokratik siyasal eylemlerle halkın iradesini dayatıcı kılmaktadırlar. Ancak bu yaşam ve direniş felsefesiyle erkek egemenliği temelinde gelişen devletçiliğe alternatif bir oluşum olarak komünalizm gelişebilir.

Komünler, halkın öz örgütü olarak politik ve ahlaki esaslar üzerinden işlevsellik kazanırlar. Komünlerin temel dayanağı bu yönüyle politika ve ahlak olmaktadır. Bu ilkesel değerler üzerinden komünler, toplumsal örgütlülükten kaynaklı güçlerini kullanarak sonuç almaya gidebilirler. bu yaşamsal ölçülerle toplumsallığa dayalı yaşam tarzı, yoğun saldırılarla bastırılmış ve geriletilmişse de kök hücre olmanın gereği kendini ayakta tutmasını bilmiş, varlığını günümüze kadar sürdürebilmiştir. Bu ilkeler dayanışmayı, birliği, bütünleşmeyi, yaratıcılığı açığa çıkarıyor. Onsuz bir yaşam, ölçüsüzlüğü, keşmekeşliği, bireyciliği ve örgütsüzlüğü ifade edecektir.

Kapitalist modernitenin bu kadar politik alana, ahlaka saldırması, bu temel değerleri yozlaştırması, gasp edip tekeline aldığı politikayı, parlamenter sisteme dayalı, iktidar odaklı partilerle sınırlandırması, kaynağını politikanın bu öneminden alıyor. Devletçi uygarlık, bu uygulamalarıyla politikayı, demokratik siyaseti, toplumun elinden almıştır. Demokratik topluma, komüne ait olan temel kavramları, kendi siyasi literatürüne dahil ederek, toplumu temel örgütlenme değerlerinden, yaşam ölçülerinden mahrum bırakmak istemiştir. Kapitalist modernitenin yarattığı bu çarpıtma ve tahribatları görerek, doğru bir mücadele çizgisi geliştirmek gerekiyor. Bu anlamda onunla mücadele edebilmek için demokratik siyasete ve toplumsal ahlaka uygun demokratik, özgürlükçü komünler hareketini geliştirme göreviyle karşı karşıyayız.

Komünler, her şeyden önce tabana dayalı ve yerelden başlatılması gereken örgütlenmelerdir. Tarihsel örneklerden de anlaşılacağı üzere üstten geliştirilen, dikey örgütlenmeye dayalı, demokratik zihniyet ve işleyişten uzak olarak örgütlenen komünler kısa vadede başarılı gibi görünseler de bir süre sonra merkezileşme ve devletleşme eğilimine teslim olmuşlardır.

Bu gerçeklikler dikkate alınarak halkın iradesine dayanacak, onun yönetiminde, tabandan geliştirilecek olan komünlerin halkın temel ihtiyaçlarını esas alarak, belli amaçları hedeflemesi, bu hedefler doğrultusunda işlevler yüklenerek ve rolünü oynayacak bir yapılanmaya sahip kılınması gerekmektedir. Aksi takdirde, yerelin ihtiyacına uygun düşmeyen, ona dayanmayan, işlevsel olmayan komünler yük olmanın ötesinde zarar verici, boşa çıkarıcı ve güvensizliğe yol açan bir sonuca yol açacaklardır. Bu açıdan oluşturulacak her komünün ihtiyaçlara cevap olma temelinde yapılandırılması ve demokratik bir zihniyetle ele alınması büyük öneme sahiptir. Kuşkusuz demokratik, kolektivizme açık, kapsayıcı ve özgürlükçü bir zihniyete sahip olunmadı mı komün çalışmalarını geliştirmenin zorlukları da vardır.

Kapitalist modernitenin iktidarının kaynağı olan cinsiyetçiliğin, liberalizmin, milliyetçiliğin, devletçiliğin, dinciliğin toplumsallığımızda ve kişiliğimizde yarattığı tahribatların bilince çıkarılmaması durumunda, komünlerin demokratik temelde gelişmesi imkansızdır. Bu açıdan bu zihniyet kalıplarının tüm sakıncaları ile birlikte bilince çıkarılması ve alternatif zihniyet oluşumunun geliştirilmesi kaçınılmaz olmaktadır. Demokratik toplum sosyalizmi ancak bilinçlenme faaliyetlerinin sürekliliği ile kendini devamlı kılabilir, çağın gelişmelerine, sorunlarına cevap verebilir.

Bireyin özgürlüğü olmadan komün, demokratik komün olmadan bireyin özgürlüğü gerçekleşemez. Bu demektir ki tüm çalışmalar özgür bireye ve demokratik komünlere dayalı olarak gelişecektir. Bunsuz hiçbir çalışma topluma, demokratik sosyalizme hizmet etmeyecektir.

Emek, sosyalizmin temel bir ilkesidir. Herkesin gücü ve yeteneği oranında yer aldığı ve emek sarf ettiği bu komünlerde; paylaşımda da sarf edilen emek ve ihtiyaçlar esas alınmalıdır. Bu yönüyle komünler, adalet duygusunun geliştiği, sınıflaşmanın ve cinsiyetçiliğin aşıldığı, yeteneklerin, iş ahlakının, demokratik siyasetin, özgürlükçü zihniyetin gelişme zemini bulduğu, çalışma azminin, katılımcılığın ve özgür iradenin geliştiği birimler olarak birer yaşam okulu olmaktadırlar.

Komün oluşumları ekonomiyi de içeren sosyal alanı boydan boya kaplamak durumundadır. Ekonomi, kültür, sağlık, işçi, öğrenci, dil, sinema, felsefe, edebiyat, tiyatro, spor, tarih, ekoloji, eğitim vs. akla gelebilecek her alanda, her köyde, sokakta, şehirde, bölgede ihtiyaçlar esas alınarak kısa veya uzun vadeli komün çalışmaları geliştirilmelidir.

Komünün kapsamını, zamanını, içeriğini komünün oluşturulma amacına bağlı olarak komün bileşenleri kendi iradeleriyle belirleyecektir. Komün bir köy, sokak, mahalle kapsamında olabileceği gibi bir il bünyesinde de olabilir. Yine bir ilde ya da ilçede bir alana ilişkin olarak onlarca komün olabilir. Bu komünlerin birbirleriyle dayanışması, örgütlülüğü ve il meclislerinde (komünler komününde) temsiliyetlerinin olması bu tarz örgütlenmelerin bir gereğidir. Tüm komünlerin kapsamında yer aldığı, iradesini yansıttığı en üst komün oluşumu da demokratik komünler birliğini ifade eder.

Tarih boyunca yaşanan deneyimlerin komünal değerlerini, çağdaş demokratik komünal değerlerle buluşturarak demokratik komünal sosyalizmi inşa görevlerine yönelmeliyiz. Bu görev devrim sonrasına bırakılabilecek bir görev değildir. Önderliğin önümüze koyduğu pozitif devrim görevlerine sahip çıkarak komünler etrafında örgütlenerek, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü toplum paradigmasını yaşamsal kılmanın zamanıdır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

ABD İsrail’e 12 adet F-22 savaş uçağı konuşlandırdı

Sonraki Haber

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek…

Sonraki Haber

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek…

SON HABERLER

27 Şubat: Abdullah Öcalan bize ne anlatıyor? – 1

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

İdeolojik şiddet

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

Bir yıldır cevabı aranan soru

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek…

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

Komün, bir yaşam felsefesidir

Yazar: Yeni Yaşam
25 Şubat 2026

ABD İsrail’e 12 adet F-22 savaş uçağı konuşlandırdı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

Erkek şiddetinden kaçarken balkondan atlayan kadın yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır